Konu Başlıkları
Yükleniyor...

UX Tasarımcılığına Geçiş: Nedenler, Bariyerler ve Kariyer Yolu

UX Tasarımcı Olmak: Alanın Artıları ve Konuşulmayan Sınırları

UX tasarımcılığı, kariyer değiştirmek isteyenlerin listesinde uzun süredir üst sıralarda duruyor. Cazip tarafları gerçek: farklı geçmişlerden gelen insanlara açık, uzaktan çalışmaya uygun, ürünün nasıl çalıştığına dair söz hakkı veriyor. Ama alanı öven listelerde sıralanan nedenlerin bir kısmı birbiriyle çelişiyor, hangisinin ne zaman geçerli olduğunu ayırmak gerekiyor.

İş fiilen ne demek

Kullanıcı deneyimi tasarımı, bir kişinin ürünle karşılaştığı andan işini bitirdiği ana kadarki yolu kurmak anlamına gelir. Ekranın güzel görünmesi bunun küçük bir parçası. Bir e-ticaret sitesinde ödeme adımındaki alan sayısını yediden üçe indirmek, hata mesajını "işlem başarısız" yerine "kart son kullanma tarihi geçmiş" diye yazmak, arama sonuçlarında filtreyi listenin üstüne almak: iş büyük ölçüde bu ölçekte kararlardan oluşur. Psikoloji, yazı yazma, biraz istatistik ve teknik olanın sınırlarını bilmek aynı masada toplanır.

Giriş bariyeri düşük, ama bunun ikinci yüzü var

Alanı tavsiye eden metinler iki şeyi yan yana söylüyor: diplomaya gerek yok, herkes geçebilir; ve iş güvencesi çok güçlü, maaşlar ortalamanın üstünde. Bu ikisi uzun vadede aynı anda doğru kalamaz. Giriş bariyerinin düşük olması arzın hızla artması demektir, artan arz da önce başlangıç seviyesindeki maaş primini, sonra işe alım kolaylığını aşağı çeker. Nitekim junior UX pozisyonlarına gelen başvuru sayısı ile senior pozisyonlardaki boşluk arasındaki fark tam olarak bunun göstergesi.

Sizi koruyan şey alana girmiş olmak değil, girdikten sonra biriktirdiğiniz iki kas: bir sektörün işleyişini derinlemesine bilmek (sigortacılık, lojistik, sağlık, hangisi olursa), ve tasarım kararının işe yaradığını ölçebilmek. Ölçebilen tasarımcı tartışmada veriyle konuşur, ölçemeyen zevk tartışmasına düşer.

Nereden gelenler daha çabuk oturuyor

  • Grafik tasarımcılar: görsel dil hazır gelir, eksik olan araştırma ve ölçüm tarafıdır.
  • Yazılımcılar: neyin kaç günde yapılabileceğini bilirler, bu da uygulanabilir tasarım demektir.
  • Pazarlama ve müşteri destek: kullanıcının nerede tıkandığını zaten dinlemişlerdir, ham malzeme ellerinde.

En zorlanan grup, kullanıcıyla hiç teması olmamış planlama rolleri. Empati kurmak öğrenilebilir bir şey, ama sıfırdan kurulması en uzun süren parça.

Araç mı, prensip mi

"Araçlar değişir, prensipler kalır" cümlesi doğru ama yarım. İşi iyi yapmak prensiplerle olur, işe girmek çoğu zaman araçla olur, çünkü ilan filtreleri araç adı üzerinden çalışır. Pratik sonuç şu: bir aracı gerçekten iyi öğrenin, ikinci ve üçüncüyü öğrenmeye kalkmayın. Eskizle düşünmek hâlâ en hızlı yöntem, sonra o eskizi ekip içinde konuşulabilir bir prototipe çevirmek gerekir.

Portföyde neye bakılıyor

Portföy, sektöre geçişte diplomanın yerini alan şey. Ama cilalı ekran görüntüleri sıralamak neredeyse hiçbir şey anlatmıyor, çünkü hepsi birbirine benziyor. Aday değerlendirirken genellikle vazgeçilen fikrin anlatıldığı kısma bakarım: hangi çözümü denediniz, neden bıraktınız, yerine ne koydunuz. Bir de kararın maliyeti konuşulmuş mu, çünkü uygulama tarafında bedeli hesaplanmamış tasarım sessizce çöpe gider.

Üç bitmiş küçük iş, on tanesi yarım kalmış kavramsal denemeden fazla iş görür. Gerçek bir sorunu olan bir dernek sitesi ya da tanıdığınız bir işletmenin sipariş formu, hayali bir uygulama arayüzünden daha inandırıcıdır.

Maaş, uzaktan çalışma ve zaman çizgisi

Uzaktan çalışma imkânı iki yönlü keser. Dünyanın her yerinden projeye girebiliyorsanız, dünyanın her yerinden birinin de sizin başvurduğunuz pozisyona girebileceği anlamına gelir. Bu rekabette ayıran şey genelde iletişim: ne yaptığınızı yazıyla anlatabilmek, toplantı olmadan ilerletebilmek.

Zaman çizgisi konusunda gerçekçi olmak gerekiyor. Temel prensipleri kavramak birkaç ay sürer, ilk işi bulabilecek portföyü kurmak genelde ondan uzun. Bu süreyi sertifika kısaltmıyor, gerçek bir kullanıcıyla yapılmış tek bir test kısaltıyor.

Kimin için mantıklı

İnsanların bir şeyi neden yapamadığını merak ediyorsanız ve kararınızın yanlış olduğunun kanıtını görmeye tahammülünüz varsa alan size uyar. Sadece yaratıcı bir iş arıyorsanız uymaz, çünkü işin büyük kısmı ikna, ölçüm ve tekrar. Alanın en iyi tarafı da bu: fikri değil sonucu tartışan bir meslek.