Konu Başlıkları
Yükleniyor...

RockX: Bir Rock Müzesi İçin Dijital Deneyim Tasarlamak

RockX Vaka Çalışması: Müze Deneyiminde Persona, MVP ve AR Kararları

RockX, rock müziği tarihine adanmış bir müze ve etkinlik merkezi. İstedikleri şey ilk bakışta basit görünüyordu: fiziksel sergiyle dijital arşiv aynı ziyaretin içinde birleşsin. Web ve mobil tarafını kurarken verdiğimiz kararlar, bir de eledigimiz fikirler aşağıda.

Önce kapsamı daralttık

İlk brief'te her şey vardı. Sanal tur, canlı konser yayını, koleksiyoner pazaryeri, bağış sistemi, sanatçı başvuru portalı. Müze projelerinde bu normaldir: kurum içinde herkesin bir fikri olur ve hiçbiri elenmez, çünkü elemek birinin fikrini reddetmek demektir.

Biz de reddetmedik, sıraya koyduk. Tek ölçüt şuydu: ziyaretçi bunu yapamazsa müzeye gelmesi anlamsızlaşır mı? Soru listeyi hızla kısalttı. Sanal tur, fiziksel ziyaretin yerine geçmediği sürece kimsenin umurunda değildi. Pazaryeri bambaşka bir üründü ve kendi ekibini istiyordu. Geriye üç şey kaldı: ziyaret öncesi planlama, ziyaret sırasında rehberlik, ziyaret sonrası bağ.

Üç persona, üç farklı ziyaret

Persona çalışmasının çoğu vakit dekoratif kaldığını biliyoruz; duvara asılan, sonra kimsenin dönüp bakmadığı kartlar. Bunu engellemenin tek yolu personayı bir tasarım kararına bağlamak. Üç tanesiyle çalıştık, çünkü üçü de arayüzde farklı bir şey talep ediyordu.

  • Genç müziksever. Tek başına gelir, iki saati vardır, ilgilendiği dönem bellidir. Ona lazım olan tam tur değil, filtre.
  • Çocuklu aile. Rotayı çocuğun dikkat süresi belirler. Bu grubun asıl sorusu "sırada ne var" değil, "en yakın tuvalet ve oturma alanı nerede".
  • Bağımsız sanatçı. Ziyaretçi değil, katkı vermek isteyen biri. Arşive eser göndermek, sahne almak için başvurmak istiyor.

Üçüncüsü listeden çıkmaya en yakın olandı. Ziyaretçi sayısına oranla çok küçük bir grup. Kalmasının sebebi hacim değil, arşivin canlı kalmasının o gruba bağlı olması. Müze bir kez kurulup bitmiyor; içeriği besleyen kim varsa deneyimi de onun için tasarlamak gerekiyor.

İlk sürümde ne var

  • Tema listeleri oluşturma ve paylaşma
  • Sergi detayları, sanatçı biyografileri, dönem arşivi
  • Kişisel ziyaret planı ve planın mobile aktarılması
  • Sergi içinde artırılmış gerçeklikle etkileşim
  • Çevrim içi bilet

Bu listeye bakıp "minimum" demek zor, farkındayız. Artırılmış gerçeklik tek başına bir proje büyüklüğünde. Ama müzenin kendi iddiası buydu: sergi salonunda telefonu çıkarmayı gerektiren bir sebep olmazsa geri kalan her şey broşürün dijital hali olarak kalıyordu. Kapsamı daraltırken bile projenin varlık sebebine dokunmamak gerekir.

Prototipleri Axure ve Balsamiq ile kurduk. Araç seçimi kimsenin sandığı kadar önemli değil; önemli olan prototipin kaç saatte değiştirilebildiği. Değiştirmesi pahalıya gelen prototip test edilmez, savunulur.

Web'de planla, müzede kullan

Ziyaretin asıl kırılma noktası burası. Kullanıcı evde oturup sergileri ve etkinlikleri seçiyor, kendine bir program çıkarıyor. Müzeye geldiğinde aynı program telefonunda hazır bekliyor ve rehbere dönüşüyor.

Kulağa düz geliyor ama iki tuzağı var. Birincisi, planın müzede değişebilmesi gerekiyor: insanlar planladıkları gibi gezmiyor, bir salonda takılıp kalıyorlar. Katı bir program ziyaretçiyi suçlu hissettiriyor. İkincisi, aile ve grup planlarının ortak olması. Tek kullanıcıya bağlı plan, dört kişilik ailede üç kişiyi dışarıda bırakıyor.

Konum bazlı içeriği de buraya bağladık. Ziyaretçi hangi eserin önündeyse cihaz onu tanıyor, açıklamayı ve arşiv kaydını açıyor. Menüden eser arayan kimse yok; müzede insanın eli değil gözü meşgul.

Yönetici arayüzünü sona bırakmayın

Müze tarafında sergi güncelleyen, etkinlik açan, bağış takibi yapan bir ekip var. Bu arayüz projelerin çoğunda en sona kalır ve ziyaretçi tarafının artıklarıyla yapılır. Sonuç da bellidir: içerik girmek zahmetli olduğu için arşiv güncellenmez, üç ay sonra ziyaretçi tarafındaki bütün o güzel tasarım eski veriyi gösterir.

Yönetim panelini ziyaretçi ekranlarıyla aynı sprint'te tasarlamak, ilk bakışta lüks gibi duruyor. Değil. Deneyimin ömrünü belirleyen taraf orası.

AR ve oyunlaştırma dekorasyona dönüşmesin

Artırılmış gerçeklikle geçmiş bir konseri sergi salonunda yeniden izletmek, projenin en gösterişli parçasıydı. Rozetler, görevler, ödüller de öyle. İkisi de kolayca boşa düşer.

Ayrım şurada: oyunlaştırma ziyaretçiyi zaten yapacağı şeye yönlendiriyorsa işe yarıyor, yeni bir iş çıkarıyorsa yaramıyor. Salonu gezerken toplanan rozet iyi. Rozet için salonu tekrar gezdirmek kötü. Aynısı AR için de geçerli — eserin önünde durmayı ödüllendiriyorsa değerli, ziyaretçiyi ekrana bakarken eseri kaçırır hale getiriyorsa müzenin kendi işine zarar veriyor.

Dijital müzecilikte teknolojinin sınırı bu: eserle kurulan bağı güçlendirdiği sürece var, onun önüne geçtiği anda yok.