Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Kullanıcı Deneyiminde Gerçekten İşe Yarayan Beş Uygulama

UX: Kanıtlanmış Kalıplar, Kademeli Form ve Tooltip'in Sınırı

Kullanıcı deneyimi tavsiyeleri çoğu zaman birbirini yalanlar. Bir yandan kanıtlanmış kalıplara sadık kal denir, öte yandan cesur ol denir. İkisi de doğru olabilir, ama hangisinin ne zaman doğru olduğu pek söylenmez. Aşağıdaki beş uygulamaya tam olarak o gözle bakıyorum: nerede işliyorlar, nerede ters tepiyorlar.

Kanıtlanmış kalıpla başla

Menü yerleşimi, form akışı, sepet adımları. Bunların çoğu çözülmüş problemler ve sıfırdan navigasyon icat etmek, kullanıcıya öğrenmesi gereken yeni bir dil dayatmak anlamına geliyor.

Peki ya kalıbın kendisi kötüyse? Hamburger menü buna iyi örnek. Mobilde makul, geniş ekranda ise bağlantıları görünmez yapıyor, ve gizli bir bağlantı görünür olandan daha az tıklanıyor. Bu bir zevk meselesi değil, görünürlüğün doğrudan sonucu. Yaygın olmak bir kalıbı doğru yapmıyor, sadece tanıdık yapıyor. Kalıp iyi bir başlangıç noktası, teslim noktası değil.

Yeniliği tek seferde boca etme

Arayüzü baştan aşağı değiştirdiğinizde gelen ilk tepki neredeyse hiçbir zaman tasarımın kalitesiyle ilgili olmaz, değişikliğin kendisiyle ilgilidir. Kullanıcı dünkü kas hafızasını kaybetmiştir ve bunu "kötü olmuş" diye ifade eder.

Bu yüzden yayına aldıktan sonraki ilk birkaç gün ölçüm için işe yaramaz. Şikâyet sayısı düşmeye başlayıp bir platoya oturmadan yeni arayüzü değerlendirmeye kalkarsanız, iyi bir tasarımı gürültü yüzünden geri almış olursunuz. Değişikliği küçük parçalara bölmenin asıl faydası da bu: hangi parçanın gerçekten sorun çıkardığını ayırt edebilirsiniz.

Seçtiğin kalıbın gerekçesini yaz

Bir arayüz kararını belgelemenin en çok işe yaradığı an, yeni birinin ekibe katıldığı an değil. Altı ay sonra o ekrana geri dönen kişi sizsiniz ve "burada neden tek kolon kullanmışız" sorusunun cevabı hatırlanmıyorsa, karar yeniden tartışmaya açılıyor.

Uzun bir tasarım sistemi dokümanı gerekmiyor. Ekran adı, seçilen kalıp, bir cümlelik gerekçe. Üç satır, erişilebilir tek bir sayfada.

İlk ekranda sorduğun her alanın bir bedeli var

Kayıt formunu kısaltmak, alanları ikinci aşamaya taşımakla aynı şey değil. Ertelenmiş soru silinmiş sayılmaz: ikinci adımı tamamlayan kullanıcı oranı, birinciyi tamamlayanın hep altında kalır, çünkü araya en az bir ekran ve bir karar daha girer.

Yani kademeli bilgi toplama pratikte "sonra sorarım" değil, "belki hiç öğrenemem" demek. Sorulacak doğru soru şu: bu alan olmadan kullanıcıya değer üretebiliyor muyum? Cevap evetse alanı sonraya bırakmayın, tamamen çıkarın. Hayırsa zaten ilk ekranda sormanız gerekiyor, gerekçesini de yanına yazın.

Tooltip iyi fikir, hover kaybolana kadar

Kalabalık ekranlarda açıklamayı araç ipucuna taşımak düzeni koruyor, doğru. Ama dokunmatik ekranda hover diye bir olay yok. Parmak ya dokunur ya dokunmaz, aradaki "üzerine geldi" durumu yok. Tarayıcılar bunu tap ile taklit ediyor, tap ise zaten öğenin kendi eylemini tetikliyor.

Sonuç: mobilde tooltip ya hiç görünmüyor ya da yanlışlıkla tetiklenen bir tıklamanın yan ürünü olarak beliriyor. Bir formda asıl açıklamayı tooltip'e koyduysanız, o açıklama mobil kullanıcı için mevcut değil. Ayrımı buradan yapın: ikincil bilgi tooltip'te, kararı etkileyen bilgi ekranda, alanın hemen altında.

Teknoloji tarafı kısa

İkonlar ve logolar için SVG, çünkü tek dosya her ekran yoğunluğunda net çıkıyor ve boyutu da küçük. Görsel ağırlıklı sayfalarda modern formatlar. Tema renklerini tek yerde toplamak için bir değişken katmanı (bunu artık LESS gibi bir ön işlemci yerine CSS custom property'leriyle yapmayı daha temiz buluyorum).

Bunların hiçbiri arayüzü iyi yapmıyor, sadece kötü yapmayı zorlaştırıyor. Farklı cihazlarda test etmeden hiçbirine güvenmeyin; özellikle tooltip meselesinde, kendi telefonunuzda beş dakika denemek bir haftalık tartışmayı bitirir.