Girişimciler için UX: Ne Kadarı Kurucunun İşi?
Girişimcilerin UX konusundaki asıl sorunu tasarımı önemsememek değil, nereye kadar kendilerinin yapacağını bilmemek. Kurucunun tek başına yürütebileceği işlerle uzman isteyen işler arasında net bir sınır var, ve bu sınır bütçeyle değil kararın geri dönülebilirliğiyle çizilir. Aşağıda o sınır, sınırın altında kalan işleri nasıl yürüteceğin ve kendi ürününü test ederken düştüğün tuzak var.
Sınırın altında kalanlar
Erken aşamada kullanıcı deneyimi işinin büyük kısmı yöntem değil, dikkat meselesi. Ürünü ilk kez gören birinin nerede duraksadığını izlemek için sertifika gerekmiyor. Kurucu bunu kendi yapabilir, üstelik yapmalı da: müşteriyle arasına bir katman koyan kurucu, ürünün neden tutmadığını hep ikinci elden öğrenir.
Kendi başına yürüyen kısım şu: birkaç kullanıcıyla görüşme, akışı kağıda çizme, tek ekranlık tıklanabilir bir prototip, ve haftada bir kez birinin ürünü kullanmasını sessizce izleme. Hepsi bir günün içine sığar. Bu aşamada prototipi gerçek kodla yazmam; yazılan koda insan sahip çıkıyor, sahip çıktığı şeyi de test etmiyor, savunuyor.
Kendi ürününü test etmenin tuzağı
Soruyu soran kişi cevabın hangi yöne çıkmasını istediğini biliyorsa, soru da o yöne doğru eğilir. "Burası anlaşılıyor değil mi?" diye soran kurucu, anlaşıldığını duyar. Kullanıcı da yardımcı olmak ister, çünkü karşısındaki kişi ürünü yapan kişidir.
Pratik karşılığı basit. Soruyu ürünün üstünden değil, kullanıcının görevinin üstünden sor. "Bu ekranı beğendin mi" yerine "şimdi ilk siparişini ver" de, sonra sus. Kullanıcı takıldığında kurtarma; takıldığı yer zaten aradığın bulgudur. Kurtarırsan test biter, tanıtım başlar.
Not aldığın şey de yorum değil davranış olsun. "Menüyü karışık buldum" cümlesinden çok, menüde üç kez ileri geri gitmiş olması işine yarar.
Sınırın üstüne çıkanlar
Ölçüt geri dönülebilirlik. Değiştirmesi ucuz olan kararlar kurucuda kalabilir: metin, yerleşim, buton yeri, renk. Bunları yanlış yaparsan bir öğleden sonra düzeltirsin.
Pahalı olanlar ayrı bir kümede. Bilgi mimarisi, kayıt ve yetkilendirme akışı, veri modelinin arayüze yansıyan kısmı. Bunlar yanlış kurulduğunda düzeltmenin adı tasarım değişikliği değil, veri göçü olur; üstelik o sırada elinde canlı kullanıcı vardır. Bu üç başlıkta deneyimli birinden birkaç saat almak, altı ay sonra iki haftalık göç işinden ucuza gelir.
İkinci sınır ürün yüzeyinin büyüklüğü. Bir kurucu, aşağı yukarı tek oturuşta gözden geçirebileceği kadar ekranı kafasında tutarlı tutabilir. Ekran sayısı bunu aştığı anda ortaya çıkan tutarsızlıklar zevk meselesi değil, kimsenin bütünü aynı anda görememesinin sonucu. O noktada işi çözen şey daha iyi bir tasarımcı değil, ortak bileşen seti: aynı düğme, aynı boşluk, aynı hata mesajı tek yerden gelsin.
Kaynak metnin atladığı yer
Girişimcilere sık verilen tavsiye ikiye bölünüyor ve iki parça birbirini yiyor. Bir yanda "temel UX bilgisiyle uzmana ihtiyaç duymadan hızlı ilerle", öbür yanda "kimi işe alacağını bilmek için UX bilmen gerekir". İkincisi doğru, ama birincisinin gerekçesi değil. Kendin yapmanın sebebi tasarruf değil, kullanıcıyla arana kimseyi koymamak. Tasarruf sanıp yapmaya devam edersen, ürün büyüdükçe biriken tasarım borcunu sonradan koda ödersin.
Kaynaklar