UX Araştırmasında Kognitif Haritalar: Ne Verir, Ne Vermez
Kognitif harita, kullanıcının bir ürünü zihninde nasıl parçaladığını kendi eliyle çizdiği diyagramdır. Yöntemin cazibesi de sıkıntısı da aynı yerden gelir: katılımcıya boş bir sayfa verirsiniz ve ne çıkacağını önceden bilemezsiniz. Çıkan çizim, kullanıcının zihinsel modelinin kopyası değil, o modelin anlatılabilmiş kısmıdır. Aradaki farkı bilerek çalışmak, veriyi doğru yere koymayı sağlar.
Haritada Görünen Şey Zihinsel Model Değildir
Yöntemin tanıtımında sık geçen bir cümle var: kognitif harita kullanıcının mental modelini görünür kılar. Bu cümle olduğu gibi doğru değil. Elinizdeki çizim, katılımcının konu hakkında düşündüğü şey değil, o oturumda, o kolaylaştırıcının yanında, kalemle ifade etmeyi göze aldığı şeydir. Fark küçük değil: çok kullanılan ama otomatikleşmiş adımlar haritada çoğu zaman hiç görünmez, çünkü katılımcı onları anlatmaya değer bulmaz.
Bu, veriyi çöpe atmak anlamına gelmiyor. Haritayı bir gerçeklik kopyası gibi değil, katılımcının kendi kelimeleriyle kurduğu bir anlatı gibi okumak gerekiyor. Hangi kelimeleri seçtiği, neyi neye bağladığı, en çok neyi çizmekten kaçındığı asıl veridir.
Zihin Haritası mı, Kavram Haritası mı
İkisi aynı şeyin süslü adları değil. Zihin haritası merkezdeki tek bir fikirden dallanır; yapısı ağaçtır, yani her düğümün tek bir üstü vardır. Kavram haritasında bir düğüm birden fazla düğüme bağlanabilir ve bağın üzerine ilişkinin adı yazılır: “şuna neden olur”, “şunun içinde yaşar”.
Kavram haritasını UX araştırmasında zihin haritasından daha güvenilir bulurum, çünkü ağaç biçimi katılımcıya sahip olmadığı bir hiyerarşiyi dayatır. Kullanıcı “sipariş” ile “iade”yi eşit iki komşu olarak görüyorsa, zihin haritası onu birini diğerinin altına yerleştirmeye zorlar ve siz de bu zorlamayı bulgu sanırsınız. Zihin haritasının yeri ayrı: ekip içi beyin fırtınası, tek oturum, hızlı çıktı.
Oturumu Kurmak
Oturumu bozan şey genelde soru listesi değil, ortamdır. Katılımcının eline kalem verip “bize sistemi çiz” demek çoğu insanı kilitler, çünkü çizim insanların değerlendirileceğini düşündüğü bir beceridir.
- Başta net söyleyin: çizim değerlendirilmiyor, çirkin olması sorun değil, silmek serbest.
- Kâğıda kalemle çizdirmek yerine taşınabilir not kartları verin. Yapıştırılan kart yer değiştirir, çizilen kutu değiştirilemez ve katılımcı ilk kararına yapışır.
- Sonucun fotoğrafını değil sürecin sesini kaydedin. Hangi kartı ne zaman taşıdığı, çizimin son halinden daha çok şey söyler.
- Kolaylaştırıcı isim önermez. Siz “ödeme adımı” derseniz katılımcı da öyle yazar, haritada onun kendi kelimesi kaybolur.
Yöntemin Faturası
Yaygın anlatımda bir tutarsızlık var: serbestlik hem en büyük avantaj hem de en büyük dezavantaj olarak sayılıyor. Aynı özellik bir artı bir eksi olarak iki kez yazılınca yöntem her koşulda kazanıyormuş gibi görünüyor. Doğrusu daha basit: serbestlik keşif aşamasında kazanç, karar aşamasında masraf.
Asıl masraf analizde çıkar. Kart gruplamada on iki katılımcının verisi tek bir matriste toplanır; iki kartın kaç katılımcıda aynı grupta olduğunu sayarsınız, elinizde sayısal bir sonuç kalır. Kognitif haritada böyle bir toplama yok. On iki katılımcı, on iki farklı kelime setiyle ve on iki farklı düğüm sayısıyla çizer. Karşılaştırmak için önce ortak bir kodlama sözlüğü kurmanız, sonra her haritayı o sözlüğe elle çevirmeniz gerekir. Bu iş katılımcı sayısıyla birlikte büyür ve otomatikleşmez.
Bu yüzden yöntem “kaç kişi şunu şöyle düşünüyor” sorusuna cevap vermez. Cevap verdiği soru daha dar: bu alanda kullanıcının kafasında hangi kavramlar var, aralarında ne tür bağ kuruyor, sizin arayüzünüzde adı olmayan hangi şeyin onda bir adı var. Keşif aşamasında bu sorunun değeri yüksek. Doğrulama aşamasında ise sayılabilir bir yönteme geçmek gerekir.