Liderlik Tabloları ve Rekabetin Ölçek Sorunu
Liderlik tablosu koymak etkileşimi artırır diye yazılır. Doğrudur, ama tabloyu gören kullanıcıların çok küçük bir kısmı için. Sıralama uzadıkça ilk ona girme ihtimali düşer ve tablo, kalabalığın geri kalanı için motivasyon değil sessiz bir vazgeçme sebebine dönüşür. Kimin ne kadar süreyle yarışta kaldığını hesaba katmadan kurulan bir tablo, aktif kullanıcı sayısını artırmak yerine azaltabilir.
Rekabet güdüsü sanıldığı kadar geniş çalışmıyor
Interaction Design Foundation'ın liderlik tabloları yazısı insanların karşılaştırmaya meyilli olduğunu söylerken haklı. Eksik olan kısım şu: karşılaştırma ancak mesafe kapatılabilir göründüğünde motive eder.
Basit bir hesap yeter. Tablonuz ilk 10 sırayı gösteriyorsa ve sistemde 500 aktif kullanıcı varsa, ortalama bir kullanıcının kendini o listede görme olasılığı yüzde 2. Aynı tasarım 10.000 kullanıcıya ölçeklendiğinde bu oran binde bire iner. Yani platform büyüdükçe tablonun motive ettiği kitle mutlak sayı olarak sabit kalır, oransal olarak erir. Kullanıcı sayısını artıran her başarı, tablonun etkisini biraz daha zayıflatır.
Birikimli puan tabloyu zamanla dondurur
Hiç sıfırlanmayan toplam puan tablolarında sıralama bir süre sonra performansı değil kıdemi ölçmeye başlar. Lider iki yıldır belirli bir hızda puan topluyorsa, aynı hızla çalışan yeni bir kullanıcı aradaki farkı hiçbir zaman kapatamaz. İki katı hızla çalışsa bile fark ancak iki yılda kapanır. Bu noktadan sonra tablo yarış değil arşiv gösterir.
Haftalık sıfırlanan bir tabloyu, tüm zamanların toplamını gösteren tablodan daha güvenilir bulurum: birincisi bu haftanın davranışını ölçer, ikincisi kayıt tarihini. Kıdemi de göstermek istiyorsanız onu ayrı bir yere koyun, sıralamanın içine karıştırmayın.
Kullanıcıyı kendi diliminde göster
Tablonun tamamını göstermek zorunda değilsiniz. Kullanıcının kendi sırasını, bir üstündeki ve bir altındaki birkaç kişiyle birlikte göstermek çoğu durumda ilk 10 listesinden daha çok işe yarar, çünkü fark kapatılabilir bir büyüklüktedir. 4.117. sıradan 4.114. sıraya çıkmak somut bir hedeftir; birinciliğe oynamak değil.
Arkadaş listesi, takım veya kayıt dönemi gibi filtreler de aynı işi yapar. Burada dikkat edilecek tek şey grubun alt sınırı: sekiz kişilik bir takımda sondan üçüncü olmak kimsenin görmek istediği bir bilgi değil. Küçük gruplarda sıralama yerine ilerleme çubuğu ya da kişisel rekor daha az zarar verir.
Sıralama kuralı görünür olsun
Şeffaflık talebi genelde "algoritmayı açıklayın" diye yorumlanıyor, oysa kullanıcının merak ettiği daha basit: hangi eylem kaç puan getiriyor. Bunu bir tabloda yazmak, uzun bir metodoloji metninden çok daha fazla güven kazandırır ve şikayetlerin çoğunu daha ortaya çıkmadan kapatır.
Puanı yalnızca harcanan süreye bağlamak ise sistemi manipülasyona açık hale getiren en yaygın hata. Süre ölçmek kolaydır, o yüzden seçiliyor. Ama sekmeyi açık bırakmak da süredir. Puanı tamamlanmış işe, onaylanmış katkıya veya başkaları tarafından değerlendirilen içeriğe bağlayın; ölçmesi zor olan doğru metrik, ölçmesi kolay olan yanlış metrikten iyidir.
Tablo koymamanın doğru olduğu durumlar
Kullanıcı sayısı düşükse, kullanım tek seferlikse ya da topluluk doğası gereği işbirliğine dayanıyorsa liderlik tablosu genellikle yarardan çok zarar getirir. Bu durumlarda rozet, seri takibi veya kişisel geçmişle karşılaştırma gibi rakipsiz mekanikler daha uzun ömürlü oluyor.
Tabloyu koyduysanız da kalıcı bir karar gibi görmeyin. Sıralamaya giren kullanıcı oranını ve tabloyu gördükten sonra oturumu bırakanların oranını ölçün. İkincisi yükseliyorsa tablo çalışmıyor demektir, tasarımı değil varlığını tartışın.
Kaynaklar