Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Kart Sıralama Hangi Soruyu Cevaplar, Hangisini Cevaplamaz

Kart Sıralama Türleri ve Analiz Maliyeti | UX Araştırması

Kart sıralama, kullanıcıya bir yığın kart verip kendi mantığına göre gruplamasını istemekten ibaret. Basitliği yüzünden hafife alınıyor, oysa menü yapısı tartışmalarında ekip içi görüş ayrılığını ucuza kesen az sayıdaki yöntemden biri. Yeter ki hangi soruyu cevapladığı, hangisini cevaplamadığı baştan bilinsin.

Yöntemin gerçekte ölçtüğü şey

Kart sıralamada katılımcıya her biri bir içeriği ya da kavramı temsil eden kartlar verilir, o da bunları kendince anlamlı yığınlara ayırır. Ortaya çıkan şey bir menü taslağı değil, kullanıcının kafasındaki yakınlık haritası: hangi iki içeriğin aynı yere ait olduğu duygusu.

Bu ayrım pratikte sürekli karıştırılıyor. Sıralama sonuçlarını doğrudan menüye çevirmek, en sık yapılan hata. Kullanıcı "iade" ile "kargo"yu aynı yığına koyduysa bu, sitede "İade ve Kargo" diye bir menü başlığı olması gerektiği anlamına gelmez; sadece o kişinin bu ikisini birbirine yakın gördüğü anlamına gelir. Menü, o yakınlıklara ek olarak trafiği, iş önceliklerini ve ekran genişliğini de hesaba katmak zorunda.

Dört tür, dört ayrı soru

Açık sıralama kategorileri de katılımcıya kurdurur. Elinizde henüz bir yapı yoksa buradan başlanır. En değerli çıktısı grupların kendisi değil, katılımcıların gruplara verdiği isimlerdir. "Hesabım" mı diyorlar, "Profil" mi, "Ayarlar" mı? İçerik stratejisi açısından bu kelime listesi, gruplamadan daha çok işe yarıyor.

Kapalı sıralama kategorileri siz verirsiniz, katılımcı sadece dağıtır. Var olan bir yapıyı sınamak için uygun.

Hibrit sıralama hazır kategorilere yeni başlık ekleme izni verir. Yapınızdan kısmen emin olduğunuz, ama eksik bir şey olduğundan şüphelendiğiniz durumların yöntemi.

Ağaç testi aslında kart sıralamanın tersi: kullanıcıya bir görev verilir, hazır hiyerarşide o bilgiyi bulmaya çalışır. Bunu bir kart sıralama türü saymak yanlış. Kart sıralama üretir, ağaç testi doğrular. İkisi arka arkaya yapılmadığında, tasarım kararının kullanıcıda çalışıp çalışmadığı hiçbir zaman ölçülmemiş olur.

Sık sık beşinci tür diye anılan "uzaktan kart sıralama" ise bir tür değil, uygulama biçimi. OptimalSort, Miro ya da paylaşılan bir tabloyla yapılan şey yine açık, kapalı veya hibrit sıralamadır. Uzaktan yapmanın tek gerçek bedeli, katılımcının yığınları oluştururken mırıldandıklarını duyamamanız. Nedenler orada saklı.

Kart sayısı: yük kartla değil, kart çiftiyle büyüyor

Genel tavsiye 40 ila 50 kart. Bu sayının nereden geldiği çoğu yazıda söylenmiyor, oysa aritmetiği basit. Sonuçlar bir benzerlik matrisiyle analiz edilir, yani her kart çiftinin kaç katılımcıda aynı yığına düştüğü sayılır. Kart çifti sayısı n(n-1)/2 ile artar.

30 kartla 435 çift bakarsınız. Kartı iki katına, 60'a çıkardığınızda çift sayısı 1770 olur: iki değil, yaklaşık dört kat. 50 kartta 1225 çift vardır. Katılımcının masasında iki kat iş, sizin ekranınızda dört kat iş demek bu. Kart listesini uzatmadan önce hesabı bir yapın, çünkü fazladan on kartın maliyeti hiç de lineer değil.

Pratik çıkış yolu, kart sayısını kısmak yerine kapsamı bölmek. Yüz kartlık bir envanteri tek oturuma sıkıştırmaktansa, iki ayrı alan için iki ayrı oturum kurun. Katılımcı da yorulmaz, matris de yönetilebilir kalır.

Kapalı sıralamanın kör noktası

Kapalı sıralamada kategori isimlerini siz yazdığınız için, yanlış bir isim asla yanlış görünmez. Katılımcı elindeki kartı bir yere koymak zorundadır, en az kötü seçeneği seçer, siz de sonuçta düzgün bir dağılım görürsünüz. İsimlendirme hatası veriye hiç yansımaz.

Bunun tek panzehiri, kapalı sıralamayı küçük bir açık turla birlikte yürütmek. Beş altı kişilik bir açık oturum, kategori adlarının kullanıcının ağzından çıkan halini verir; kapalı tur da o adların kalabalıkta tutup tutmadığını ölçer. Sadece kapalı sıralama yapıp "yapımız doğrulandı" demek, kendi kelimelerinizi kendinize onaylatmaktan başka bir şey değil.

Oturumda işe yarayanlar

Kartlarda site içindeki başlığın aynısı yazmasın. Kullanıcı bilgiyi değil, cümleyi eşleştirmeye başlıyor. Kısa ve içeriği anlatan bir ifade daha iyi sonuç veriyor.

Katılımcının bir kartı nereye koyacağına karar veremediği an, tüm oturumun en değerli anıdır. Not alın. Kararsızlığın kendisi, o içeriğin iki yerden birden erişilebilir olması gerektiğinin işareti olabilir.

Sekiz on katılımcıdan sonra tablo genelde durulur. Aynı homojen gruptan otuz kişiyle çalışmak, verinin kesinliğini artırmaz; sadece aynı bakış açısını kalınlaştırır. Kişi sayısını çoğaltmak yerine profil çeşitliliğine yatırım yapın.

Son olarak, elinizde çıkan yapının doğru olduğunu kart sıralamayla kanıtlayamazsınız. Bunun için ayrı bir ağaç testi gerekir ve genelde ilk sürüm sanıldığı kadar iyi çıkmaz.

Kaynaklar