Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Mobil UX Araştırması: Hangi Yöntem Hangi Soruya Cevap Verir

Mobil Uygulamalarda Kullanıcı Araştırması Yöntem Seçimi

Mobil araştırmada yöntem seçimi, sorduğun sorunun türüne bağlı. "Kullanıcılar neden burada bırakıyor" ile "kaç kişi burada bırakıyor" iki ayrı soru, iki ayrı araç ister. İkisi karıştığında elde ya kimsenin yorumlayamadığı grafikler kalır ya da genellenemeyen üç görüşme.

Mobilde bağlam, ölçülen şeyin kendisidir

Laboratuvar testinin cazibesi tekrarlanabilirlik: aynı görev, aynı cihaz, sessiz oda, dikkati dağılmayan katılımcı. Mobil kullanım ise tam tersi koşullarda oluyor. Yürürken, sırada beklerken, tek elle, kopan şebekeyle, arka arkaya düşen bildirimlerin arasında. Laboratuvar bu değişkenlerin hepsini sabitleyerek temiz veri üretir, ama sabitlediği şey mobil deneyimin tanımlayıcı yarısıdır.

Bu, laboratuvarı çöpe atmak demek değil. Arayüzün anlaşılırlığını ölçmek için hâlâ en ucuz yöntem: etiket okunuyor mu, ikon tanınıyor mu, akışın sırası mantıklı mı. Sessiz odada tamamlanamayan görev, otobüste hiç tamamlanmaz. Ama laboratuvarda pürüzsüz geçen bir akış sahada da öyle geçecek diye bir kural yok, ve mobil ürünlerdeki asıl kayıplar genellikle tam orada.

Nitel yöntemler

Günlük çalışmaları

Zaman içine yayılan alışkanlıkları görmenin tek pratik yolu. Uygulama günün hangi saatinde açılıyor, hangi işin ortasında araya giriyor, hangi durumda hiç açılmıyor. Tek kuralı var: form kısa olacak. Katılımcıya her gün on dakikalık bir anket doldurtursan ikinci haftada günlükler boşalır, elinde de ilk üç günün verisi kalır.

Görev analizi

Kullanıcının hedefe giderken attığı adımları saymak. Prototip üzerinde de yapılabilir, çalışan koda gerek yok, bu yüzden geliştirme başlamadan önce yapılacak işlerin başında gelir. Çıktısı genellikle şu olur: tasarımın üç adım sandığı iş, kullanıcı tarafında yedi adım.

Etnografik saha araştırması

Pahalı ve yavaş. Yalnızca ürün gerçekten yabancı bir bağlama giriyorsa, mesela sahadaki teknisyene, kasa önündeki çalışana, depoya, masrafını çıkarır. Tanıdık bir bağlamda aynı parayı beş kullanıcı testine harcamak daha çok iş görür.

Nicel yöntemler: veri toplamak kolay, anlamlandırmak değil

Otomatik kayıt en çok yanlış kurulan yöntem. Ekran bazlı sayaç açmak on dakikalık iş, sonucu da kullanışsız. Ölçümü genelde önceden yazılmış bir olay şemasıyla çözerim: olayın adı, hangi ekrandan doğduğu, hangi alanları taşıdığı baştan sabitlenir. Bu üçü yoksa üç ay sonra elinde kimsenin ne saydığını hatırlamadığı sayaçlar kalır, veriyi geriye dönük düzeltmek de mümkün değildir, çünkü toplanmamış alan sonradan doldurulamaz.

Anketler bir şeyi ölçer: kullanıcının geçmiş davranışına dair hatırasını. Davranışın kendisini değil. Bu ikisi düzenli olarak birbirinden ayrışır, o yüzden anket sonucunu analitikle çelişmediği sürece kullanmak gerekir. Çeliştiğinde analitiğe güven.

Deneyim örnekleme (ESM) mobilde özel bir tuzak barındırıyor. Katılımcıyı uygulamanın kendi bildirim kanalıyla dürtersen, ölçmeye çalıştığın şeye müdahale etmiş olursun: bildirim kullanıcıyı uygulamaya çeker, sen de "kullanıcı gün içinde uygulamayı sık açıyor" sonucuna varırsın. Uyarıyı ayrı bir kanaldan gönder.

Sıralama, kombinasyondan daha önemli

"Yöntemleri birleştirin" tavsiyesi doğru ama eksik. Sıra da belirleyici. Önce nicel: analitik ve olay günlüğü sorunun nerede olduğunu ucuza söyler. Sonra nitel: o ekranda beş kişiyle yapılan görüşme nedenini söyler. Ters sırada çalışırsan hangi ekranı inceleyeceğini bilmediğin için görüşmeleri geniş tutarsın, geniş görüşme de dağınık veri üretir.

Tek istisna, henüz veri üretmeyen yeni ürün. Orada nicel yöntem yok, doğrudan saha ve görev analizinden başlamak zorundasın.