Konu Başlıkları
Yükleniyor...

UX Tutarlılığı: Neyin Sabit Kalacağını Seçmek

UX'te Tutarlılık: Tasarım Sistemi, İterasyon ve Bozulması Gereken Kalıplar

Tutarlılık, arayüzdeki her şeyi birbirine benzetmek değildir. Kullanıcının bir kez öğrendiği şeyin ikinci karşılaşmada aynı yerde durması, aynı isimle anılması ve aynı sonucu vermesidir. Bu ayrım kaçırıldığında ortaya tek tip ama işe yaramayan ekranlar çıkar. İşin tamamı, neyin sabit kalacağını baştan seçmektir.

Sabit kalması gereken üç şey

Konum, davranış, isim. Bir eylemin ekranda nerede durduğu, tıklandığında ne yaptığı ve arayüzde nasıl adlandırıldığı. Bu üçü yerinde durduğu sürece renk paletindeki küçük sapmalar kimsenin canını yakmaz. Bu üçü oynadığında ise en özenli görsel dil bile kullanıcıyı yavaşlatır.

Klasik hata e-ticarette görülür: kategoriye göre değişen gezinme menüsü. Kullanıcı elektronikte öğrendiği yolu giyimde yeniden öğrenmek zorunda kalır. Öğrenme maliyetini bir kez ödeteceğine her kategoride tekrar ödetirsin.

En sinsi olanı isim tutarsızlığıdır. Aynı ürün akışında “Sepete ekle”, “Satın al” ve “Şimdi al” yan yana duruyorsa, kullanıcı bunların üç farklı şey olduğunu varsayar. Varsaymakta da haklıdır: farklı yazılmış bir şeyin farklı davranmasını beklemek makul bir refleks.

Stil rehberi bir belgedir, tasarım sistemi bir kısıttır

İkisi arasında seçim yapmak gerekirse tasarım sistemini stil rehberinden belirgin biçimde daha güvenilir bulurum. Stil rehberi okunması gönüllü bir belgedir; güncelliğini kimse garanti etmez ve teslim baskısı altında ilk atlanan şey odur. Tasarım sistemi kodda yaşar: bileşeni çağırırsın, standart bedava gelir, sapmak için fazladan iş yapman gerekir. Doğru olanın maliyeti düşükse insanlar doğrusunu yapar.

Bir tasarım sisteminin başarı ölçüsü kaç bileşen içerdiği değildir. Projede sistem dışında yaşayan kaç bileşen olduğudur. O sayı büyüyorsa sistem gerçeği değil temenniyi tarif ediyordur.

İterasyon, tutarlılığın doğal düşmanıdır

Aynı metinde hem “sürekli iterasyon yapın” hem “tutarlı olun” demek kolay; ikisini birlikte yürütmek değil. Her iterasyon bir şeyi değiştirir. Değişiklik tüm ekranlara aynı anda inmezse ürün, eski ve yeni davranışı bir arada gösterir. Kullanıcı açısından bu bir iyileştirme değil, tutarsızlıktır.

Pratik sonucu şu: bir bileşeni değiştirmenin maliyeti o ekranın maliyeti değil, o bileşeni kullanan bütün ekranların maliyetidir. Yarıda kalmış bir geçiş, hiç başlamamış olmaktan kötüdür. Üstelik bedel tek seferlik de değil: bir bileşenin üç varyantı dolaşımdaysa, yeni ekran tasarlayan kişi her seferinde üç yönlü bir karar verir ve o karar zamanla rastgeleleşir. Yeni varyantı ancak eskisini kaldırma planıyla birlikte üret.

İçeride tutarlı, dışarıda tanıdık

İki tür tutarlılık var ve çatıştıklarında hangisinin kazanacağı bellidir. İç tutarlılık ürünün kendi içindeki uyumdur. Dış tutarlılık, platformun ve web'in yerleşik alışkanlıklarına uymaktır. Nielsen'ın tutarlılık ve standartlar ilkesi ikincisini de kapsar, çoğu ekip yalnızca birincisini okur.

Kullanıcı zamanının ezici çoğunluğunu sizin ürününüzde değil, başka ürünlerde geçirir. Beklentilerini oradan getirir: logo sol üstte, altı çizili renkli metin bağlantı, tarayıcının geri düğmesi çalışıyor. Ürününüzün kendi içinde ne kadar kusursuz olduğu, bu beklentileri bozduğunuzda sizi kurtarmaz.

Dokümantasyon kararı tutar, ekranı değil

Belgelenecek şey bileşenin nasıl göründüğü değildir. Neden öyle olduğu ve ne zaman kullanılmayacağıdır. Görünüm zaten kodda duruyor ve kod her zaman belgeden günceldir.

“Bu modal yalnızca geri alınamaz veri kaybı riskinde kullanılır” cümlesi, kırk sayfalık bir stil rehberinden fazla iş görür. Kullanım sınırı yazılmamış bir bileşen altı ay içinde her yere serpiştirilir; tutarlılık tam olarak bu yolla kaybedilir.

Kalıbı ne zaman bilerek kırmalı

Tutarlılık amaç değil araçtır. Geri alınamaz bir eylemi, hesap silmeyi ya da ödeme onayını, diğer düğmelere benzetmek tutarlılık değil ihmaldir. Kullanıcının durup düşünmesini istediğiniz yerde kalıbı kasten kırın: farklı renk, farklı konum, ek bir onay adımı. Bunun dışında kırmayın.

Kaynaklar