Girişimcilikte Başarısızlık: Hangi Hata Ders Verir, Hangisi Vermez
Girişimcilik yazılarının çoğu başarısızlığı motivasyon malzemesine çevirir: düş, kalk, devam et. Oysa başarısızlık kendi başına bir şey öğretmez. Ne olduğunu yazıya dökmezseniz elinizde ders değil, kötü bir hatıra kalır. İşe yarayan kısım, hangi hatanın gerçekten tekrarlanabilir bir sinyal taşıdığını ayırmak ve onu kayda geçirmek.
Jobs ve Branson örnekleri neyi kanıtlamaz
Branson'ın batan projeleri, Steve Jobs'ın Apple'dan kovulup yıllar sonra dönmesi. Bu hikâyeler başarısızlığın zararsız olduğunu göstermez; sonunda başaranların da başarısız olduğunu gösterir. Örnek kümesi baştan taraflı, çünkü aynı derslerden geçip bir daha kalkamayanlar kimsenin sunumuna girmiyor. Kapanan şirketlerin kurucularının çoğu da ders çıkardı, sebat etti, vazgeçmedi.
Bunun pratik sonucu şu: "başarısızlık iyidir" cümlesini strateji yerine koymayın. Denemeye girmeden önce cevabı bilinmesi gereken soru, bu deneme yanlış çıkarsa kaç ay ve ne kadar nakit gideceğidir. Ödenebilir bir bedelse deneyin. Değilse, cesaret değil hesap gerekiyor demektir.
Her hata ders değildir
Hatadan öğrenmek, geri bildirimin okunabilir olmasına bağlı. Fiyatı yanlış kurdunuz ve müşteri ilk görüşmede kaçtıysa sinyal nettir, ertesi hafta farklı bir fiyatla test edersiniz. Ama satışın kur hareketi, mevzuat değişikliği ya da tek bir büyük müşterinin bütçe kesintisi yüzünden durduysa ortada tekrar edilebilir bir hata yok. Bunu "ders" diye not etmek, sonraki projede yanlış yerde temkinli olmanıza yol açar.
Ayrım için iki soru yeter: aynı koşullar tekrar oluşur mu, ve sonucu belirleyen değişken sizin kontrolünüzde miydi? İkisine de evet diyemiyorsanız o başarısızlık bilgi taşımıyor, sadece maliyet taşıyor.
İki sayfalık post-mortem, kapanıştan sonraki hafta
Proje kapandıktan bir hafta sonra, hafıza tazeyken iki sayfa yazın. Üç başlık yeterli: para ve zaman nereye gitti, hangi varsayım yanlış çıktı, bu varsayımın yanlışlığı hangi tarihte görülebilirdi.
Asıl değeri son maddede. "Üçüncü ayda belliydi, on birinci ayda kabul ettik" cümlesini bir kez yazdıysanız, sonraki projede karar süreniz kendiliğinden kısalır. Yazılım ekiplerinde bu alışkanlık uzun süredir var; girişim tarafında da aynı işi görüyor (suçlu arama bölümünü gereksiz buluyorum, işe yarayan tek soru neyin ne zaman görülebildiği).
Bir de not tutma biçimi meselesi var. Kafanızdaki ders altı ay içinde kendini haklı çıkaracak şekilde yeniden yazılır; dosyadaki tarih yeniden yazılmaz.
Devam etmekle inat etmek arasındaki fark
"Asla vazgeçme" tavsiyesi tek başına boş. Ölçüt, her denemede yeni bilgi gelip gelmediği. Farklı bir müşteri segmentine, farklı bir fiyata, farklı bir kanala geçiyorsanız devam edin; her tur size bir cevap veriyor. Aynı ürünü aynı kitleye daha çok gayretle satmaya çalışıyorsanız bu sebat değil, döngü. Fikrin işe yaramadığını bin farklı yoldan görmek ilerlemedir, aynı yolu bin kez yürümek değil.
Kesme kararını da baştan yazın: hangi metrik, hangi tarihe kadar, hangi eşiğin altında kalırsa duruyorsunuz. O eşiği projenin ortasında, moralinizin bozuk olduğu gün belirlemek zorunda kalmayın.
Kaynak