Kendi İşini Kurmak: Doğru Zaman Değil, Doğru Hazırlık
Kendi işini kurmak için beklenen "doğru zaman" hiç gelmez. Gelen şey hazırlıktır: cebindeki para ve daha istifa etmeden bulduğun ilk müşteri. Bu ikisi yerindeyse ayrılma tarihin önemsizdir, değilse piyasanın en parlak dönemi bile seni taşımaz.
Hazırlık maaş alırken yapılır
Şirket kurmanın görünmeyen kısmı büyük ölçüde evrak ve altyapı işidir. Vergi dairesi kaydı, muhasebeci, sözleşme şablonu, fatura düzeni, portföy sayfası, ödeme altyapısı. Bunların hiçbiri yaratıcılık istemez, sadece zaman ister. Zamanı da en ucuz maaş alırken satın alırsın. İstifa ettikten sonra aynı işleri yapmak, aylık gideri olan bir takvimde yapmak demektir.
Bu hazırlığı bitirmeden çıkma. İlk müşteriye "fatura kesemiyorum, biraz bekler misiniz" demek zorunda kalırsan, o müşteriyi kaybetmesen bile pazarlık gücünü kaybedersin.
Altı aylık birikim aslında dört ay
En yaygın tavsiye altı aylık gideri kenara koymaktır. Doğru bir başlangıç noktası ama hesabın içinde bir boşluk var: birikim, para kazanmaya başladığın güne kadar değil, kazandığın paranın hesabına geçtiği güne kadar yeter.
Şöyle işliyor. İlk ayda müşteriyi buldun, ikinci ayda işi teslim ettin, faturayı kestin. Kurumsal müşteride 30 ila 45 gün vade standarttır, gecikme de olur. Para dördüncü ayda gelir. Yani altı aylık birikimin sana verdiği gerçek deneme penceresi dört ay civarındadır, üstelik bu senaryoda ilk işi hemen bulduğun varsayılıyor.
Gider tarafı da tek kalem değil. Kişisel harcamalarının yanına sigorta primi, muhasebe ücreti ve varsa kira eklenir, bunlar ciro sıfırken de tahakkuk eder. Birikimi hesaplarken aylık rakamı kişisel giderin değil, kişisel gider artı sabit iş gideri olarak al. Fark genelde küçümsendiği için ilk kriz de beklenenden erken gelir.
Yan iş olarak başlamak yavaştır ama işe yarar
Akşamları ve hafta sonları çalışarak başlamak riski düşürür. Karşılığında hızını verirsin ve bu takas çoğu kişinin sandığından pahalıdır.
Tam zamanlı çalışan biri işine haftada 45 saat verir. Mesai sonrası bulabileceğin gerçek verim, yorgunluğu da sayarsan haftada 10 saat civarındadır. Aradaki oran dört ila beş kat. Tam zamanlı üç ayda kurulabilecek bir iş, yan iş temposunda bir yılı bulur. Bu sürede piyasa değişir, müşteri bekler, motivasyon aşınır.
Yine de yan işten başlamak yanlış değil. Yanlış olan, tam zamanlı takvimle plan yapıp yan iş temposuyla çalışmak. Kendine söz verdiğin tarihi baştan dörtle çarp, sonra o tarihe göre karar ver.
İlk müşteri istifadan önce gelir
Sıralamayı ters kuran çok kişi var: önce ayrıl, sonra müşteri ara. Bu sıralama işlemiyor. Boş takvimle geçen ilk ay, hem birikimi hem de kararın arkasındaki inancı aynı anda yer.
Ayrılmadan önce en az bir ücretli iş bitir. Tutar küçük olabilir, önemli olan sürecin tamamının bir kez dönmüş olması: teklif, sözleşme, teslim, fatura, tahsilat. Bu döngüyü bir defa gördükten sonra kendi fiyatını tahminle değil ölçümle koyarsın, ki bir işletmenin ilk yılında en çok işe yarayan bilgi budur.
Eski işverenle serbest çalışmayı sürdürmek de geçerli bir yol, ancak rekabet yasağı ve gizlilik maddelerini sözleşmenden okumadan bu kapıyı çalma. İyi ayrılmış bir ilişki ilk müşterindir, kötü ayrılmış olan ise dava dosyası.
Karar anı
Şuna dürüst cevap ver: hafta sonlarını bu işe vermek sana yük gibi mi geliyor, yoksa haftanın beklediğin kısmı mı? Yük gibi geliyorsa sorun zamanlamada değil, iş fikrinde. Doğru fikri bulan insan hazırlık aşamasında da zaten çalışıyor olur, ay ve yıl seçmez.