Konu Başlıkları
Yükleniyor...

STK'larda Gönüllü UX Çalışmak: Nereden Başlanır

Kar Amacı Gütmeyen Kuruluşlarda UX Deneyimi Kazanmak

Kar amacı gütmeyen kuruluşlarda dijital iş, çoğunlukla birinin boş vaktinde yaptığı iştir; ayrı bir bütçe kalemi yoktur. UX tarafında yeni olan biri için bu, kolay bulunmayan bir şey demek: gerçek kullanıcısı olan canlı bir sistemde uçtan uca sorumluluk. Para almazsınız, portfolyoya girecek somut bir sonuç alırsınız. Aşağıdakiler o sonucu almanın pratik yolu.

Neden bu saha işe yarıyor

Ticari bir üründe yeni başlayan tasarımcıya nadiren uçtan uca sorumluluk verilir. STK'da tersi olur. Bağış formunu siz düzeltirsiniz, gönüllü başvurusunu siz sadeleştirirsiniz, sonra ikisinin sayısını da siz takip edersiniz, çünkü sizden başka o işi yapan kimse yoktur.

Bunun bir bedeli var: kurumun içinde tasarım kararınızı tartacak kimse olmadığı için geri bildirim de gelmez. Kötü bir kararı kimse size söylemez, altı ay sonra sayılardan anlarsınız. Bu yüzden işi baştan ölçülebilir bir şeye bağlamak, STK projesinde iyi bir alışkanlık değil, zorunluluk.

Kuruma nasıl yaklaşılır

Genel gönüllülük mektupları cevapsız kalır, çünkü karşı taraf sizin ne yapacağınızı bilmiyor. Onun yerine oturup kurumun bağış akışını sonuna kadar deneyin. Telefondan yapın, kart bilgisini girmeden hemen önceki adıma kadar gidin, nerede takıldığınızı yazın. Sonra iki cümlelik bir mail atın: bağış formunda şu adımda şu oluyor, iki hafta içinde şunu düzeltebilirim.

Bu tür işlere "siteyi baştan tasarlayalım" önerisiyle başlamam. Yeniden tasarım teklifi, karşı tarafta karar vermesi aylar süren bir konuya dönüşür ve genelde hiç başlamaz; tek bir formu düzeltme teklifi ise bir toplantıda onaylanır. İlk iş bittikten sonra ikinciyi istemek çok daha kolay olur.

Dar bütçede gerçekten işe yarayan araştırma

Kullanıcı testi için laboratuvara ya da araca gerek yok. Kurumun gönüllülerinden beş kişiyi bulun, ekranı paylaştırıp "bağış yapmak istiyorsun, yap" deyin ve susun. Konuşmadığınız her dakika veri kazandırır.

Bağışçı tarafında iş biraz daha zor, çünkü onlara ulaşmak kurumun iznine bağlı. Burada analitik verisi araştırmanın yerini kısmen tutar: formun hangi adımında düşüldüğünü görmek, on kişiyle konuşmadan da yönü söyler.

Bulacağınız şeyler çoğunlukla sıkıcı olacak. On bir alanlı bağış formu, mobilde tıklanamayan buton, bağıştan sonra gelen hiçbir teşekkür ekranı. Sıkıcı olmaları etkisiz oldukları anlamına gelmiyor, tam tersi.

Ölçme: A/B testi çoğu STK'da yanlış araç

"Değişikliği A/B testiyle doğrulayın" tavsiyesi bu ölçekte ters çalışır. Sayılara bakalım: ayda bin ziyaret alan ve bunun yüzde ikisini bağışa çeviren bir site, ayda yirmi bağış demek. Testte trafiği ikiye böldüğünüzde her kolda on bağış kalır.

Dönüşümü yüzde ikiden yüzde üçe çıkaran gerçek bir iyileştirmeyi bu gürültünün içinden ayırmak için kol başına dört bin civarı ziyaret gerekir. Ayda bin ziyaretle bu, yedi sekiz aylık bir test demek. O süre boyunca sitede başka hiçbir şeyi değiştirmemeniz gerekir, ki hiçbir kurumda böyle olmaz.

Bu ölçekte doğru yöntem daha basit: değişikliği yapın, öncesi ve sonrası için aynı uzunlukta iki dönem alın, sayıyı karşılaştırın ve aradaki farkı kanıt değil işaret sayın. Yanına da bir cümle yazın: neyi değiştirdiniz, neden değiştirdiniz. Altı ay sonra kurumun yeni gönüllüsü o notu okuduğunda aynı yolu baştan yürümek zorunda kalmaz. Portfolyoda da "formu yeniden tasarladım" cümlesinden çok daha fazla iş görür.

Kaynaklar