Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Tasarım Geri Bildirimini İşe Yarar Hale Getirmek

Tasarım Geri Bildirimi: Doğru Soruyu Sormak, Oturumu Kurmak

Tasarım geri bildirimi toplantılarının çoğu tasarımı iyileştirmez. Herkes sırayla fikrini söyler, birkaç renk tartışması çıkar, dosya kapanır. Farkı yaratan şey katılımcıların yeteneği değil, sorulan sorunun darlığı ve oturumun nasıl kurulduğu.

Soru ne kadar darsa cevap o kadar kullanılır

“Bunu beğendin mi?” sorusunun cevabı aksiyona dönüşmez, çünkü soru bir tercih ölçüyor. Ölçmen gereken tercih değil, davranış. Soruyu ekrandaki tek bir karara indirdiğinde cevap da o karara ait olur:

  • Bu ekranda ilk ne yapardın?
  • Hangi adımda ne yapacağından emin olamadın?
  • Bu düzen sayfanın işini kolaylaştırıyor mu, yoksa sadece daha derli toplu mu gösteriyor?

Üçü de bir yanlış cevaba izin veriyor. İzin vermeyen soru sorulmaya değmez.

Hedefi oturumun başında söyle

Katılımcı tasarımın kimin için ve hangi problemi çözmek üzere yapıldığını bilmiyorsa kendi zevkine göre yorum yapar; bu onun değil oturumun hatası. Başlarken iki cümle yeter: ürün kime hitap ediyor, hangi işi kolaylaştırmaya çalışıyoruz. Bunu söylemeden açılan oturumlarda gelen yorumların iyi kısmı hedefin dışına düşer, sonra o yorumları elemek onları hiç almamaktan pahalıya gelir.

Öneriyi al, arkasındaki sorunu ara

“Butonu sağa alalım” bir çözüm önerisidir ve genellikle yanlış çözümdür. Değerli olan kısmı, o öneriyi doğuran rahatsızlık. Öneriyi duyduğunda tek soru sor: bu değişiklik olmazsa kullanıcı ne yapamaz? Cevap gelmiyorsa elindeki bir zevk beyanıdır, not al ve geç. Cevap geliyorsa elindeki öneriden kıymetlidir, çünkü aynı soruna üç farklı çözüm üretebilirsin.

Kod incelemesinde işe yarayan kural burada da geçerli: yorum işin kendisine yapılır, yapana değil. “Bu metin kötü olmuş” cümlesi tartışmayı savunmaya çevirir, “bu metni okurken üç kez başa döndüm” cümlesi düzeltilebilir bir gözlem bırakır.

Gözlemi yorumdan ayır

Geri bildirim tavsiyelerinde sık rastlanan bir çelişki var: bir yandan “kanıt aramayın, gözleme dayalı konuşun” deniyor, öbür yandan “fikrinizi veriyle destekleyin”. İkisi aynı anda doğru olamaz. Ayrım kanıtla gözlem arasında değil, gözlemle yorum arasında. “Formu doldururken üç kez yukarı kaydırdım” bir gözlemdir ve zaten kanıttır. “Form çok uzun” bir yorumdur, tek başına bir şey söylemez.

Kullanıcı testinden, analitikten ya da destek kayıtlarından gelen sayı gözlemi ölçeklendirir. Beş kişinin aynı yerde takıldığını görmek, bir kişinin “bence karışık” demesinden başka bir ağırlık taşır.

Oturumun kendisi de tasarlanır

  • Her oturumun tek odağı olsun: bir akış, bir ekran, bir karar.
  • Kararı ve gerekçesini yaz. Altı hafta sonra “bunu neden böyle yapmıştık” sorusunun cevabı yalnızca orada duruyor.
  • Uygulanmayan önerileri de gerekçesiyle kaydet. Aynı öneri üçüncü kez geldiğinde tartışma sıfırdan başlamaz.

Yazılı ve asenkron toplanan geri bildirim, toplantıda alınandan iyidir. Kimse odadaki en yüksek sesli kişiye hizalanmak zorunda kalmaz ve herkes aynı anda konuşabilir. Toplantıyı, yazılı gelen yorumların birbiriyle çeliştiği yerler için sakla.

Kaynaklar