Erken Tasarım Testleri: Tree Testing ve İlk Tıklama Testi
Bir arayüzü kullanıcıya sunmadan önce yapılabilecek en ucuz test, henüz hiçbir şey çizmeden yapılanıdır. Tree testing ve ilk tıklama testi, prototip hazır olmadan menü adlarının ve sayfa düzeninin işe yarayıp yaramadığını söyler. İkisi farklı şeyleri ölçer; arka arkaya çalıştırdığınızda sorunun adlandırmada mı yoksa düzende mi olduğunu ayırt edebilirsiniz.
İki test, iki ayrı soru
Tree testing'de kullanıcıya hiç arayüz gösterilmez. Elinizde yalnızca menü hiyerarşisinin metin hali vardır: başlıklar, alt başlıklar, onların altındakiler. Katılımcıya bir görev verirsiniz, o da listede aşağı inerek cevabı nerede aradığını gösterir. Ölçtüğü şey tek: adlandırma ve gruplama mantığı kullanıcının kafasındakine uyuyor mu.
İlk tıklama testi bunun tersini yapar. Gerçek bir ekran görüntüsü ya da tasarım koyarsınız, görevi verirsiniz, ilk tıklamanın nereye düştüğünü kaydedersiniz. Burada kelimeler kadar konum, kontrast ve görsel hiyerarşi de devrededir.
Asıl fayda ikisini birlikte kullanınca çıkıyor. Tree testing'i geçen ama ilk tıklama testinde dağılan bir görev varsa etiket doğru, sayfa düzeni yanlıştır: doğru kelime ekranda kullanıcının bakmadığı yerde duruyordur. İkisi de düşükse önce hiyerarşiyi düzeltin. Yanlış adlandırılmış bir menüyü daha görünür yapmak, sorunu büyütmekten başka işe yaramaz.
Görev metnini yazmak testin yarısıdır
Görev, kullanıcının gerçekten yaşayabileceği bir durumu anlatmalı. "Kredi kartınızın süresi doldu, sitede nasıl güncellersiniz?" işe yarar. "Ödeme Yöntemleri sayfasını bulun" işe yaramaz, çünkü aradığınız cevabı görevin içine koymuş olursunuz.
Aynı tuzağın daha sinsi hali eşanlamlılarda saklı. Menüde "Faturalar" yazıyorsa görev metninde "fatura" kelimesini kullanmayın, "geçen ayın ödeme dökümüne ulaşın" deyin. Test ettiğiniz şey kullanıcının kelime eşleştirme becerisi değil, sizin kelime seçiminiz.
Görevleri yazdıktan sonra üç beş kişiyle pilot yapın. Amaç sonuç toplamak değil, metnin anlaşılıp anlaşılmadığını görmek. Pilotu atlayıp yüz kişiye kötü yazılmış bir görev göndermek, testin tamamını çöpe atmanın en hızlı yolu.
Kaç katılımcı? 30 rakamının söylemediği
Yaygın tavsiye görev başına en az 30 katılımcı. Bu bir eşik, hedef değil. Ne kadar kesinlik satın aldığınızı görmek için hesabı yapmak yeterli: 30 kişilik bir görevde başarı oranı %70 çıktıysa %95 güven aralığı kabaca ±16 puandır. Yani gerçek oran %54 de olabilir, %86 da. İki tasarım alternatifinden birinin %65, diğerinin %78 çıkması bu örneklemde hiçbir şey ifade etmez.
Pratik sonucu şu: 30 katılımcı "bu menü kırık mı?" sorusunu cevaplar, "A varyantı B'den iyi mi?" sorusunu cevaplamaz. İkincisi için katılımcı sayısı yüzlerle ifade edilir ve çoğu projede o bütçeyi harcamak yerine bariz kırık olanı düzeltip yola devam etmek daha mantıklıdır.
Rastgele görev ataması da aynı hesaba tabi. 30 göreviniz varsa ve her katılımcıya bunlardan 10'unu gösteriyorsanız, her görev katılımcıların üçte birine düşer; görev başına 30 yanıt istiyorsanız 90 kişi toplamanız gerekir. Görev listesini uzatmak maliyeti doğrusal büyütür, o yüzden teste yalnızca kararınızı gerçekten değiştirecek görevleri koyun.
Katılımcıyı bulmak ve ödüllendirmek
En kolay kaynak kendi kullanıcı listeniz. Ürünü zaten kullanıyor olmaları hem avantaj hem risk: mevcut menüyü ezberlemiş biri, yeni bir kullanıcının asla bulamayacağı yeri bulur. Yeniden tasarım test ediyorsanız katılımcıların bir kısmını ürünü hiç görmemiş kişilerden seçin ve iki grubun sonuçlarını ayrı okuyun.
Dar bir uzmanlık alanına hitap ediyorsanız panel servisleri ya da sektörel katılımcı ajansları zaman kazandırır. Getirdikleri kişilerin çoğu zaman profesyonel test katılımcısı olduğunu ve arayüzlere ortalama kullanıcıdan daha alışkın olduğunu hesaba katın.
Ödülde ölçü basit: katılımcının zamanını karşılasın, davranışını değiştirmesin. Testi bitirene çekiliş hakkı vermek gibi yöntemler görevleri hızla tıklayıp geçme eğilimi yaratır, sabit ve mütevazı bir teşvik daha temiz veri verir. Süreyi de baştan doğru söyleyin; "5 dakika" deyip 20 dakika sürdüren bir test, o katılımcıyı bir daha bulamamanız demektir.