Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Freelance Tasarımcılık Kime Uyar, Geliri Neyle Sınırlıdır

Serbest Tasarımcılığa Geçmeden Önce Yapılması Gereken Hesap

Freelance tasarımcılığı anlatan yazılar genelde özgürlükle başlar, sınırsız gelir vaadiyle biter. İkisi de yarım doğru. Kararı verirken bakılması gereken şey aslında iki sayı: haftanın kaç saatini gerçekten tasarım yaparak geçirdiğin, ve o saatin fiyatını neye göre belirlediğin.

Serbest çalışma tam olarak neyi serbest bırakır

Esneklik takvim üzerindedir, iş yükü üzerinde değil. Ajansta mesai saati sabittir ama iş bittiğinde biter. Serbest çalışırken saatler esner, sorumluluk esnemez.

Bunu somutlaştıran örnek şu: müşteri cuma akşamı revizyon istediğinde hayır diyebilmen, o müşteriyi kaybetmeyi göze alabilmene bağlıdır. İlk yılda göze alamazsın. Yani esneklik ilk günden gelen bir hak değil, iş akışı düzene girdikçe kazanılan bir şey. Portföy özgürlüğü ise gerçekten baştan var: ajansta marka kılavuzunun içinde kalırsın, serbest çalışırken hangi işi yapacağını seçersin. Seçebilmek için de reddedebilecek kadar teklif almak gerekir.

Gelir neden sınırsız değil

Saat satan birinin geliri aritmetikle sınırlıdır, disiplinle değil. Hesabı adım adım kuralım.

Günde faturalanabilir 6 saat iyi bir gündür; kalan zaman teklif yazmaya, yazışmaya, muhasebeye ve müşteri aramaya gider. Yılda tatiller düşünce 220 civarı iş günü kalır. 6 çarpı 220, yılda 1320 faturalanabilir saat eder. Saat ücretin ne olursa olsun tavan bu sayıyla çarpılarak bulunur ve o tavanı yükseltmenin tek yolu ya saati pahalılaştırmak ya da günü uzatmaktır. Günün uzunluğu sabit olduğuna göre geriye tek değişken kalıyor.

Sınırın büsbütün kalkması için gelirin masada geçen süreden kopması gerekir. Üç yol var: proje bazlı fiyatlandırma (hızlandıkça saat başına kazancın örtük olarak artar), tekrar tekrar satılabilen bir ürün (tema, şablon, ikon seti), ve işin bir kısmını devrettiğin biri. Üçünün de kendi sorunları var, ama ortak özellikleri aynı: kazanç artık senin oturduğun saatlere bağlı değil.

İşin ne kadarı tasarım

Serbest çalışmaya geçen tasarımcıların ilk şaşırdığı yer burası. Teklif hazırlamak, kapsam pazarlığı yapmak, fatura kesmek, ödemeyi takip etmek, vergi işlerini çevirmek ve bir sonraki işi bulmak da mesaidir. İlk yıllarda tasarım, toplam çalışma süresinin yarısını çoğu zaman bulmaz.

Bu kötü haber değil, planlama verisi. Aylık gelir hedefini faturalanabilir saatlerin üzerinden kur, çalışma saatlerinin üzerinden değil. Aksi halde ay sonunda çok yorulmuş ama az kazanmış olursun ve suçu yanlış yere, kendi hızına yüklersin.

Ucuza başla, sonra zam yap tavsiyesinin sorunu

En sık tekrarlanan tavsiye bu ve göründüğünden çok daha pahalı.

Kaba matematik ilk bakışta lehine duruyor: fiyatını ikiye katlarsan, aynı geliri korumak için müşterilerinin yarısını kaybetmeyi göze alabilirsin. Sorun oranda değil, kimin gittiğinde. Ucuz olduğun için gelen müşteri, seçim kriteri fiyat olan müşteridir; zam yapıldığında bu kitlede kayıp yarıda durmaz, çünkü onlar için senin yerine geçecek bir sonraki ucuz seçenek her zaman vardır.

İkinci ve daha sinsi maliyet portföyde. Referansların ve gösterebildiğin işler o düşük bütçeli segmentten oluşur. Pahalı müşterinin karşısına, ucuz işlerin sonuçlarıyla çıkarsın. Fiyat etiketini değiştirmek bir dakika sürer, portföyün anlattığı hikayeyi değiştirmek bir yıl.

Daha sağlam yol, hedeflediğin fiyata baştan yakın durmak ve ilk işlerde indirim yerine kapsamı küçültmek. Tam fiyattan tek sayfa yapmak, yarı fiyattan beş sayfa yapmaktan hem daha az iş çıkarır hem daha iyi bir referans bırakır.

Sözleşme, kapsam ve revizyon

Sözleşmeyi tek sayfada tut, avukat şablonuna gerek yok; kapsam, teslim tarihi, ödeme koşulu ve revizyon sayısı net yazılıysa anlaşmazlıkların çoğu zaten doğmaz.

Bu dördü içinde en kritiği revizyon sayısıdır. Kapsam kayması genelde büyük bir talep olarak gelmez, ufak isteklerin toplamı olarak gelir. Üç revizyon yazmak, dördüncüsünü reddetmek anlamına da gelmiyor: dördüncüsünün ek ücretli olduğunu söyleyebilmen anlamına geliyor. Fark burada.

Kime uyar

Öz motivasyon soyut bir kişilik özelliği değil, geçmişte kanıtı olan bir davranıştır. Kendine sorulacak en hızlı soru şu: son üç ayda, kimse istemediği ve teslim tarihi olmadığı halde başlayıp bitirdiğin bir iş var mı? Cevap hayırsa, serbest çalışma o eksikliği kapatmaz, büyütür.

Ötesi hesap işi. Faturalanabilir saatini, hedef saat ücretini ve müşteri bulmaya ayıracağın zamanı yazıp çarptığında çıkan sayı bugünkü maaşının anlamlı ölçüde üstündeyse geçiş mantıklı. Değilse sorun serbest çalışmada değil, fiyatlandırmada; ve o sorun ajanstan çıkınca kendiliğinden çözülmüyor.