Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Kullanılabilirlik Tavsiyelerinin Hangisi Gerçekten İşe Yarar

Klasik 5 kullanılabilirlik tavsiyesine eleştirel bir bakış

Kullanılabilirlik yazılarının çoğu aynı beş maddeyi tekrarlar: insan yüzü kullan, önemli içeriği yukarı koy, linkleri mavi yap, arama kutusunu büyüt, yeterli bilgi ver. Bu maddelerin bir kısmı hâlâ ayakta duruyor, bir kısmı ise ölçüldüğü günün ekranlarına ait. İkisini ayırmadan hepsini birden uygulamaya kalkarsan emeğin çoğunu ölü tavsiyelere harcarsın.

Katlama üstü diye sabit bir çizgi kalmadı

Eski tavsiye netti: ziyaretçi sayfayı kaydırmaz, ne söyleyeceksen ilk ekranda söyle. Bu ölçüm, ekranların 768 piksel yüksekliğinde olduğu ve kaydırmanın öğrenilmesi gereken bir davranış sayıldığı dönemden kalma. Bugün kaydırma varsayılan davranış, telefonda zaten sayfanın tamamı kaydırılarak okunuyor. Üstelik "ilk ekran" tek bir yükseklik değil; 600 pikselden 1200 piksele kadar yayılan bir aralık, yani o çizgiyi tasarımda bir yere çizemezsin.

Ayakta kalan kısım şu: sayfanın üst bölümü "burası neresi, doğru yerde miyim" sorusunu cevaplamalı. Bu bir kaydırma meselesi değil, sıralama meselesi. Kampanya görselini üste koyup ürünün ne olduğunu üçüncü ekrana bırakırsan kullanıcı kaydırmadığı için değil, kaydırırken cevabı bulamadığı için çıkar.

Arama kutusunu karakterle değil, görünen sorguyla ölç

Klasik tavsiye arama kutusuna yaklaşık 27 karakterlik bir genişlik önerir. Sayı bir ortalamadan geliyor ve piksel cinsinden uygulandığı anda anlamını kaybediyor: aynı 300 piksel, farklı yazı tipi ve punto ile farklı sayıda karakter gösterir.

Ölçmen gereken şey daha basit. Kullanıcı sorgusunu yazıp bitirdiğinde ilk kelimelerini hâlâ görebiliyor mu? Göremiyorsa yazdığını kontrol edemez, kontrol edemeyince siler ve baştan yazar. CSS tarafında karşılığı kutuyu width: 30ch gibi vermek; ch birimi kutunun genişliğini yazı tipinin karakter genişliğine bağladığı için tipografi değişince kutu kendini ayarlar. Mobilde o kadar yer yoksa kutuyu daralt, ama metni kırpma; içerik kaydırılabilir kalsın.

Arama kutusuna yatırım yapmayı, kategori menüsünü genişletmekten daha güvenilir buluyorum. Menü senin kafandaki hiyerarşiyi dayatır, arama kullanıcının kendi kelimesini kabul eder. Ürün sayısı üç haneye çıktığı andan itibaren bu fark hızla açılır.

Mavi link tavsiyesinde asıl mesele renk değil

"Linkler mavi ve altı çizili olsun" tavsiyesi doğru sonuca yanlış gerekçeyle varıyor. Çalışan şey mavinin kendisi değil, linkin çevresindeki metinden ayırt edilebilir olması ve bu ayrımın sayfa boyunca aynı kalması. Altı çizili gri bir link de işini görür; sorun, aynı sitede bazı linklerin renkli, bazılarının altı çizili, bazılarının yalnızca üzerine gelince belirginleşmesidir.

Aynı şey ikonlar için de geçerli. Standart bir sepet ya da menü ikonunu değiştirmenin bedelini kullanıcı öder, sen değil. Yeni bir görsel dil kurmak istiyorsan bunu yönlendirme ve yerleşim üzerinden yap, kullanıcının yıllardır tanıdığı sembolleri bozarak değil.

Yüzler ve bakış yönü listenin en zayıf halkası

İnsan yüzlerinin dikkat çektiği, bakış yönünün de bakışı takip ettirdiği doğru. Buradan "o yüzden butonun yanına yüze bakan bir görsel koy, dönüşüm artsın" sonucuna atlamak ise başka bir iddia. Dikkat çekmekle ikna etmek aynı şey değil; kullanıcı butona baktı diye tıklamaz, teklifi anladığı için tıklar.

Yüz kullanmanın gerçekten fark yarattığı yer güven gerektiren sayfalar: iletişim, ekip, referanslar, hizmet tanıtımı. Stok fotoğraf bankasından alınmış gülümseyen ofis çalışanı burada işe yaramaz, ters teper. Gerçek bir ekip fotoğrafı yoksa bu maddeyi hiç uygulama.

Eksik bilgi, kötü tasarımdan daha fazla satış kaybettirir

Beş maddenin en az konuşulanı ama en çok karşılığı olanı bu. Kullanıcı bir ürün sayfasında karar verecekse ihtiyacı olan bilgi orada olmalı: ölçü, uyumluluk, teslimat süresi, iade koşulu, hangi durumda çalışmadığı. Bu bilgiler eksikse ziyaretçi "soru sorayım" demez, sekmeyi kapatır.

Bunu içerik duvarı kurarak çözmeye çalışma. Karşılaştırılabilir veriyi tabloya al, anlatılması gereken kısmı kısa paragraflara böl, sık sorulan teknik detayı açılır bir bölüme koy. Ürünün sınırını dürüstçe yazmak dönüşümü düşürmez; yanlış müşteriyi baştan eler, iade oranını da onunla birlikte düşürür.

Kaynak