Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Tasarım Eğitiminde Ortaklıklar Neyi Gerçekten Ucuzlatıyor?

Tasarım ve UX Eğitiminde Kurum İşbirlikleri: İşe Yarayan Kısım

Tasarım ve kullanıcı deneyimi öğrenmek on yıl öncesine göre çok daha ucuz. Bunu sağlayan şey kurumların, blogların ve platformların birbirine açtığı kapılar: ortak yayınlar, burslar, açık ders arşivleri. Ama her ortaklık aynı şeyi ucuzlatmıyor ve bazıları öğrenmeyi hiç hızlandırmıyor. Aradaki farkı görmek, hangi eğitime vakit ayıracağına karar vermenin en pratik yolu.

Önce şunu ayıralım: içerik mi, geri bildirim mi

Bir eğitim ortaklığı üç ayrı şeyi ucuzlatabilir. Birincisi içeriğin kendisi: ders videosu, makale, e-kitap. İkincisi içeriğe erişim: ücretsiz hafta, indirimli abonelik, kütüphane anlaşması. Üçüncüsü senin yaptığın işe bakıp yanlışını söyleyecek insan.

İlk ikisi bugün neredeyse bedava. Üçüncüsü değil, çünkü ölçeklenmiyor. Yüz saatlik bir arayüz tasarımı arşivi bir kez çekilir, milyon kişi izler; senin ekran görüntüne bakıp burada hizalama değil hiyerarşi sorunu var diyen kişi aynı saatte tek bir kişiye bakabilir. Bu yüzden ortaklıkların büyük çoğunluğu bol olan şeyi daha da bollaştırmakla yetiniyor.

Bir işbirliğinin kıymetini ölçmek istiyorsan tek soru yeter: kıt olan tarafı üretiyor mu? Mentorluk kotası, portfolyo inceleme seansı, jürili bir bitirme projesi varsa evet. Sadece içerik havuzu büyüyorsa hayır.

İçerik bedavaysa parayı kim veriyor

Ücretsiz eğitim bir hediye değil, bir dağıtım kanalı. Bunu ahlaki bir kusur olarak söylemiyorum, ödeme modelini görünce içeriği daha doğru okuyorsun. Yaygın olarak dört model var: reklam, kendi ürününü tanıtma, sertifika satışı ve işe alım havuzu oluşturma.

En sinsisi ikincisi. Bir eğitim serisi bir aracın etrafında kurulduğunda o aracın rakipleri müfredattan sessizce silinir. Öğrenci, sektörde tek bir yol varmış gibi bitirir dersi. Kullandığın kaynağın hangi araçları hiç anmadığına bakmak, ne anlattığına bakmak kadar bilgi verir.

Sertifika satışı ise başka bir yerden aksıyor. Sertifika, işvereni ikna etmek için var; oysa işveren tarafında olan biri için sertifika, bitmiş bir işin yanında çok zayıf bir sinyal. Geçen yıl ekibe aldığımız iki kişinin de elinde sertifika yoktu, üçer bitmiş projeleri vardı ve görüşme bu projelerin ekran kayıtları üzerinden geçti.

Ortaklık iyi mi, üç işaretten bakılır

  1. Katılımcının ürettiği bir çıktı var mı, yoksa süreç izlemekle mi bitiyor?
  2. Geri bildirim kim tarafından, ne sıklıkla veriliyor? Cevabı topluluk forumuysa gerçekte kimse taahhüt etmemiş demektir.
  3. Program bittikten sonra materyale erişim sürüyor mu? Kapanan arşiv, eğitimin değil kampanyanın parçasıydı.

Türkiye tarafında durum

Buradaki eksik içerik değil. Türkçe arayüz tasarımı, kullanıcı araştırması ve erişilebilirlik anlatan yeterince kaynak var, üstelik çoğu ücretsiz. Eksik olan, ürettiğin işi ciddiye alıp saat ayıracak deneyimli insan sayısı ve bu insanları bir araya getiren yapıların azlığı.

Bunu çözen ortaklık biçimi de belli: küçük gruplar, sabit takvim, her oturumda incelenen gerçek işler. Bir kurumun bir topluluğa ayda iki saatlik jüri açması, aynı kurumun elli saatlik video arşivini bedava yapmasından daha çok işe yarar. Video zaten bir yerlerde var.

Öğrenen tarafta ne yapmalı

Kaynak biriktirmeyi bırakıp tek bir projeye bağlanmak, öğrenmeyi hızlandıran en ucuz hamle. Kayıtlı olduğun her eğitimin çıktısı aynı projeye gitsin: bir ekran akışı, bir yeniden tasarım, küçük bir kullanılabilirlik testi. Böylece ortaklıkların sunduğu dağınık içerik tek bir yerde toplanır ve elinde gösterilecek bir şey olur.

Mentor bulmak sanıldığından kolay, çünkü çoğu kişi soyut sorulardan kaçar ama somut bir işe bakmayı reddetmez. Ne öğrenmeliyim diye sorma. Şu ekranı şöyle kurdum, buradaki sıralamayı yanlış mı düşündüm diye sor. İlk sorunun cevabı bir liste olur, ikincisininki bir düzeltme.