Konu Başlıkları
Yükleniyor...

UX'te Sektör Bilgisi: Nerede Gerekli, Nerede Fazlalık

Sektör Uzmanlığı Bir UX Tasarımcısını Ne Kadar Değiştirir?

Sektör bilgisi olmadan iyi bir arayüz tasarlanır mı sorusu, aslında iki farklı soruyu tek soru gibi tartışıyor. Kullanıcıyı anlamak için o alanın uzmanı olmanız gerekmiyor. Tasarladığınız ekranın gerçekten çalışabilir olması için ise o alanın kısıtlarını bilmeniz gerekiyor. Bunlar aynı gereksinim değil ve tartışma çoğunlukla tam burada sapıyor.

Karışan iki soru

Kullanıcıyı gözlemlemek alandan bağımsız bir beceri. Birinin sigorta formunu yarıda bırakmasını izlemek için sigortacılık bilmeniz gerekmiyor; nerede duraksadığı, hangi cümleyi iki kez okuduğu, hangi alanı atladığı gözle görülüyor. İkinci soru bambaşka: önerdiğiniz ekranın kurulabilir olup olmadığı. "Poliçe iptali tek adımda olsun" cümlesi, iptalin arka tarafta üç ayrı sistemde karşılığı olduğunu bilmeyen biri söylediğinde bir tasarım kararı değil, dilek.

Bu ayrımı yapmayan tartışma kısır kalıyor, çünkü iki taraf da kendi sorusunda haklı. Araştırmacı empatinin sektör tanımadığını söylerken doğru söylüyor. Alan uzmanı da "sen bunun bedelini bilmiyorsun" derken doğru söylüyor.

Taze bakış tek kullanımlıktır

Sektöre yeni girenin avantajı uydurma değil. Varsayım stoğu olmadığı için soruyor, herkesin cevabını bildiğini sandığı şeyi soruyor, bazen de kimsenin sormadığı yerde tıkanmayı buluyor.

Ama bu avantajın ömrü kısa. Aynı metinler bir yanda endüstri körlüğüne karşı uyarıyor, öte yanda "müşteriyle yakın çalışıp sektörün detaylarını öğren" diyor. İkisi birlikte tutarlı değil. Öğrenme işi işe yaradıysa ikinci projede artık içeridensiniz; körlük dediğiniz şeyin ilk adımını kendi elinizle atmış olursunuz. Kayıp değil bu, mesleğin olağan seyri. Tutarsız olan, ikisini birlikte tavsiye etmek.

Yeni bir alana girdiğimde ilk iki haftada aklıma gelen aptalca soruların listesini yazılı tutmayı tercih ederim, çünkü aynı listeyi bir ay sonra aynı saflıkla üretmek mümkün olmuyor.

Alan bilgisi olmadan yapılamayan işler

  • Mevzuatın ekrana dayattığı zorunluluklar. Rıza metninin nerede, hangi ifadeyle alınacağı kullanıcı testinden çıkmaz, düzenlemeden okunur.
  • Terimin yanlış seçilmesinin anlamı bozduğu alanlar. Sağlıkta "doz" ile "günlük toplam doz" arasındaki farkı sadeleştirme adına silen bir arayüz, okunabilirlik kazanıp güvenlik kaybeder.
  • Bir ekranın uygulama maliyeti. Hangi alanın tek sorguyla dolduğunu, hangisinin üç servisi beklettiğini bilmeyen tasarımcı ekibe kolay görünen ama pahalı olan yolu önerir.

En sık atlanan üçüncüsü. Bir arayüz kararının bedelini kabaca kestirebilmek o kararın yarısıdır; kestiremeyen tasarımcı, geliştirici "bu böyle olmaz" dediğinde pazarlık yapacak zemini de kaybeder ve ekranın son hali mühendisin en kolay bulduğu çözüme göre şekillenir.

Pratikte nasıl karar verilir

Genel tüketici ürünlerinde, e-ticarette, içerikte, rezervasyonda alan bilgisi bir işe alım kriteri değil. Araştırma disiplini olan biri iki hafta içinde yetişir, gerisi zaten kullanıcıdan gelir. Finans, sağlık, sanayi yazılımı ve kamu süreçlerine bağlı işlerde tersi geçerli: tek başına iyi bir tasarımcı yetmiyor, yanına alanı bilen birini koymadan çıkan iş ya mevzuata ya geliştirmeye çarpıyor.

Ajans tarafında satılabilir olan da bu ikinci durum. "Her sektöre bakarız" bir vaat değil; "bu alanda daha önce çarptığımız duvarları biliyoruz" ise ölçülebilir bir iddia, referans projeyle kontrol edilebiliyor.

Kaynaklar