Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Tasarım İşi Ararken Sayılan Beş Hata: Üçü Doğru, İkisi Tartışmalı

Tasarım Başvurusunda Neye Bakılır, Maaş Ne Zaman Sorulur

Tasarım işi başvurularında sürekli aynı beş hata sayılır: yazım hataları, fazla muhtaç görünmek, şirketi araştırmamak, gereğinden samimi olmak, soru sormamak. Listenin üç maddesi gerçekten eliyor. Kalan ikisi ise tavsiye diye dolaşan, uygulandığında başvuranın aleyhine çalışan kalıplar.

Yazım hatası ucuz bir eleme filtresidir

Özgeçmişteki yazım hatası, dil bilgisinden çok başka bir şeyi işaret ettiği için ceza görüyor: gönderdiğin dosyayı son bir kez okumamış olmanı. Masasında yüz başvuru olan biri için bu, saniyeler süren bir eleme kriteri. Adil olduğu için değil, hızlı olduğu için kullanılıyor.

Aynı filtre portföyün kendisinde de çalışır. Hizalanmamış bir kart, iki sayfada iki farklı gövde puntosu, dışa aktarılırken bozulmuş bir görsel; bunlar bir yazım hatasıyla aynı mesajı verir. Dosyayı gönderdikten sonra kendine de yolla ve telefonda aç.

Araştırma, soru sorabilmenin ön koşulu

Şirketi araştırmamak ve görüşmede soru sormamak iki ayrı hata gibi listeleniyor, oysa aynı hatanın iki yüzü. Sorusu olmayan aday çoğunlukla ilgisiz değildir, soracak kadar bilmiyordur.

İşe yarayan hazırlık, "kurumsal kültürü öğren" gibi soyut bir ödev değil. Ürünü aç, kullan, verilmiş bir karar bul ve onu sor: bu akış neden iki adım, kayıt formundaki şu alan neden zorunlu, geçen sürümde ne değişti. Böyle bir soru hem karşındakinin işine gerçekten baktığını gösterir hem de gelen cevaptan ekibin nasıl çalıştığını okursun.

"Muhtaç görünme" tavsiyesi kimin işine yarıyor

Bu madde her listede var, gerekçesi hiç sorgulanmıyor. Pratikte söylediği şey şu: pazarlık gücünün zayıf olduğunu karşı tarafa belli etme. Tavsiyenin bir kısmı işe yarar, ama olduğu gibi uygulandığında çoğunlukla işverenin konumunu korur.

İşe yarayan kısmı ayırmak zor değil. İstekli olmak sorun değil, konuşmanın tamamının senin ihtiyacın etrafında dönmesi sorun. "Her işi yaparım" cümlesi seni esnek göstermiyor, ne yapabildiğini bilmiyor gösteriyor. Hangi işi neden yaptığını anlat, isteklilik zaten görünür.

Samimiyet meselesi büyütülüyor

İlk görüşmede mesafeyi korumak makul bir varsayılan, ama listelerin bu maddeye verdiği ağırlık gerçek riskle örtüşmüyor (yıllardır başvuru okuyorum, fazla samimi olduğu için elenen birini hatırlamıyorum; özensiz iş yüzünden elenen çok). Ekibin tonunu ilk beş dakikada duyarsın, ayarını da ona göre yaparsın.

Maaşı sona bırakma tavsiyesi ters çalışır

Aynı listeler iki şeyi yan yana söylüyor: görüşme senin de şirketi değerlendirdiğin bir ortamdır, ama ücret ve yan haklar teklif gelene kadar açılmamalıdır. Bu ikisi bir arada duramaz. Kararını belirleyecek en ağır değişkeni sürecin sonuna bırakırsan, değerlendirme yapan taraf sen olmuyorsun.

Maliyeti de somut. Üç turlu bir süreç, araya örnek proje giriyorsa iki üç haftayı ve birkaç günlük gerçek emeği bulur. Bandın uymadığını en sonda öğrenmek, o emeğin tamamını zarara yazmak demek. Bandı ilk görüşmede tek cümleyle sorabilirsin; kaba düşmez, üstelik soruyu cevaplamayan şirket sana kendisi hakkında bir şey anlatmış olur.

Kaynaklar