Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Kullanıcı Araştırması Yöntemi Seçimi: Karar Ölçütleri

Araştırma Yöntemi Seçiminde Esneklik ve Tekrarlanabilirlik Dengesi

Yöntem seçimi araştırmanın ilk kararı değil, ikincisidir. İlki, cevabını aradığınız sorunun ne olduğu. Soru netleştiğinde seçenek listesi kendiliğinden kısalır; net olmadığında her yöntem eşit ölçüde makul görünür ve karar yazı turaya döner.

Önce soru, sonra yöntem

Aynı ekran hakkında iki farklı soru sorulabilir. "Kaç kişi bu adımda bırakıyor?" bir sayı ister; cevabı zaten kayıtlarınızda duruyor, kimseyle konuşmanız gerekmez. "Neden bırakıyorlar?" ise sayıyla cevaplanmaz, birinin o ekranı kullanışını izlemeniz gerekir. Yöntem tartışmaları çoğunlukla bu iki sorunun karışmasından çıkar: ekip anketle neden arar, gözlemle oran ölçmeye çalışır.

Sorunun tek cümleye sığması iyi bir işaret. Sığmıyorsa elinizde tek araştırma değil iki araştırma var, ve ikisini aynı oturuma sıkıştırmak ikisini de bozar.

Esneklik ile tekrarlanabilirlik aynı yöne çekmez

Yöntem seçim listelerinde iki ölçüt neredeyse her zaman birlikte anılır: yöntem sahadan gelen bilgiye göre esneyebilmeli, bir de ekipteki herkes aynı şekilde uygulayabilmeli. Bu ikisi aynı anda tam olarak sağlanamaz. Üçüncü görüşmede soru setini değiştirdiyseniz ilk iki görüşmeyle son üçünü aynı veri havuzunda toplayamazsınız, karşılaştırma zemini kayar. Tersi de geçerli: protokolü harfi harfine sabitlerseniz ilk oturumda fark ettiğiniz şeyi ikincide kovalayamazsınız.

Seçim aşamaya bağlı. Henüz doğru soruyu bilmiyorsanız esneklik kazanır; iki tasarımı karşılaştırıyorsanız ya da aynı akışı her çeyrek ölçüyorsanız sabit protokol kazanır. Erken aşamada beş kişiyle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeyi, aynı hafta toplanmış beş yüz yanıtlı anketten daha güvenilir bulurum: anket ancak doğru soruyu bildiğinizde işe yarar, o soruyu da görüşme verir.

Kaynak kısıtı yöntemi değil kapsamı belirler

Bütçe yetmiyor diye yöntem düşürmek yaygın bir hata. Otuz kişilik kullanılabilirlik testine vaktiniz yoksa çözüm anket göndermek değil, beş kişiyle test yapmak. Aynı yöntemin küçük ölçekli hali, başka bir yöntemin aceleye getirilmiş halinden daha temiz veri verir. Yarısı yapılmış araştırma hiç yapılmamışından kötüdür, çünkü geriye kararı savunmak için kullanılacak bir dosya bırakır.

Ekip aynı şeyi mi yapıyor

Protokolü yazan kişi onu hep doğru uygular. Sorun, ikinci moderatörün aynı soruyu farklı bir tonla sormasıyla başlar. İki oturumun notları yan yana konduğunda tutarsızlığın yöntemden mi katılımcıdan mı geldiğini ayırt edemezsiniz. Pratik çözüm protokolü kısaltmak: sekiz soruluk iki sayfalık bir kılavuz, yirmi soruluk kusursuz olanından daha çok iş görür.

Çıktı neyi değiştirecek

Planlama sırasında sorulmayan soru şu: bulgu çıkarsa ne yapacağız? "Menü kafa karıştırıyor" ile "üçüncü sekmenin etiketi yanlış anlaşılıyor" arasındaki fark, birinin bir öğleden sonra düzelmesi, diğerinin bilgi mimarisini baştan kurmak anlamına gelmesidir. İkisi de doğru bulgu olabilir, maliyetleri aynı değil. Hangi çözünürlükte bulgu istediğinize yöntemi seçerken karar veriyorsunuz: yol haritası önümüzdeki çeyrek için kilitliyse, o çeyrekte dokunamayacağınız katmanı ölçmek raporu kalınlaştırmaktan başka işe yaramaz.

On soruluk liste geçme notu değil

Bu ölçütlerin toplu bir hali Interaction Design Foundation'da on soruluk bir kontrol listesi olarak duruyor, kullanmaya değer. Tek şartla: liste geçme notu gibi işletilmez. On sorunun tamamına rahatça "evet" diyen bir yöntem yok, varsa da o yöntem muhtemelen hiçbir şey ölçmüyor. Listenin işi eleme değil karşılaştırma. İki aday yöntemi yan yana koyar, her soruda hangisinin nerede kaybettiğine bakarsınız; kaybı sizin projenizde kabul edilebilir olan kazanır.

Kaynak