Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Sürükleyici İçerik Stratejisi: Mesele Ekran Değil, İçeriğin Yapısı

İçeriği sayfadan ayırmak: immersif kanallar için asıl hazırlık

Sürükleyici içerik denince akla önce donanım geliyor: VR gözlüğü, AR katmanı, sesli asistan. Oysa içeriğin o ekranlara ulaşıp ulaşamayacağını belirleyen şey cihaz değil, içeriğin nasıl saklandığı. Bir metni sayfanın içine gömdüyseniz, o metin sayfayla birlikte kalır.

Cihaz değil, içeriğin yapısı

Sürükleyici deneyim listelerinin çoğu donanımla başlar: AR katmanı, VR ortamı, sesli asistan, dijital tabela. Bunlar heyecan verici ama içeriğin o ekranlara ulaşıp ulaşamayacağını belirleyen katman değil. Belirleyici olan, metnin başlığı, bağlantısı, görseli ve verisiyle ayrı ayrı erişilebilir parçalar halinde mi tutulduğu, yoksa tek bir sayfanın içine mi döküldüğü. İlkinde aynı içerik saate de, tabelaya da, sesli yanıta da akar; ikincisinde sayfadan koparıldığı an dağılır.

WYSIWYG editörün sonradan çıkardığı fatura

Kaynak metnin övdüğü şeyle çoğu sitenin içerik üretme biçimi çelişiyor. "İçerik her cihaza uyum sağlasın" deniyor; ama o içerik, satır içi stiller, sabit genişlikler ve sayfaya gömülü biçimlendirmeyle çalışan WYSIWYG editörlerden çıkıyor. O biçimlendirme içeriğin bir parçası değil, ona yapıştırılmış bir kabuk. Sesli asistana bir metni okuttuğunuzda o kabuğun hiçbir karşılığı yok; kalın yazı da, üç sütunlu yerleşim de sesli kanalda anlamsız.

İçeriği sunum katmanına bağlamam, tam da bu yüzden: bir kere bağladığınızda, onu ayırmak baştan yazmaktan pahalıya geliyor. Pratikte ayrım şu: içeriği ne olduğuyla saklarsınız (bu bir ürün adı, bu bir fiyat, bu bir açıklama), nasıl göründüğüyle değil. Görünüm, içeriği çeken kanalın işi. "Create once, publish everywhere" denen yaklaşımın tek somut karşılığı bu; gerisi çoğu zaman aynı fikrin süslü tekrarı.

Kanal başına gerçekten değişen ne var

Yapı ortak olsa da her kanalın kendine ait bir kısıtı var, ve bu kısıtlar içeriği yazarken değil kanala inerken devreye giriyor.

Dijital tabela uzaktan okunur: büyük punto, sans-serif, yüksek kontrast. Yoğun ışık altında düşük kontrastlı bir ekran görünmez olur, yani buradaki tasarım kararı estetik değil okunabilirlik meselesidir.

Konum bazlı bildirimde asıl risk teknik değil, davranışsal. Alakasız zamanda giden bildirim kullanıcıda bildirim körlüğü yaratıyor, sonra doğru bildirim de görülmüyor. Sıklığı kısmak, kapsamı genişletmekten daha çok işe yarıyor.

AR ve VR'da ise beden devrede. Hızlı geçişler ve ani perspektif değişimleri baş dönmesi, bulantı yapıyor; bir arayüz iddiasının kullanıcının midesinde karşılığı olması, masaüstünde alışık olmadığımız bir kısıt.

Nereden başlanır

Immersif kanalların hepsine bugün yatırım yapmak gerekmiyor, çoğu iş için hiç gerekmez. Ama içeriği sayfadan ayrı, yapılandırılmış tutmak hangi kanal gelirse gelsin geçerli bir hazırlık. Sürükleyici deneyim stratejisi diye satılan şeyin altında, sıkıcı ama sağlam olan tek karar bu.

Kaynaklar