Micro-copy: Buton, Form ve Hata Mesajı Metinlerini Yazmak
Bir arayüzde okuduğunuz metinlerin çoğu makale değildir: butonun üstündeki iki kelime, form alanının altındaki açıklama, kırmızı çerçeveyle beliren tek satırlık uyarı. Bunlara micro-copy deniyor. Kullanıcının bir sonraki adımı doğru atıp atmayacağını çoğu zaman sayfadaki uzun metin değil, işte bu iki kelime belirler.
Küçük metin nerede durur
Micro-copy tek bir metin türü değil, arayüze dağılmış kısa parçaların ortak adı. Kullanıcı bir formu doldururken, ödemeyi onaylarken ya da yanlış şifreyi üçüncü kez girerken hep bu parçalarla konuşur.
- Buton ve bağlantı metinleri
- Form etiketleri ve alanların altındaki açıklamalar
- Hata, uyarı ve başarı mesajları
- Boş durum ekranlarındaki tek satırlık yönlendirmeler
- Onay kutularının yanındaki izin metinleri
Listenin ortak yanı şu: hepsi kullanıcının karar vermek üzere olduğu anda ekranda. Uzun bir tanıtım metnini okumadan geçebilirsiniz, ama iki seçenekli bir butonun üstündeki kelimeyi okumadan tıklayamazsınız.
Kullanıcının kelimesi, sizin jargonunuz değil
Bir alanın adını şirket içinde ne diyorsanız o yapmak en kolay yol, genelde de en yanlış olanı. "Eğitim Geçmişi" başlıklı bir alan, kimine lise diploması kimine üç günlük sertifika demek. "Sadece tamamladığınız mesleki sertifikaları yazın" cümlesi bir kelime uzun, ama geri dönen form sayısını düşürür.
Bu kelimeleri masa başında tahmin etmek yerine, kullanıcı görüşmelerinde ya da destek taleplerinde insanların o işlemi nasıl adlandırdığına bakın. Destek kayıtları bu iş için fazlasıyla iyi bir kaynaktır, çünkü orada insanlar sizin arayüzünüzün terimiyle değil kendi terimiyle yazar.
Kısalık kuralının sınırı
Micro-copy rehberlerinin çoğunda iki tavsiye yan yana durur: kısa yaz, ve kullanıcıdan tam olarak ne beklendiğini söyle. Bu ikisi her bileşende birden geçerli değil. Buton etiketi iki kelimeyle biter. Parola kuralını anlatan bir hata mesajı ise üç ayrı koşulu tek satıra sığdıramaz, sığdırmaya çalışırsa kullanıcı çıkmazda kalır.
Yani kısalık hedefi bileşene göre değişir. Etiket ve buton kısalır; hata mesajı, kullanıcıyı takıldığı yerden çıkaracak kadar uzar. "En fazla on kelime" gibi tek bir sayı vermek, en çok da hata mesajlarında zarar verir.
Tutarlılık yazım değil envanter işi
Bir projede aynı akışın iki ucunda "Şifremi unuttum" ile "Parolanızı mı unuttunuz?" yan yana duruyordu, ikisini de farklı yıllarda farklı kişiler yazmıştı. Sorun kimsenin dikkatsiz olması değildi; metinlerin nerede tutulduğuydu.
Bir arayüzde kısa metinler tipik olarak üç ayrı yerden gelir: sayfa şablonundan, sunucu tarafındaki doğrulama katmanından ve kullandığınız hazır kütüphanenin varsayılan mesajlarından. Üçüncüsü çoğu zaman kimsenin yazmadığı metindir, kendi tonuyla ve bazen kendi diliyle konuşur. Bu yüzden tutarlılık bir üslup meselesi olmadan önce bir toplama meselesidir: metinleri tek bir dil dosyasında toplayın, doğrulama mesajlarını da oraya taşıyın. Aynı ifadenin iki farklı hâlini ancak hepsi tek yerde göründüğünde fark edersiniz.
Marka sesi her yerde aynı ses değil
Ton sabit kalmalı, ama sesin yüksekliği ekrana göre değişir. Karşılama ekranında samimi olan bir marka, ödeme başarısız olduğunda espri yapmamalı. Kullanıcı o anda para kaybetmekten korkuyor; şaka onu rahatlatmaz, ciddiye alınmadığını düşündürür. Hata mesajlarında marka sesi, sakin ve doğrudan olmaktan ibarettir.
Kaynaklar