Freelancer ve Girişimci Özellikleri: Listeden Hangisini Seçmeli
Freelancer ve girişimci özellikleri listeleri hep aynı on bir maddeyi sayar: azim, iletişim, disiplin, sebat, esneklik. Maddelerin yanlış olması bir sorun değil. Sorun, hepsinin aynı anda öncelik ilan edilmesi ve birkaçının birbirini itmesi.
Aynı listede birbirini iten iki madde
Listenin ilk sırasında genellikle "uzun saatler çalışabilme" durur. Dört sıra aşağıda "zaman yönetimi" gelir. Bu ikisi yan yana durunca kimse rahatsız olmuyor ama gerçekten aynı yöne mi çekiyorlar? Uzun saatler çalışmak bir karakter özelliği mi, yoksa planlamanın tutmadığının kanıtı mı?
Çoğu zaman ikincisi. Bir işi teslim etmek için son üç gecesini masada geçiren biri, azimli olduğu için değil, işi iki hafta önce yanlış ölçtüğü için oradadır. Azim gerçek bir şey, ama teslim gecesinde değil, üçüncü ayında karşılığını alamadığın bir müşteri ilişkisini kesmeye karar verirken lazım olur.
Faturalanamayan saatlerin hesabı
Bağımsız çalışmanın ilk yılında en pahalı hata, çalışılan saatle faturalanan saati aynı sanmak. Teklif yazmak, fatura kesmek, müşteri takibi, muhasebeci yazışması, kendi araçlarının bakımı: hiçbiri fatura edilmez ve haftanın büyük bir dilimini yer.
Basit bir hesap konuyu netleştiriyor. Ayda 60.000 TL almak istiyorsun. Haftada 40 saat masa başındasın ama bunun ancak 25 saati bir müşteriye yazılabiliyor. Ay ortalama 4,33 hafta, yani yaklaşık 108 faturalanabilir saat. Saat ücretin 555 TL çıkar. Aynı hedefi 40 saat üzerinden hesaplarsan 173 saate bölersin ve 346 TL bulursun. Üçte birden fazla eksik fiyatlamışsın, üstelik bunu fark etmen için ayın sonunu beklemen gerekiyor.
Zaman yönetimi becerisi listelerde takvim ve yapılacaklar uygulamasıyla anlatılır. Asıl işlevi bu değil. İki hafta boyunca saatlerini kaydedip faturalanabilir oranını görmek, on bir maddelik listenin tamamından daha fazla iş sonucu üretir.
Profesyonellik dediğimiz şey aslında teslim geçmişi
Bir iş devrederken portföyün parlaklığına değil, geçmiş teslim tarihlerine bakarım. Portföy en iyi günü gösterir, teslim geçmişi ortalama günü. İkincisini daha güvenilir buluyorum çünkü işin geri kalanını ortalama günler doldurur.
Bu, listedeki üç maddeyi tek bir şeye indirger: profesyonellik, sorumluluk bilinci ve ilkelere bağlılık pratikte "söylediğin tarihte söylediğin şeyi teslim ettin mi" sorusunun cevabıdır. Gecikeceğini gecikmeden önce söylemek de buna dahil. Müşteri açısından iki gün geciken iş ile hiç haber vermeden iki gün geciken iş arasındaki fark, bir sonraki projeyi alıp alamamandır.
Esneklik nerede durur
Esneklik listelerin gözdesi, ama sınırı çizilmeden yazılıyor. Peki neye esneklik? Çözüme esneklik iyi bir şey: müşteri belirli bir teknolojide ısrar ediyorsa ve gerekçesi makulse tartışmaya değmez. Kapsama esneklik başka bir şey. "Küçük bir ekleme daha" cümlesiyle büyüyen projeler, aynı listede "ilkelere bağlılık" maddesini yazan kişinin başına gelen tam olarak budur.
Ayrımı yapmanın pratik yolu şu: talep işin nasıl yapılacağına dairse esne, ne kadar iş yapılacağına dairse yeni bir teklif yaz. Bu iki soruyu ayırdığın gün müşteri ilişkilerinin yarısı düzelir.
On bir maddeyi aynı anda geliştiremezsin
Listelerin asıl zararı burada. Zayıf yönlerini çıkarıp hepsini birden çalışmaya başlarsan üç ay sonra hiçbirinde ilerlemiş olmazsın. Bir çeyrekte bir tane seç, ölçülebilir hale getir, sonrasında diğerine geç.
Ölçülebilir demek şu: "iletişimimi geliştireceğim" bir hedef değil, çünkü geliştiğini nereden anlayacaksın? "Her müşteri e-postasını 24 saat içinde yanıtlayacağım" ölçülebilir. "Daha disiplinli olacağım" değil, "her hafta cuma günü saatlerimi kaydedip faturalanabilir oranımı yazacağım" ölçülebilir. Listedeki on bir sıfat karakter tarifi; işe yarayan şey ise onların yerine koyduğun tek satırlık davranış kuralı.