Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Kullanıcı Deneyimini Zedeleyen Web Tasarım Kararları

Web Tasarımında Kötü Stratejiler ve Yerine Konacak Alternatifler

Bir sitenin başarısını görsel etki değil, ziyaretçinin işini bitirip bitirememesi belirler. Kötü tasarım kararlarının çoğu kötü niyetten değil yanlış öncelikten doğar: rakip nasıl yapmışsa öyle, trend neyse o, yeni çıkan araç hangisiyse onunla. Ortak nokta, kullanıcının siteye ne yapmaya geldiğinin hiç sorulmaması.

Rakibi kopyalamak baştan kaybettirir

Sektördeki en büyük siteyi açıp arayüzünü birebir taşımak risksiz görünür. Değildir. Kopyaladığınız şey bir sonuçtur; o sonucu üreten kullanıcı araştırması, katalog yapısı ve iş modeli sizde yok. Rakibin menüsü onun ürün ağacına göre kurulmuştur, sizinkine göre değil.

Bakılacak yer çözüm değil, sorun. Rakip hangi sürtünmeyi kaldırmış onu anlayın; aynı sürtünme sizde de varsa kendi çözümünüzü kurun, yoksa hiç dokunmayın. Kopya arayüzün bıraktığı “ikinci el” hissi fiyat algısına kadar sızar.

Trendin kullanılabilirliğin önüne geçtiği yer

Tasarım tartışması çoğu toplantıda tek soruya sıkışır: hangisi daha iyi duruyor. Yanlış soru. Doğrusu, ziyaretçinin geldiği işi kaç adımda bitirdiği.

Masaüstünde hamburger menü bunun en net örneği. Mobilde ekran dar olduğu için gizleme makul bir takas. Masaüstünde ise karşılığında kazanılan tek şey boşluk, maliyeti her gezinme için fazladan bir tık. İşin dikkat çeken tarafı, bu maliyetin kullanıcı sitede ne kadar çok gezinirse o kadar büyümesi. Gizli menü en çok, en sadık ziyaretçiyi cezalandırır.

Aynı mantık görsel hiyerarşide de geçerli. Kontrastı düşürmek, gövde metnini 14 pikselin altına indirmek ve başlık ölçeğini sıkıştırmak sayfayı sakin gösterir; okuma hızını düşürdüğü için o sakinlik ziyaretçide değil, tasarımcının ekranında kalır.

Yavaş sayfa bir tasarım kararıdır

Performans çoğu ekipte “sonra bakarız” kutusunda durur. Oysa sayfanın ağırlığının büyük bölümü tasarım aşamasında belirlenir: kaç görsel var, kaç yazı tipi ailesi yükleniyor, kaç üçüncü parti bileşen gömülü. Geliştirici bunu sonradan ancak kenarından düzeltir.

Sıkıştırılmamış tek bir kapak görseli, birçok sayfada tüm JavaScript paketinden daha fazla bayt taşır. Görselleri modern formata çevirip boyut sınırı koymak, altyapı değiştirmekten çok daha hızlı sonuç verir (performans tartışmalarının framework seçimine kilitlenmesini abartılı buluyorum).

Teknoloji seçimi kullanıcıya görünmez, sonuçları görünür

Ziyaretçi arka tarafta hangi kütüphanenin çalıştığını umursamaz. Umursadığı şey, formu gönderdikten sonra ne gördüğü ve sepetin sekme kapanınca yerinde durup durmadığı. Popüler olmak bir aracı doğru seçim yapmaz; yeni araç, ekibin o araçta hata ayıklayabildiği kadar iyidir.

Tercih edilecek şey, ihtiyacı karşılayan en sade çözüm. Karmaşıklığı sonradan eklemek kolaydır, sökmek pahalı.

Erişilebilirlik sonradan eklenen bir katman değil

Alternatif metni olmayan görsel, ekran okuyucu kullanan biri için yok hükmünde. Klavyeyle gezilemeyen menü de öyle. Bunlar ayrı bir erişilebilirlik projesinin konusu değil, tasarımın ilk gününde verilen kararlar: odak halkasını kaldırmak, etiketi silip yerine yalnızca placeholder koymak. Hepsi arayüz kararı, hiçbiri sonradan yamayla kapanmıyor.

Yaygın hata, yerine konacak yaklaşım

Aşağıdaki dört satır, yukarıdaki kararların arayüzde aldığı somut hali gösteriyor.

Konu Yaygın yaklaşım Yerine
Navigasyon Sayfayı sadeleştirmek için menüyü gizlemek Her sayfada aynı yerde duran, açık menü yapısı
İçerik sunumu Dikkat çekmek için katman katman animasyon Okunabilirliği önceleyen sade yerleşim
Formlar Tek ekranda mümkün olan her bilgiyi istemek Yalnızca gerekli alanı soran, adımlara bölünmüş form
Mobil Masaüstü görünümün küçültülmüş hali Dokunma hedefine göre yeniden kurulmuş yerleşim

Gizlemek ne zaman işe yarar

Tablodaki iki satır ilk bakışta birbiriyle çelişir: menüyü gizlemek kötü, formu adımlara bölmek iyi. İkisi de aynı şeyi yapıyor, ekrandaki seçenek sayısını azaltıyor. Fark, kullanıcının ne aradığını bilip bilmemesinde.

Menüde ziyaretçi ne arayacağını bilmiyor. Gizleme burada arama maliyetini artırır, çünkü önce menüyü açmak, sonra okumak, sonra karar vermek gerekir. Formda ise görev baştan belli; kullanıcı adını ve adresini yazacağını zaten biliyor, bölme yalnızca algılanan yükü düşürür. Kural şu: seçim gerektiren şeyi gizlemeyin, sıraya girecek şeyi bölün.

Aynı ayrım, kullanıcıdan kontrolü alan hataları da açıklar. Arama kutusunu kaldırmak ya da çıkışı zorlaştırmak kullanıcının karar alanını daraltır. Adımları sıralamak daraltmaz, düzenler.