Çocuklarla UX Araştırması: Söylediklerine Değil Yaptıklarına Bakın
Çocuklarla kullanılabilirlik testinde asıl risk veri toplayamamak değil, yanlış veriyi toplayıp ona güvenmek. Çocuk sorduğunuz şeye çoğunlukla evet der, gülen yüzü seçer, sizi memnun etmeye çalışır. Bu yüzden çocuk araştırmasında sorulan sorunun değeri düşüktür, izlenen davranışın değeri yüksek.
Kalabalık grup, kaybolan veri
Çocuk araştırması önerilerinin neredeyse hepsi grubun 12 kişiyi geçmemesini söyler. Aynı listelerde bir madde daha vardır: oturum bir saati aşmasın. İkisini yan yana koyun. On iki çocuk ve altmış dakika, çocuk başına beş dakika eder, üstelik tanışma oyunu, mola ve toparlama hiç hesaba katılmadan. Beş dakikada bir çocuğun arayüzle nerede kavga ettiğini göremezsiniz. Ancak sırayla söz verip "beğendin mi" diye sorabilirsiniz, o da zaten toplanabilecek en zayıf veridir.
Grup düzeni fikir üretmek, çizim yaptırmak, iki tasarım arasında oy almak için iyi çalışır. Bir görevin nerede tıkandığını anlamak içinse birebir oturumu tercih ederim: bir çocuk, bir moderatör, bir de sadece not tutan gözlemci. Beşinci altıncı çocuktan sonra aynı takılma noktalarının tekrarlandığını görürsünüz, ki testi bitirme sinyali de odur.
Gülen yüz kartları ölçtüğünüzü sanmayın
Küçük yaş grubunda çocuk, yetişkinin beklediği cevaba yönelir. Aynı soruyu biraz sonra tersinden sorun, yeni cevabı da aynı istekle onaylayabilir. Buna bir de çıkartma ya da yıldız ödülü eklediğinizde, çocuk artık görevle değil sizinle ilgilenmeye başlar.
Gülen ve üzgün yüz kartlarının sonucu bu yüzden hemen hemen her seferinde gülen yüz olur. Kartı büsbütün atmak gerekmiyor, sadece ondan çıkan sayıyı bulguya dönüştürmemek gerekiyor. Kartı bir konuşma başlatıcı gibi kullanın: çocuk gülen yüzü seçtiğinde "peki en sevmediğin yeri bana gösterir misin" diye devam edin. Gösterdiği yer, seçtiği karttan çok daha fazlasını anlatır.
Sormak yerine yaptırın
Yaşı küçük çocuk hislerini sözcüğe çevirmekte zorlanır, ama gösterebilir. Ekranda ilk nereye dokunduğu, dokunmadan önce kaç saniye beklediği, geri tuşuna kaç kez bastığı, sıkıldığında gövdesini sandalyeden nasıl kaydırdığı hep veridir ve hiçbiri soru gerektirmez.
Sözlü geri bildirim almak istiyorsanız yolu dolambaçlı olsun. Çocuğa uygulamayı beğenip beğenmediğini sormak yerine, aynı yaştaki bir arkadaşına bu uygulamayı nasıl anlatacağını sorun. Anlatırken atladığı adım, sizin arayüzünüzde görünmeyen adımdır. Çizim de aynı işi görür: karakteri, ekranı ya da "bu oyunda en sıkıcı an"ı çizdirmek, doğrudan sorulan sorudan daha dürüst çıkar.
Ebeveyn odada dursun mu
Buna genellikle "çocuk güvende hissetsin, ebeveyn yanında olsun" diye cevap verilir. Uygulamada ebeveyn çoğu zaman testin en büyük gürültü kaynağıdır. Çocuk duraksadığında ipucu verir, yanlış dokununca düzeltir, soruyu çocuk adına kendisi cevaplar. Bir de çocuğun kendini ebeveyninin gözünde başarısız göstermeme çabası vardır ki bunu ölçemezsiniz bile.
Ayrımı yaşa göre yapmak işe yarıyor. Okul öncesinde ebeveyn odada kalsın, ama çocuğun görüş alanının dışında, arkada ve sessiz. Okul çağındaki çocukta ebeveyni bekleme alanına ya da camlı bölmenin diğer tarafına alın. Her iki durumda da ebeveyne oturumdan önce tek cümlelik bir kural söyleyin: yardım etmek yasak, yanlış cevap diye bir şey yok.
Ortam, süre ve izin
Fiziksel ortam için sık verilen tavsiye ilginç bir çelişki taşır: bir yanda "renkli posterler asın, sınıf gibi olsun", öbür yanda "dikkat dağıtıcıları en aza indirin". Çocuk odasında renkli bir poster dikkat dağıtıcının ta kendisidir. Ortam sıcak ve tanıdık olsun yeter; çocuk boyuna uygun masa ve sandalye, ulaşabildiği bir su bardağı, duvarda test sırasında bakacak bir şey yok.
Süre konusunda bir saat üst sınır değil, zaten aşırı. Okul öncesi için 20 dakika, ilkokul çağı için 30 ila 40 dakika gerçekçi. Çocuk sıkıldığında toplanan veri bozulmuyor, tamamen değersizleşiyor, çünkü artık ölçtüğünüz şey arayüz değil sabır.
İzin tarafında pazarlık yok. Ebeveynden yazılı ve neyin kaydedileceğini açıkça belirten bir onay alın, kayıtların ne kadar saklanacağını ve kimin izleyeceğini yazın. Çocuğa da kendi diliyle sorun ve "istemiyorum" deme hakkını oturumun başında açıkça verin. Ortasında bırakmak isterse itiraz etmeden bırakın; o an aldığınız veri, zorla devam ettirilen yirmi dakikadan daha temiz olur.