Mobil Arayüzlerde Sürekli Tekrarlanan UX Hataları ve Karşılıkları
Mobil deneyimi bozan şeylerin çoğu büyük tasarım kararları değil. Dokunulamayacak kadar küçük bir buton, sekiz alanlı bir kayıt formu, ne işe yaradığı anlaşılmayan bir ikon. Bunlar yıllardır aynı kalan sorunlar ve neredeyse hepsinin karşılığı tek bir sprinte sığacak kadar küçük.
Bağlantı metni kısaldıkça hedef alanı da küçülür
“Tıklayın” aynı anda iki sorun üretir. Kullanıcı nereye gideceğini bilmez, üstelik parmağın vurabileceği alan yedi sekiz karakterlik bir şeride iner. Bağlantıyı ne yaptığını söyleyecek biçimde yazmak ikisini birden çözer: “Fiyat listesini aç” hem açıklayıcıdır hem de daha geniş bir hedeftir.
Alt sınır tahmin işi değil. Apple’ın arayüz kılavuzu 44x44 pt, Google’ın Material rehberi 48x48 dp önerir; ikisi de yetişkin bir parmak ucunun temas alanından türetilmiştir. Metin bu boyutu doldurmuyorsa dolguyu tıklanabilir alana ekleyin, sadece görsel boşluğa değil. Ekranda birbirine yakın duran iki bağlantı varsa aradaki mesafe de en az bu kadar olmalı, yoksa doğru hedefe basan kullanıcı yanlış sayfaya düşer.
Formdaki her alan vazgeçmek için bir bahane
Masaüstünde göze batmayan bir alan, mobilde klavye açılıp ekranın yarısını yediği anda ayrı bir engele dönüşür. Şu soruyu her alan için tek tek sorun: bu bilgi olmadan işlem tamamlanamaz mı, yoksa sonradan da sorulabilir mi? Adres, şirket unvanı ve fatura bilgisi genellikle ikinci gruba girer. Çok adımlı sihirbazlar da çözüm değil; adım sayısını azaltmadan aynı alanları farklı ekranlara dağıtmak yalnızca ilerleme çubuğu ekler.
Kolay kazanç HTML’in içinde duruyor. inputmode="numeric" sayı klavyesini açar, autocomplete="tel" telefonu tarayıcıya doldurtur, autocomplete="one-time-code" ise SMS ile gelen doğrulama kodunu klavyenin üstünde önerir. Üçünü yazmak birkaç dakika sürer.
Sosyal girişi zorunlu tutmak, kısa form tavsiyesiyle çelişir
Mobil UX listelerinin çoğu iki şeyi yan yana söyler: formu kısalt, bir de Facebook veya Google ile girişi dayatma. Oysa üçüncü parti giriş var olan en kısa formdur, tek dokunuş ve sıfır alan. Çelişki tavsiyenin kendisinde değil, kuruluşunda. Sorun sosyal girişin bulunması değil, tek yol olması.
Doğru kurulum ikisini birden barındırır. Sosyal giriş en üstte dursun, e-posta ile kayıt onun hemen altında ve aynı görünürlükte kalsın, gri bir “diğer seçenekler” bağlantısının arkasına gömülmesin. Kurumsal cihaz kullanan, sosyal medya hesabı olmayan ya da uygulamanıza hesabına erişim vermek istemeyen kullanıcı azınlıktadır. Genellikle de kaydolmasını en çok istediğiniz azınlıktır.
Sliderın ikinci slaytını kimse görmüyor
Otomatik dönen görsel alanların mobildeki asıl sorunu şu: kullanıcı sayfayı aşağı kaydırırken slider kendi başına ilerler ve kimsenin bakmadığı bir anda içeriği değiştirir. Anlatmak istediğiniz üç şeyi alt alta koymak yerine üst üste yığmış, birinin görülmesini şansa bırakmış olursunuz. Üçü de önemliyse üçü de sayfada dursun; biri diğerlerinden önemliyse zaten slider’a ihtiyacınız yok.
Aynı mantık hamburger simgesinin içine gömülen kategoriler için geçerli. Menüyü açmak bir dokunuş, doğru başlığı bulmak bir tarama, alt kategoriye inmek bir dokunuş daha. En çok kullanılan üç bölümü sabit bir alt barda tutmak bu zinciri tek adıma indirir, geri kalanı menüde kalabilir.
Duvarı değer verdikten sonra kurun
İlk ekranda e-posta isteyen site, henüz hiçbir şey vermeden karşılık bekliyor demektir. İçeriğin bir kısmını açık bırakmak, kaydı ancak devamı gerçekten işe yaradığında istemek daha az kayıp verir. Ölçüsü basit: kullanıcı formu görmeden önce sizin işinize yarar bir şey yaptığına kanaat getirmiş olmalı. Hesaplama aracının sonucunu göstermeden e-posta istemek buna uymaz, sonucu gösterip “PDF olarak gönderelim mi” demek uyar.
Eğitim gerekiyorsa sorun eğitimde değil
Disket ikonu kırk yıldır kaydetmek demek, kimse disketi hatırlamasa bile. Alışılmış simgeler öğrenilmiş olduğu için işe yarar, güzel oldukları için değil. Yeni bir sembol icat ettiyseniz yanına etiket koyun; etiket sığmıyorsa sembol yanlış seçilmiştir.
Aynı şey açılışta gösterilen tanıtım turları için de söylenebilir. Beş ekranlık bir tur, arayüzün kendini anlatamadığının itirafıdır ve kullanıcı o beş ekranı geçerken hiçbirini okumaz. Turu kısaltmakla uğraşmak yerine gereksizleştirin: ilk kullanımda tek bir ipucu, geri kalanı ihtiyaç doğduğu anda, ilgili alanın yanında görünen kısa açıklamalar.
Kaynak