Tasarım Tarihini Değiştiren Beş Ürün ve Biri Neden Tutmadı
Bir tasarımın devrim sayılması için yeni bir teknoloji getirmesi gerekmiyor. Aşağıdaki beş üründen dördü, kullanıcının hedefe giden yolundan bir adımı sildi. Beşincisi yolcunun değil havayolunun tablosunu optimize etti ve üretimden kalktı. Listelerde hep ortak nokta aranır, asıl ders farkta.
iPod (2001): asıl yenilik cihazda değildi
MP3 çalar zaten vardı. Diamond Rio 1998'de çıkmıştı, 32 MB hafızayla, yani bir albüm bile almıyordu. iPod'un getirdiği şey 5 GB'lık 1.8 inç disk, FireWire üzerinden aktarım ve tıklama çarkıydı. Üçü birlikte çalıştığı için "cebinizde 1000 şarkı" bir reklam cümlesi değil, ürünün teknik tarifiydi.
Rakipler yanlış parçayı kopyaladı. Çarkı taklit eden onlarca cihaz çıktı, iTunes senkronizasyonunu kimse ciddiye almadı. Kullanıcı için zor olan kısım gezinmek değil, 400 dosyayı cihaza taşımaktı.
Ford Model T (1908): fiyat da bir tasarım çıktısıdır
Model T'yi ayıran şey otomobil olması değil, ulaşılabilir olmasıydı. 1913'te devreye giren hareketli montaj hattı şasi montajını yaklaşık 12 saatten 1,5 saate indirdi. Fiyat 850 dolardan başlayıp 1920'lerin ortasında 300 doların altına düştü.
Arabanın yıllarca yalnızca siyah satılmasının sebebi de estetik tercih değildi: o dönemin siyah japon lakı, hattın hızına yetişecek kadar çabuk kuruyan tek boyaydı. Üretim kısıtı ürünün görünüşünü belirledi. Tersi değil.
Toyota Prius (1997): mühendislik kararını ekrana taşımak
Hibrit aktarma organları Prius'tan önce de biliniyordu. Toyota'nın yaptığı, bunu 1997'de Japonya'da seri üretim bir aileye satmak oldu, küresel satış 2000'de başladı.
Arabanın en çok konuşulan parçası motor değil, konsoldaki enerji akışı ekranıydı. Rejeneratif frenlemenin ne kazandırdığını sürücüye anlık gösterdiği için sürüş alışkanlığını değiştirdi. Görünmez bir sistemi görünür kılmak, o sistemin kabul edilme hızını değiştirir.
iPhone (2007): eksik çıktı, eksikken kazandı
Haziran 2007'de satışa çıkan telefonda üçüncü parti uygulama yoktu. Apple geliştiricilere web uygulaması yazmalarını önerdi, kimse ikna olmadı. SDK Mart 2008'de, App Store Temmuz 2008'de geldi.
Yani bugün devrim diye anılan şeyin yarısı lansmanda kutuda değildi. Ürünü tamamlanmamış çıkarmak tek başına strateji sayılmaz; eksik parçayı bir yıl içinde teslim edebilmek sayılır.
Airbus A380 (2005): doğru mühendislik, yanlış bahis
A380 bir mühendislik başarısı. Sertifikalı azami kapasitesi 853 koltuk, gerçekte havayolları 500 küsur koltukla uçurdu. Üretim 2021'de sona erdi, toplam 250 civarında uçak teslim edildi. Karşılaştırma için: aynı dönemde Boeing 737 ailesi on binlerle ölçülüyor.
Sorun uçakta değil, uçağın dayandığı varsayımdaydı. A380 birkaç dev aktarma merkezi arasında dolu uçmaya göre tasarlandı. Sektör ters yöne gitti, 787 ve A350 gibi ikiz motorlu uçaklarla noktadan noktaya uçuş yaygınlaştı. Koltuk başına maliyeti düşürme vaadi, uçağın dolu olmasına bağlıydı ve orası havayolunun riskiydi.
Diğer dördüyle farkı burada: A380 yolcunun yolundan bir adım silmedi. Yolcu yine aktarma yapıyordu, sadece daha büyük bir uçakla.
"Kullanıcı odaklı" cevabı hiçbir şeyi ayırt etmiyor
Bu beş üründen hangisinin ekibi kullanıcıyı düşünmüyordu? Hepsi düşünüyordu. A380 kabininde merdiven genişliğinden gürültü seviyesine kadar her şey çalışıldı. Ayırt edici soru başka: silinen adım kimin adımıydı?
iPod dosya taşımayı, Model T at arabası bulmayı, Prius benzin istasyonu hesabını, iPhone ayrı cihaz taşımayı kullanıcının üzerinden aldı. A380 ise havayolunun koltuk-mil maliyetini hedefledi, kazanç operatörde kaldı.
Kendi ürününde bunu ölçmek için araştırma bütçesine gerek yok. Kullanıcının hedefe varana kadar gördüğü ekranları say, sonra bir tanesini sil. Silemiyorsan sebebini bir cümleyle yaz; o cümle çoğu zaman teknik bir zorunluluk değil, kimsenin sorgulamadığı bir alışkanlık çıkar.
Kaynak