Dijital Göçebe ve Start-up Kaynakları: Hangisi Gerçekten İşe Yarar
Uzaktan çalışmaya ya da kendi işini kurmaya başlayan hemen herkesin ilk refleksi aynı: kaynak listesi toplamak. Liste kolay uzar, çünkü bir blog adı eklemenin maliyeti sıfır. Asıl zor olan, elinizdeki yirmi maddenin hangisinin bu haftaki sorununuza cevap verdiğine karar vermek.
Listeyi uzatmak bedava, okumak değil
On blog ve on kitaptan oluşan bir derleme kâğıt üstünde zengin görünür. Sayıya vurunca manzara değişiyor: kitapların ortalaması 300 sayfa ve saatte 40 sayfa okuyorsanız, sadece kitap kısmı 75 saat tutar. Tam zamanlı çalışan biri için yaklaşık iki haftalık mesai. Üstelik o 75 saatin sonunda hiçbir kitap sizin işinizin hangi aşamasında olduğunu bilmiyor olacak.
“Önce hepsini oku, sonra uygula” tavsiyesi bu yüzden pratikte ters teper. Okuma listesi, iş kurmayı ertelemenin en meşru görünen biçimine dönüşüyor.
İlham veren kaynakla yöntem veren kaynak aynı şey değil
Seth Godin’in blogu her gün bir fikir bırakır, ama hiçbir gün “şu adımı şöyle at” demez. Bu bir kusur değil, o metinlerin işi bu. Sorun, ilham kaynağını yöntem kaynağı sanıp haftalarca okuduktan sonra elde tek bir uygulanabilir karar kalmaması.
Tim Ferriss’in 4 Saatlik Hafta’sı da aynı gözle okunmalı. Kitap 2007’de yazıldı ve sanal asistan üzerine kurulu bölümleri, o dönemin ücret farklarına dayanan bir hesabın ürünüydü. Ana fikri, yani işi süreçlere bölüp devredilebilir hale getirmek, hâlâ ayakta. Rakamları ve araç önerileri değil.
Listelerde en az yer tutan konu, ilk lazım olan
Bu tür derlemelerde sözleşme, kapsam ve tahsilat konuları genellikle en sona sıkışır. Oysa freelance çalışmaya başlayan birinin ilk üç ayda çarpacağı duvar tam olarak burası. Katie Lane’in sözleşme yazıları ve Freelancers Union’ın hazır belgeleri, listenin sonunda değil başında durmayı hak ediyor.
Bir projede kapsamı tek bir e-postaya güvenip yazılı hale getirmemiştim; teslimden sonraki iki ay “ufak” ek taleplerle geçti ve o süre faturaya hiç yansımadı.
Şehir seçimi henüz sizin sorununuz değil
Nomad List, yaşam maliyetini ve internet hızını karşılaştırmak için gerçekten iyi bir veri kaynağı. Ama sıralamayı incelerken atlanan değişken şu: gelirinizin nereden geldiği ve ne kadar öngörülebilir olduğu. Aylık geliri belirsiz biri için Lizbon ile Chiang Mai arasındaki fark hesabı, henüz var olmayan bir problemi optimize etmek anlamına geliyor. Önce tekrar eden bir müşteri, sonra harita.
Listeyi kısaltmanın tek ölçütü
Bir kaynağı listede tutmadan önce tek soru yeter: bu, önümüzdeki hafta vereceğim somut bir kararı değiştirir mi? Fiyat belirlerken, sözleşme yazarken, bir müşteriyi reddederken işe yarıyorsa kalsın. Sadece motive ediyorsa ayrı bir yere koyun, silmeyin, ama okuma sırasına sokmayın. Bu eleme yapıldığında yirmi maddelik listeden geriye üç isim kalıyor, ve o üçü gerçekten okunuyor.