Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Shneiderman’ın 8 Altın Kuralı ve Uygulamada Karşılıkları

Arayüz Tasarımında 8 Altın Kural: Tutarlılık, Geri Bildirim, Geri Alma

Ben Shneiderman’ın sekiz altın kuralı 1986 tarihli Designing the User Interface kitabından geliyor ve büyük kısmı hâlâ ayakta, çünkü çoğu soyut ilke değil ölçülebilir arayüz kararı tarif ediyor. Sorun listeyi baştan sona sırayla uygulamaya çalışınca çıkıyor: bazıları birbirini çekiştiriyor. Aşağıda kurallar teker teker değil, birlikte ya da birbirine karşı çalıştıkları gruplar halinde duruyor.

Tutarlılık bir zevk tartışması değil, envanter işi

Aynı eylemin üç ekranda "Kaydet", "Güncelle" ve "Onayla" diye adlandırılması tasarım tercihi değil, hata listesidir. Ekranları gezip her fiili, her ikonun anlamını ve her buton yerleşimini tek bir tabloya çıkarın, çakışanları tek karşılığa indirin. İş bir öğleden sonra sürer, sonucu yıllarca yaşar.

Tutarlılık dışarıyı da kapsıyor. Platformun kendi kalıbı, iOS’ta geri okunun solda olması ya da webde logonun ana sayfaya gitmesi, sizin iç tutarlılığınızdan çok daha güçlü bir beklenti üretir. Kendi kalıbınızı kurmadan önce platformunkini bozmadığınızdan emin olun.

İkinci kural sekizinciyle çakışır

İkinci kural sık kullanıcıya kısayol vermeyi söyler, sekizinci kural kullanıcının kısa süreli hafızasına yük bindirmemeyi. Kısayol tam olarak hafızada tutulan şeydir. Kağıt üzerinde çelişki, pratikte çözümü basit: kısayolu, eylemin zaten görünür olduğu yerde göster. Menüde komutun yanına yazılmış Ctrl+K kimseye ezber yaptırmaz, kullanıldıkça kendiliğinden yerleşir. Yardım sayfasına gömülmüş kısayol listesi ise yalnızca onu yazan kişiye hizmet eder.

Sekizinci kuralın günlük karşılığı da net. Kullanıcıdan önceki ekranda gördüğü bir bilgiyi hatırlamasını istemeyin: onay adımında sipariş özetini yeniden gösterin, formu bölerken girilen değerleri üstte tutun, doğrulama kodu ekranında telefonu görünür bırakın.

Geri bildirim ve kapanış

Her eylemin görünür bir karşılığı olsun, ama karşılık "İşlem başarılı" olmasın. Ne değişti, nereye gitti, geri dönüşü var mı? Geri bildirim bu sorulardan kaçını cevaplıyorsa o kadar işe yarar. "Fatura kaydedildi, taslaklarda" cümlesi kullanıcıya bir sonraki adımı da veriyor.

Kapanış ise bir dizinin bittiğini söylemek. Çok adımlı akışlarda son ekran, kullanıcının artık burayı kapatabileceğini açıkça belirtmeli. Kapanış eksik kaldığında kullanıcı sayfayı yenileyerek ya da işlemi ikinci kez başlatarak emin olmaya çalışır. Çift kayıtların çoğu böyle oluşur.

Hata, geri alma ve kontrol duygusu

Beşinci kuralı iyi hata mesajı yazma daveti gibi okumayın. Sıralama şu: önce hatayı imkânsız kıl, tarih alanına takvim koy, biçimi serbest bırakma; sonra erken yakala; en son mesaj yaz. Hiç görünmeyen hata mesajı en iyisidir.

Altıncı kural, geri alma, arayüz katmanında bitmez. Geri alma bir düğme değil veri modeli kararıdır: ya her işlemin tersini saklarsınız ya da işlem öncesi durumun kopyasını. Geri almayı sonradan takılacak bir düğme olarak planlamam, çünkü sonradan eklendiğinde yazma katmanının tamamına dokunmak gerekiyor. Silmeyi kalıcı silme yerine işaretleme olarak kurmak, bu maliyeti baştan ve ucuza ödemenin yoludur.

Yedinci kural, kontrol duygusu, genellikle eklediğinizle değil eklemediğinizle sağlanır. Tarayıcının geri tuşunu esir alan yönlendirmeler, kapatılamayan katmanlar, kendiliğinden başlayan videolar, sayfa ortasında beliren zorunlu anketler. Hepsi kullanıcının yerine karar veriyor. Basit bir ölçü var: bu ekranda vazgeçmek isteyen kullanıcı kaç tıklamayla çıkabiliyor?

Sekizini birden kovalamayın

Kurallar eşit ağırlıkta değil, hepsini aynı anda uygulamaya çalışmak dağıtır. Üçüyle başlayın: tutarlılık, anlamlı geri bildirim, geri alma. Tutarlılık öğrenme süresini kısaltır, geri bildirim kullanıcının nerede durduğunu söyler, geri alma da yanlış giden her şeyin faturasını düşürür. Kalan beşi bu üçünün üstüne çok daha ucuza oturuyor.

Kaynaklar