Konu Başlıkları
Yükleniyor...

UX Projelerini Ayakta Tutan Beş Alışkanlık

Toplantı, Karar Kaydı ve Persona: UX Projelerinde İşleyen Pratikler

Kullanıcı deneyimi çalışmaları çoğu zaman tasarım dosyasında değil, toplantı odasında kazanılır ya da kaybedilir. Aşağıdaki beş alışkanlığın hiçbiri teknik değil; söz hakkı, karar kaydı, kullanıcı tanımı gibi sıkıcı görünen yerlerde duruyorlar. Sıkıcı olan kısım, projeyi bir arada tutan kısım.

Söz hakkı kendiliğinden dağılmaz

Toplantıda en yüksek sesle konuşan kişi, en iyi fikri olan kişi değildir. Baskın karakterler ortamı doldurduğunda sessiz kalan üç kişi genellikle iki hafta sonra, iş yanlış yapıldığında konuşmaya başlar. Gündemi toplantıdan önce yazılı gönderin, sırayla söz verin, cevabı evet ya da hayır olan sorular yerine "bu akışta seni nerede durduruyor" gibi açık sorular sorun.

Kaynaklarda sık geçen bir tavsiyenin sınırını da söylemek gerekir: "toplantıda konuşmayanlara sonradan tek tek ulaşın" önerisi küçük ekipte işler, büyüdükçe ters çalışır. Bu görüşmelerin sayısı ekip mevcuduyla birlikte artar, beş kişilik bir ekipte iki kısa görüşme demekken yirmi kişilik projede haftanın yarısı demektir. Ölçek büyüdüğünde tek pratik yol yazılı kanal: karar taslağını paylaşıp itiraz için süre tanımak, herkesle ayrı ayrı konuşmaktan hem hızlı hem adil.

Gerçek sorun, tekrar eden sorundur

Ekiplerin en pahalı alışkanlığı, tek bir kullanıcının tek bir cümlesini yol haritasına çevirmektir. Gelen istek çoğu zaman sorunun kendisi değil, kullanıcının o an aklına gelen çözümdür; "buraya bir filtre koyun" diyen kişi genelde aradığı kaydı bulamadığını anlatıyordur.

Ben bir isteği, aynı şeyi bağımsız olarak iki kullanıcıda daha görene kadar ihtiyaç değil sinyal olarak tutmayı tercih ederim. İlk cevabın ötesine geçmek de bunun bir parçası: kullanıcı ne istediğini söylediğinde durmayın, o gün o işi nasıl yaptığını anlattırın. İkisi arasındaki fark, tasarlanacak şeyin ta kendisidir.

Yazıya geçmemiş karar alınmamıştır

Toplantı biter bitmez alınan kararları, kimin ne yapacağını ve açık kalan soruları kısa bir özet halinde yazın. Bu bir formalite değil, iki hafta sonra "biz öyle konuşmamıştık" tartışmasının önündeki tek engel. Uzaktan çalışan ya da farklı şehirlere dağılmış ekiplerde iletişim sıklığını normalin üstünde tutmak gerekir, çünkü koridorda kapılan bilgi orada yok.

İlişkiler projenin görünmeyen altyapısıdır

Kullanıcı deneyimi teknik bir konu gibi görünür ama tamamı insanla ilgilidir. Kullanıcılarınızla düzenli konuşun, önerilerini kaydedin ve hangilerinin neden uygulanmadığını da söyleyin; cevapsız bırakılan geri bildirim, bir dahaki sefere hiç gelmez. Aynısı paydaşlar için de geçerli. Projenin ortasında bütçe ya da öncelik değiştiğinde işi kurtaran şey, o zamana kadar kurulmuş güvendir.

Persona projenin başında kurulur

Kullanıcı personalarını projenin ilk haftasında çıkarın ve herkesin göreceği bir yerde tutun. Personanın işlevi süslü bir dosya üretmek değil, her yeni özellik önerisinde tek bir soruyu sorabilmektir: bunu hangi persona, hangi işini yaparken kullanacak? Bu soruya net cevap veremeyen özellik, çoğu zaman ekibin kendi merakından doğmuştur.

Persona sayısını da abartmayın. Beş ayrı profil tanımlayıp her birine ayrı akış kurmaya çalışmak, küçük ekipte yönetilemeyecek bir yük çıkarır. Kararı verenle işi yapanı ayırt eden iki ya da üç profil, çoğu proje için fazlasıyla yeterli.

Kaynaklar

5 More Awesome UX Practices that Will Help Your Project Deliver Great UX | IxDF