Konu Başlıkları
Yükleniyor...

UX Kursu Seçerken Neye Bakmalı, Neye Bakmamalı

UX Kursu Seçimi: Sertifika, Ödev ve Portfolyo Dengesi

UX kursu seçimi çoğu zaman müfredat karşılaştırmasına iniyor: kim daha çok modül veriyor, kim daha çok saat. Oysa iki kurs arasındaki asıl fark, bitirdiğinizde elinizde gösterebileceğiniz bir iş kalıp kalmadığı. Sertifikanın adı bu farkı kapatmıyor.

Eksik listesini kendi başınıza çıkarmayın

"Eğitim ihtiyacı analizi" denen şey pratikte oldukça basit bir işlem: hedeflediğiniz pozisyonun ilanlarını toplayın, tekrar eden istekleri sayın, bugün yapabildiklerinizi işaretleyin. Geriye kalan liste kurs aramanın girdisidir. Oturup "zayıf yönlerimi yazayım" demek genelde piyasada karşılığı olmayan bir eksik listesi üretir; ilanlar en azından dışarıdan gelen bir sinyaldir.

Bu listede teknik olmayan maddeler de çıkar: bir araştırma bulgusunu ekibe savunmak, geliştiriciyle ortak dil kurmak, tasarım kararını yazıya dökmek. Bunların çoğu için ayrı bir kurs almak gerekmez, mevcut işinizde deneme alanı bulmak hem ucuz hem de daha kalıcı.

Sertifikanın geçerliliği meselesi

Kurs tavsiyelerinde en sık geçen kriter sertifikanın "ulusal ya da uluslararası geçerliliği". Burada bir sorun var: UX'te denklik veren, müfredat onaylayan bir kurum yok. Bir sertifikanın değeri onu veren kurumun sektörde tanınırlığı kadardır. Nielsen Norman Group ya da Interaction Design Foundation gibi isimler özgeçmişte anlam taşır, ama akredite oldukları için değil, işi yapan insanların o isimleri tanıması sayesinde.

Görüşmede sorulan şey de sertifika numarası olmuyor. Sorulan, o eğitimi alırken ne yaptığınız.

Ödev listesi müfredattan çok şey söyler

Bir kursu değerlendirirken önce ödev listesine bakarım. Başlıklar hemen her programda benzer, fark ödevde ortaya çıkıyor: "kullanıcı görüşmesi yürütün ve dökümünü çıkarın" ile "kullanıcı araştırması nedir" aynı başlığın altında yaşayabilir. Çıktısı gözden geçirilebilir bir dosya olan eğitim, video saati satan eğitimden bu noktada ayrılır. Eğitmenin ödeve geri bildirim verip vermediğini de kayıt olmadan önce sorun, cevabı çoğu zaman satış sayfasında yazmıyor.

Sıralama kriteri olarak "kapsama" yanıltıcıdır

Yaygın tavsiye şu: ihtiyacınızı en çok karşılayan kursu listenin başına alın. Bu kural pratikte geniş ama yüzeysel müfredatları ödüllendirir. Sekiz konunun sekizine değinen bir kurs her birine iki video ayırdığı için hiçbirinde derinleşemez; tek bir konuya odaklanan kurs kapsama puanında geride kalır, oysa sizi işe alınabilir yapan parça çoğu zaman odur.

Eksik listenizde bir madde diğerlerine baskın çıkıyorsa, ki genelde çıkar, sıralamayı konu sayısına göre değil o maddeye göre kurun.

Fiyatta da saat başına maliyet hesabı aynı hataya düşürür. Geri bildirim alınan on saat, kayıttan izlenen altmış saatten pahalı görünür ve neredeyse her zaman daha iyi sonuç verir.

Kurs bittikten sonra ne kalıyor

Eğitimin bitiş tarihi ile öğrenmenin bitiş tarihi aynı değil. Kurs boyunca yapılan ödevleri portfolyoya taşırken süreci de yazın: hangi soruyu sordunuz, ne buldunuz, sonuçta neyi değiştirdiniz. Ekran görüntüsü koleksiyonu ile vaka anlatısı arasındaki fark, işe alım tarafında hemen görülüyor.

Bir de şu var: aynı konuyu ikinci kez satın almayın. İkinci kursa harcanacak bütçe, ilk kursta öğrendiğinizi gerçek bir işte deneyecek küçük bir projeye gitse daha çok işe yarar.

Kaynaklar