Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Yüksek Değerli Aktiviteler: Hangi İşi Yapmayacağınıza Karar Vermek

Değerli aktivite seçimi: dört kıstas ve nerede çeliştikleri

Yüksek değerli aktivite fikri tek bir iddiaya dayanır: yaptığınız işlerin küçük bir kısmı sonuçların çoğunu üretir, kalanı gürültüdür. Peki bir görevin hangi tarafa düştüğü işe başlamadan nasıl anlaşılır? Ortada dört soruluk bir eleme var, ama bu eleme sanıldığı kadar temiz çalışmıyor.

Dört kıstas, iki sağlam soru

Bir görevin yüksek değerli sayılması için genelde dört koşul sıralanır: misyonla uyum, gerçek etki alanı, güçlü yönlere uygunluk, ölçülebilir sonuç. Tek tek bakınca dördü de makul görünüyor. Aynı listeye konduklarında ise birbirlerini elemeye başlıyorlar. Misyonunuzla birebir uyumlu, şirkete somut fayda üretecek bir iş, tam da bugüne kadar hiç yapmadığınız için güçlü yönünüz olmayabilir. Filtreyi harfiyen uygularsanız o işi elersiniz, elediğiniz şey de çoğu zaman öğrenme fırsatının kendisi olur.

Günlük kararda iki soru yetiyor: bu işin çıktısı kime gidiyor, ve çıktı hiç gelmezse o kişi ne yapar. İkisine de net cevap veremiyorsanız iş muhtemelen kimsenin beklemediği bir iştir.

Etki alanınız yetkinizle sınırlı

Sonuç üretemeyeceğiniz bir işi üstlenmek çalışkanlık değil, gizli bir zaman kaybıdır. Bir projede karar alma yetkiniz yoksa, bütçeye dokunamıyorsanız, süreci değiştirecek kişiye erişiminiz yoksa harcadığınız emek büyük olasılıkla rapor olarak kalacak. Böyle durumlarda iki yol var: ya yetkiyi açıkça isteyin, ya da işi doğrudan etkileyebileceğiniz daha küçük bir parçaya indirin. Ortası, aylarca sürünen projelerin çıktığı yer.

Güçlü yön dediğiniz şey gerçekten güçlü yönünüz mü?

Burada ilginç bir kör nokta var. İnsanların çoğu güçlü yönünü, en çok yaptığı iş sanıyor. Oysa bir işi çok yapmak onda iyi olduğunuzu değil, o işin size sık düştüğünü gösterir. Ayırt etmenin pratik yolu geri bildirim istemek, ama soruyu doğru sormak gerekiyor. "Neyde iyiyim?" sorusu kibar cevaplar üretir. "Hangi işi bana verdiğinde sonucu kontrol etme ihtiyacı duymuyorsun?" sorusu ise gerçek bir sinyal verir.

Devretmek işi yok etmez

Verimlilik tavsiyelerinin en sık atladığı yer burası. "Değer üretmeyen işi devret" cümlesi kendi içinde tutarsız: iş gerçekten değer üretmiyorsa devredildiğinde de üretmeyecek, sadece maliyeti başkasının takvimine taşınacak. Devretmek, işin değerli olduğu ama sizin yapmanızın gereksiz olduğu durumlarda doğru hamledir. Değersiz iş için doğru hamle iptaldir, ve iptali savunmak devretmekten daha zor olduğu için çoğu ekip devretmeyi seçer.

Rutin işler ve otomasyon iştahı

Tekrarlayan işleri otomatikleştirmek cazip, çünkü yazarken üretken hissettiriyor. Karar vermeden önce o işi bir ay boyunca kaç kez yaptığınızı sayın; haftada bir çalışan bir işi otomatikleştirmenin getirisi, yazdığınız betiğin bakım maliyetinin çoğu zaman altında kalır. Otomasyonun kendisi de bakım isteyen bir varlıktır, kırıldığında da hep en kötü anda kırılır. Günde onlarca kez tekrarlanan, adımları değişmeyen işlerde ise tereddüt etmeye gerek yok.

Listenizdeki her göreve şu soruyu sorabilirsiniz: bu işi hiç yapmasam iki hafta sonra kim fark eder? Fark edecek biri yoksa cevabınız zaten elinizde.