Etik Tasarım: Karanlık Desenlerin Ekonomisi ve Tasarımcının Payı
Karanlık desenlerin çoğu bir tasarımcının kötü niyetinden çıkmaz. Bir A/B testinin kazananından çıkar. Asıl sorun şu: o testin ölçtüğü süre, verdiği zararın veride görünmesi için gereken süreden çok daha kısadır.
Kötü niyetin değil, kazanan varyantın ürünü
Karanlık desen terimini 2010'da Harry Brignull ortaya attı, o günden beri katalog büyüyor: önceden işaretlenmiş onay kutuları, üç ekran derine gömülmüş iptal bağlantısı, sepette kendiliğinden beliren sigorta. Bu kalıpların ortak özelliği, hiçbirinin bir toplantıda "kullanıcıyı biraz kandıralım" denerek doğmamış olması. Çoğu, iki varyantın karşılaştırıldığı bir testi kazandığı için üründe kalır.
Amazon'un yıllarca kullandığı abonelik iptal akışı şirket içinde Ilyada diye anılıyordu, çünkü sonuna varmak sabır isterdi. Norveç Tüketici Konseyi akışı 2021'de adım adım belgeleyip Avrupa Komisyonu konuyu gündemine alana kadar da öyle kaldı. O akışı kuran ekip büyük ihtimalle her adımı ayrı ayrı test etti ve her adım kendi başına iptali azalttı.
Testin göremediği taraf
Buradaki mesele ahlaktan önce ölçüm penceresi. İptal akışına eklenen bir "emin misiniz" ekranı etkisini iki hafta içinde gösterir: iptal oranı düşer, tablo yeşile döner. Ek adımın bedelini ise iptalden vazgeçen kullanıcı değil, iptal edip bir daha dönmeyen ya da yenileme ayına kadar sessizce bekleyen kullanıcı öder. O bedel testin bittiği gün henüz veride yoktur.
Aradaki fark küçük görünür, çarpanı sert. Aylık iptal oranı p olan bir abonelikte ortalama müşteri ömrü kabaca 1/p aydır. Oran yüzde 3'ten yüzde 4'e çıktığında ortalama ömür 33 aydan 25 aya iner ve müşteri başına toplam gelir dörtte bir erir. İptal akışındaki sürtünmenin bu bir puanı yaratıp yaratmadığını iki haftalık bir test söyleyemez. Söyleyebilmesi için testin en az bir yenileme döngüsü kadar sürmesi gerekir, ki kimse o kadar bekleyen bir test kurmaz.
Etik tartışması masada çoğu zaman bu yüzden tıkanır. Deseni savunanın elinde sayı vardır, karşı çıkanın elinde ilke. İkisi aynı dilde konuşmadığı sürece sayı kazanır.
Tasarımcının gerçekten elinde ne var
Çoğu kurumda tasarımcının veto hakkı yoktur. Olan şey, hangi metriğin ölçüleceğine dair konuşmaya katılma imkanıdır. Pratikte en çok işe yarayan da odur.
- İtirazınızı ahlak sözcükleriyle değil ölçü sözcükleriyle kurun: "bu yanlış" yerine "bu testin penceresi kararın etkisini görecek kadar uzun değil".
- Teste ikinci bir metrik ekletmeyi isteyin: aynı grubun 90 gün sonraki geri dönüş veya yeniden abone olma oranı.
- İtirazı yazılı bırakın. Karar aleyhinize sonuçlansa bile, altı ay sonra rakam bozulduğunda tartışma o notun bıraktığı yerden başlar.
Hepsini durduramazsınız, durdurmaya çalışan tasarımcı da genelde hiçbir şeyi düzeltemeden yorulur. Ayrım şurada: kullanıcının parasını ya da rızasını iradesi dışında alan desen ile sadece sinir bozucu olan arasında fark var. Birincisinde ısrarcı olun, ikincisini kuyruğun sonuna atın.
Regülasyon boşluğu kapatıyor, yavaş da olsa
2022 tarihli Dijital Hizmetler Yasası'nın 25. maddesi, çevrimiçi platformların arayüzlerini kullanıcının özgür kararını çarpıtacak biçimde tasarlamasını doğrudan yasakladı. Öncesinde Avrupa Birliği Adalet Divanı, Planet49 kararıyla (2019) önceden işaretlenmiş kutu üzerinden alınan çerez rızasını geçersiz saymıştı. KVKK'nın açık rıza tanımı da benzer bir eşik koyar: rıza belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanmış olmalı. Kutu peşinen işaretliyse üç şart da düşer.
Ama regülasyon ancak kalıp yeterince yayıldıktan, yani zarar birikip görünür hale geldikten sonra devreye giriyor. Yasa geriden gelen bir düzeltme; tasarım kararı ise bugün veriliyor.
Değerlendirmeyi basit tutun
Guthrie Weinschenk'in bu konuda tekrarladığı bir uyarı var: sistemin tamamından siz sorumlu değilsiniz, sadece kendi payınızdan sorumlusunuz. Somut bir ekranın önünde iki soru çoğu zaman yetiyor. Kullanıcı bu ekranda tam olarak ne olduğunu bilseydi aynı düğmeye basar mıydı? Basmayacaksa, aradaki farkı biz mi üretiyoruz?
İkinci sorunun cevabı evetse elinizde bir tasarım tercihi değil, bir gelir kalemi vardır ve tartışmanın taşınması gereken yer de orasıdır. Kalıpların güncel kataloğu için deceptive.design arşivi işe yarar: bir ekrana adını koymak, onu toplantıda savunmayı belirgin şekilde zorlaştırıyor.