UX Portföyünde Güven: Ölçemediğiniz Etkiyi Anlatmak
Portföy hazırlayan tasarımcıların çoğu aynı yerde tıkanır: iş var, ama işin değerini kanıtlayan bir şey yok gibi görünür. Bu duyguya genelde impostor sendromu deniyor. Bir kısmı gerçekten öyle. Bir kısmı ise portföyün, tasarımcının eline hiç geçmemiş verileri istemesinden doğan gayet makul bir sıkışma.
Yetersizlik hissi mi, veri eksikliği mi?
Tasarım işinin çıktısı çoğu zaman kendi başına konuşmaz. Bir ekranın iyi olduğunu söyleyen sayı tasarımcının değil ürün ekibinin elindedir: dönüşüm oranı analitik panelinde, hata oranı loglarda, destek talebi bambaşka bir sistemde durur. "Yaratıcı işlerde objektif gösterge azdır" cümlesinin büyük kısmı aslında bu. Gösterge var, sadece tasarımcıya kapalı.
Bu ayrımı yapmak işe yarıyor. Kendi işinden şüphe etmek başka şey, işinin etkisini gösterecek veriye erişememek başka şey. İkincisi bir özgüven meselesi değil, erişim meselesi.
"Portföye sayı koyun" tavsiyesinin çelişkisi
Neredeyse her portföy rehberi aynı şeyi söyler: etkini ölç, sonucu yaz. Aynı rehberler bir paragraf önce tasarımda ölçülebilir gösterge bulmanın zorluğundan bahsetmiştir. İkisi bir arada duramaz.
Pratikte olan şu: ölçemeyen tasarımcı sayıyı tahmin eder, tahmin yuvarlanır ve portföye "kullanıcı memnuniyeti %20 arttı" diye girer. Bir işe alım turunda üç ayrı portföyde bu cümlenin neredeyse aynısını gördüm, üçü de sayının nereden geldiğini söyleyemedi. Doğrulanamayan sayı hiç sayı olmamasından kötüdür, çünkü sorulduğu anda geriye sadece boşluk kalır.
Ölçemediğinizde ne gösterirsiniz
Sayıya erişiminiz yoksa gösterilecek başka şeyler var, üstelik çoğu daha inandırıcı:
- Aynı görevin öncesi ve sonrası, yan yana.
- Akışın kaç adımdan kaç adıma indiği. Bu sayılabilir bir şey ve saymak için kimseden izin gerekmez.
- Beş kişilik bir testte kaç kişinin nerede takıldığı. Küçük örneklem, ama gerçek örneklem.
- Denediğiniz ve vazgeçtiğiniz çözüm, bir de vazgeçme gerekçesi.
En çok atlanan sonuncusu. Elediği alternatifi anlatan portföy karar verebildiğinizi gösterir; yalnızca nihai ekranı gösteren portföy en fazla düzgün bir Figma dosyanız olduğunu.
Ölçüyü projeye baştan koymak
Bir sonraki iş için daha sağlam yol, metriği tasarım kararıyla aynı anda istemek. Bir akışı kısaltıyorsanız o akışın adımlarının loglanıp loglanmadığını geliştiriciye sormak beş dakika sürer. Loglanmıyorsa eklenmesi genelde birkaç satırlık iştir ve iş canlıya çıkmadan önce sorulursa kimse itiraz etmez. Canlıya çıktıktan sonra sorarsanız alacağınız cevap "sonraki sprintte bakarız" olur, o sprint de hiç gelmez.
Fark portföyde görünür: ölçüyü sonradan aramak yerine projeyi ölçülebilir kurmuş olursunuz.
Az proje, çok bağlam
Portföyü şişirmeme tavsiyesi doğru, ama gerekçesi genelde yanlış kuruluyor. Mesele "kalite niceliğe üstündür" gibi bir ilke değil, okuyanın süresi. İlk tarama dakikalarla değil saniyelerle ölçülür ve on iki projelik bir liste o taramada üç projelik listeden daha az şey anlatır. Üç iş seçin, her birinde ne bulduğunuzu, ne değiştirdiğinizi ve neyin tutmadığını yazın.
Geri bildirimi ayıklamak
Her olumsuz yorumu içeri almak zorunda değilsiniz, ama ayıklama ölçütü "hoşuma gitti, gitmedi" olamaz. İşe yarayan ölçüt şu: yorum işin çözmeye çalıştığı sorunla mı ilgili, yoksa yorumcunun zevkiyle mi? Birincisi bilgidir. İkincisi hakkında yapabileceğiniz bir şey yok, çünkü ertesi gün başka bir zevkle karşılaşacaksınız.
Kaynaklar