Konu Başlıkları
Yükleniyor...

İyi Tasarım Nedir? Rams'ın On İlkesi ve Dijitalde Karşılığı

Dieter Rams'ın On İlkesi Ekranda Nerede Tutuyor?

İyi tasarım sorusunun cevabı çoğu yerde Dieter Rams'ın on ilkesine bağlanır. Liste hâlâ ayakta duruyor, ama 1970'lerin Braun ürünleri için yazıldı: kutusu kapandıktan sonra bir daha değişmeyen nesneler. Ekranda çalışan, iki haftada bir sürüm alan bir üründe maddelerin bir kısmı doğrudan geçerli, bir kısmı tercüme edilmeden uygulanınca ters teper.

Listenin kendisi

Rams'ın formülasyonu zaten kısa, kısaltmaya çalışmak bozuyor. İyi tasarım şudur: yenilikçi, kullanışlı, estetik, anlaşılır, sade, dürüst, dayanıklı, son ayrıntısına kadar özenli, çevreye saygılı ve mümkün olduğunca az.

On maddenin dokuzu tarifi yapıyor, onuncusu ölçüyü koyuyor. Sıralamanın sonda bitmesi tesadüf değil.

Doğrudan geçen maddeler

Anlaşılırlık, dürüstlük ve ayrıntı özeni malzemeden bağımsız çalışır. Bir arayüzün dürüst olması, ekranda söylediği şeyin arkasındaki sistemde karşılığının olması demektir. Ücretsiz yazıp üçüncü adımda kart numarası isteyen akış, kötü metin yazarlığı değil, tasarımın yalan söylemesidir. Aynı şekilde bir butonun üstünde Kaydet yazıyorsa, kayıt gerçekten tamamlanmadan o ekranın kapanmaması gerekir.

Sadelik de geçer, ama sık karıştırılıyor. Sade, az öğe demek değil; aynı anda karar verilmesi gereken az şey demek. Otuz satırlık bir tablo sade olabilir, üç butonlu bir diyalog karmaşık.

Tercüme isteyen maddeler: dayanıklılık ve çevrecilik

Bir Braun radyosu otuz yıl çalışıyorsa dayanıklıdır. Yazılımda ürünün kendisi otuz yıl aynı kalmaz, kalması da gerekmez. Dijitalde dayanıklı olan şey ürün değil, karar: veri modeli, URL yapısı, klavye kısayolu, dışa aktarma biçimi. Arayüzü baştan tasarlayabilirsin, kimse fark etmez bile. URL şemasını değiştirirsen on yıllık bağlantıları, yer imlerini ve arama sıralamasını aynı gün kaybedersin. Bu ilkenin dijital karşılığı görsel değil, sözleşmesel.

Çevrecilik maddesi fiziksel üründe malzeme ve enerji üzerinden konuşulur. Ekranda karşılığı gönderilen bayt, çalıştırılan işlemci ve tetiklenen ağ trafiğidir. Ana sayfası dört megabayt olan bir site, her ziyarette telefonun radyosunu çalıştırıp pil harcar. Sayfa ağırlığını ölçmek beş dakikalık iştir, sürdürülebilirlik başlığı ise genellikle kâğıt tasarrufu üzerinden anlatılır (bu maddeyi dijitalde ciddiye alan ekip az).

Yenilikçilikle az tasarım aynı anda istenemez

Birinci madde yenilik ister, onuncu madde mümkün olduğunca az tasarım. Aynı üründe ikisini birden büyütemezsin, çünkü her yeni özellik arayüze en az bir kontrol, bir durum ve bir hata mesajı ekler. Rams'ın kendi çözümü ürünü şişirmek değil, işlevi ayırmaktı: bir hesap makinesi hesap makinesi olarak kalır.

Buradan pratik bir sonuç çıkıyor. Liste bir kontrol listesi değil, öncelik sırası. Maddeler çakıştığında onuncusu kazanır, çünkü diğer dokuzu yeterince az şey yapan bir üründe zaten kolaydır. Bu yüzden yeni bir özelliğin tartışmasında sorulacak doğru soru bunu ekleyelim mi değil, bunu eklersek hangi kontrolü kaldırıyoruz.

Kullanıcıyı anlamak kısmı

Rams'ın çok alıntılanan bir cümlesi var: iyi tasarımı anlamak insanı anlamaktan geçer. Doğru, ama bu cümle tek başına hiçbir kararı çözmez. Kullanıcı görüşmesi, kullanılabilirlik testi ve persona çalışması, listeyi kişisel zevkten çıkarıp tartışılabilir hale getiren araçlardır. Bir tasarım kararını savunurken bunu daha temiz buluyorum demekle üç kullanıcı bu ekranda kaydet butonunu bulamadı demek arasındaki fark, ilkelerin işe yarar olup olmaması farkıdır.

Liste bu haliyle elli yaşına yaklaşıyor ve hâlâ kullanılıyor olması, tarif ettiği şeylerin modadan bağımsız olmasından. Kullanmanın makul yolu şu: dokuz maddeyi tarif, onuncuyu ölçü kabul et, dayanıklılık ve çevrecilik maddelerini ekranda ne anlama geldiklerini yazmadan ağzına alma.