Kullanılabilirlik Testinde İşe Yarayan Beş Karar
Kullanılabilirlik testinin sınırı katılımcının sabrıdır. Kırk dakikayı geçen oturumlarda insan görevi değil testin bitmesini düşünmeye başlar, elinizdeki kayıt da ürün hakkında değil yorgunluk hakkında bilgi verir. Kısa ve dar kapsamlı test daha az veri üretir, ama o verinin hepsi kullanılabilir.
Kısa test, kullanılabilir veri
Bir oturumun ilk yirmi dakikası değerlidir, gerisi hızla ucuzlar. Katılımcı yoruldukça sesli düşünmeyi bırakır, ekranda dolaşırken susar ve sorulara "iyiydi" demeye başlar. Yarım saatten çıkan üç net gözlem, iki saatten çıkan on beş belirsiz nottan fazlasını verir.
Sesli düşünmeyi her göreve şart koşan rehberler var (bunu abartılı buluyorum; konuşmak zorunda kalan kullanıcı, sessizken yapmayacağı şeyi yapar).
Oturum başına bir, en fazla iki kritik akış
Üründe yüzlerce yol vardır, testte hepsini kovalayamazsınız. Seçim ölçüsü tek bir soruya iner: bu akış bozulursa ne durur? E-ticarette sepetten ödemeye giden yol, kurumsal sitede iletişim formu, bir panelde ilk kurulum adımları.
Rehberlerin genelde atladığı bir gerilim de burada. "Testi kısa tut" ile "kritik akışların hepsini kapsa" aynı anda söylendiğinde, altı kritik akışı olan üründe oturum sayısı altıya çıkar. Aynı katılımcıya ikinci akışı veremezsiniz, çünkü o kişi artık arayüzü öğrenmiştir ve ikinci ölçüm ilk kullanımı değil öğrenilmiş kullanımı gösterir. Kısa test tek tek ucuzdur, toplamda değil. Bütçeyi buna göre kurun.
Görevi arayüzün kelimeleriyle yazmayın
"Ürünü sepete ekleyin" diye yazılmış bir görev, katılımcıya "Sepete Ekle" yazan düğmeyi aratır. Ölçtüğünüz şey artık akışın anlaşılırlığı değil, kelime eşleştirme becerisidir. Hedefi tarif edin: bu ayakkabıyı 42 numara almak istiyorsunuz. Düğmeyi bulmak katılımcının işi.
Takıldığı yerde susmayı öğrenin
Test edilenin ürün olduğunu bir kez söylemek yetmez, ilk takılmada tekrar söylemek gerekir. Ama yardım etmek testi bitirir. Gerçek kullanımda kimse yanında oturmayacak, ipucu verdiğiniz an ölçüm biter ve elinizde bir demo kalır.
Sessiz kalmak sanıldığından zordur. Kendi tasarladığınız ekranda birinin kaybolmasını izlemek can sıkar. On saniye sayın; çoğu katılımcı o sürede kendi yolunu bulur, asıl gözlem de o yolu nasıl bulduğudur.
Son beş dakika ve ölçümü baştan kurmak
Görevler bitince katılımcıyı hemen göndermeyin. İki soru yeter: nerede takıldınız, ne bulmayı bekliyordunuz? İkincisi genelde daha çok şey söyler, çünkü beklenti ile ekran arasındaki farkı ortaya koyar.
Görev süresini ekran kaydını geri sararak çıkarmak zaman kaybı. Test ortamına görevin başladığı ve bittiği anı işaretleyen iki olay koyun, sonuç tek bir tabloya düşsün. On oturum sonra elinizde video izlemeden karşılaştırabileceğiniz sayılar olur; videoya yalnızca aykırı duran oturumlar için dönersiniz.
Kaynaklar