Kalitatif Araştırma Sonuçlarını Görselleştirmek: Ne Gösterir, Neyi Siler
Kalitatif bir araştırma bittiğinde elinizde saatlerce kayıt, sayfalarca not ve birbirini tutmayan onlarca cümle kalır. Bunları affinity diagram, empati haritası ya da yolculuk haritasına dökmek ekibi ortak bir zemine oturtur. Ama her görselleştirme aynı zamanda bir eleme işlemidir: neyin dışarıda kaldığını bilmeden bakılan harita, ham notlardan daha yanıltıcı olabilir.
Görselleştirme aslında neyi çözer
Ham kalitatif veri paylaşılabilir bir nesne değildir. On görüşmenin dökümünü kimse baştan sona okumaz; okusa bile herkes farklı cümlelerin altını çizer ve toplantıya farklı bir kullanıcı portresiyle gelir. Haritalar bu dağılmayı toplar, tartışmayı aynı nesnenin üzerine sabitler.
Buraya kadar itiraz eden yok. Asıl mesele sonrasında başlıyor. Harita bir kez duvara asıldığında verinin özeti olmaktan çıkıp verinin kendisi sayılmaya başlıyor, altındaki notlara bir daha dönen olmuyor. Yanlış gruplanmış bir tema, üç ay boyunca kimsenin sorgulamadığı bir tasarım gerekçesine dönüşebiliyor.
Üç yöntem, üç ayrı soru
Bu üçü sık sık birbirinin alternatifi gibi anlatılır, oysa farklı sorulara cevap verirler. Hangisine ihtiyacınız olduğu, elinizdeki sorunun ne olduğuna bağlı.
Affinity diagram: temalar nereden geliyor
Her gözlemi, alıntıyı ve şikayeti tek tek nota yazıp benzer olanları yan yana getirirsiniz. Post-it ile duvarda da olur, Miro ya da FigJam gibi araçlarda da. Yöntemin gücü, temaların önceden belirlenmemesi; ekibin kafasındaki kategoriler yerine verinin kendi kümeleri çıksın diye vardır.
Pratikte tam da burada zorlanır. Aynı not setiyle iki ayrı gruplama yaptığım bir proje oldu, ikisi de savunulabilirdi ve tema sayıları farklıydı. Gruplamayı yapan kişi verinin dışında değil, içinde. Bunu kabul edip gruplamayı en az iki kişiyle ayrı ayrı kurdurmak, sonra farkları konuşmak, tek turda çıkan temiz diyagramdan daha güvenilir bir sonuç veriyor.
Empati haritası: kimin için tasarlıyoruz
Söyledikleri, yaptıkları, düşündükleri ve hissettikleri diye dört kutu. Bu dördü aynı cinsten değil. İlk ikisi gözleme dayanır, kayıtta vardır, gösterilebilir. Son ikisi çıkarımdır; siz üretirsiniz.
Haritada bu ayrım görünmüyorsa, üç hafta sonra kimse hangisinin katılımcıdan hangisinin ekipten geldiğini hatırlamaz. Alıntıyı tırnak içinde ve katılımcı koduyla yazın, çıkarımı ayrı bir renkte tutun. Ucuz bir alışkanlık, geri dönüşü yüksek.
Yolculuk haritası: iş nerede kırılıyor
Kullanıcının bir görevi baştan sona nasıl tamamladığını, hangi temas noktasından geçtiğini ve nerede takıldığını sırayla gösterir. Ekipler genelde en çok bundan fayda görür, çünkü çıktısı doğrudan bir liste üretir: şu adımda bekleme var, şu adımda kullanıcı üçüncü kez aynı bilgiyi giriyor.
Altındaki duygu eğrisi ise yöntemin en tartışmalı parçası. Sekiz görüşmeden ortalama bir duygu çizgisi çıkarmak, kalitatif veriyi sessizce niceliğe çevirmektir. Sekiz kişilik bir örneklemde ortalama zaten anlamlı bir istatistik değil ve ortalamanın sildiği ilk şey aykırı vaka oluyor. Oysa kalitatif araştırmanın varlık sebebi büyük ölçüde o aykırı vaka. Tek bir eğri yerine iki üç farklı profilin eğrisini üst üste çizmek, hem daha dürüst hem de karar vermek için daha kullanışlı.
Haritayı geri izlenebilir tutun
Görselleştirmenin raporun yerine geçtiği yaygın bir yanılgı var. Geçmiyor; üstüne bir katman ekliyor ve o katmanın altına inebilmek gerekiyor. Haritadaki her kutunun hangi katılımcının hangi cümlesinden çıktığı yazılı değilse, biri itiraz ettiğinde tartışma veriye değil hafızaya dayanır.
- Her nota katılımcı kodu düşün (P1, P4 gibi), isim değil.
- Tema başlıklarının altında en az bir gerçek alıntı dursun.
- Gruplama dışında kalan, hiçbir temaya oturmayan notları silmeyin; ayrı bir köşede kalsınlar.
O köşe genelde en ilginç yerdir. Bir temaya oturmadığı için elenen not, çoğu zaman kimsenin beklemediği bir kullanım biçiminin tek izidir. Görselleştirmenin işi anlatmayı kolaylaştırmak, tekrar bakmayı imkansızlaştırmak değil.