Çoklu Sınıflandırma ile Tasarımda Boşluk Bulmak
Bir ürünü tek kategoriye koyduğunda elinde tek bir karşılaştırma listesi kalır. Aynı ürünü iki ya da üç boyutta birden sınıflandırdığında kategorilerin kesiştiği yerler görünür olur ve fikirler çoğunlukla oradan çıkar. Matrisi kurmak yarım saatlik iş, asıl mesele boş hücreleri doğru okumak.
Tek etiket neyi gizler
Klasik sınıflandırma her nesneye bir raf verir. Hem biyografi hem tarih olan kitap tek rafa girer, diğer rafla ilişkisi kaybolur. Ürün tarafında bu kayıp daha pahalı: aynı işlevi başka bağlamda çözmüş ürünler birbirini hiç görmez, herkes kendi dikey alanının içinde iyileştirme yapar.
Matrisi kur
Uygulaması basit, dört adım yeter.
- Ürünü anlamlı biçimde ayıran iki boyut seç. Kullanım bağlamı ve girdi biçimi genelde iyi çalışır, renk gibi yüzeysel boyutlar çalışmaz.
- Her boyutta üç ya da dört değer belirle, daha fazlası matrisi okunmaz yapar.
- Bildiğin ürünleri hücrelere yerleştir. Bir ürün iki hücreye giriyorsa boyutların ayırt edici değil.
- Dolu hücrelerin neden dolu, boşların neden boş olduğunu tek cümleyle yaz. Bu cümleyi yazamıyorsan hücre hakkında bir şey bilmiyorsun demektir.
Boş hücre otomatik olarak fırsat değil
Matris anlatan metinlerin çoğu burada aynı hatayı yapar ve boş kutuyu keşfedilmemiş pazar sayar. Hücre sayısı boyutlarla üstel büyür, elindeki örnek sayısı ise sabit kalır. Üç boyut ve boyut başına dört değer 64 hücre eder; kırk ürün topladıysan en az 24 hücre, matris ne kadar iyi kurulmuş olursa olsun, boş kalmak zorundadır. O boşluk pazar hakkında değil, senin listenin uzunluğu hakkında bilgi verir.
Bu yüzden boş hücreyi fırsat saymadan önce ikinci soruyu sor: bu kesişimi denemiş ve batmış bir ürün var mı? Genellikle vardır. Kimsenin denememiş olması iyi haber, herkesin deneyip bırakmış olması kötü haber, ikisi matriste aynı görünür.
İki boyutlu matrisi çok boyutlu etiket bulutundan daha güvenilir buluyorum. Etiket sistemi her ürüne istediğin kadar özellik eklemene izin verdiği için elinde her zaman bir kesişim çıkar, yani sistem sana hiçbir zaman "burada bir şey yok" diyemez. İki boyut seçmek zorunda kalmak, hangi ayrımın gerçekten önemli olduğuna karar vermeni zorunlu kılar.
Kesişimden ne çıkar
Otonom araç içinde çalışacak bir tablo uygulaması düşünelim. Tek etiketle baktığında ya araç içi ürünlere ya da tablo yazılımlarına bakarsın. İki boyutlu baktığında hücre boş görünür ve asıl faydası şu olur: ilham alacağın yer listesi genişler. Araç içi sesli kontrol, mobil tablo uygulamaları, hatta uçak içi eğlence arayüzleri aynı kısıtı çözmüş sayılır, çünkü hepsinde dikkat bölünmüş ve etkileşim süresi kısa.
Sentez de burada yapılır. Kesişimdeki ürünü sıfırdan tasarlamazsın; komşu hücrelerden hangi çözümün taşınabilir olduğuna karar verirsin. Sesli giriş taşınır, karmaşık formül çubuğu taşınmaz.
Örüntüyü ilkeye çevirmek
Aynı boşluğun farklı matrislerde tekrar etmesi, altta bir kısıt olduğunu gösterir. Telefon uygulamalarının nabız ölçmeyip akıllı saatlerin ölçmesi pazar tercihi değil, donanım kısıtı. Bunu bir kez isimlendirdiğinde benzer kararları hızlı verirsin: sensör gerektiren her özellik için önce hangi cihazın tenle temas ettiğini sorarsın.
Matrisi ayda bir güncelle, hücrelerin dolma sırası tek başına trend bilgisi taşır.