Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Navigasyon UX: Altı Kural ve Birbirleriyle Çeliştikleri Yerler

Menüde netlik mi sadelik mi? Navigasyon tasarımı kuralları

Navigasyon için dolaşan kural listeleri kendi içinde çelişir. Aynı metin bir paragrafta "etiketler net ve açıklayıcı olsun" der, iki paragraf sonra "menü isimlerini kısa tut" diye ekler. İkisi de doğru, ama hangisinin ne zaman diğerine üstün geldiği söylenmediği sürece elinizde tavsiye değil slogan var. Kuralları tam da çeliştikleri yerlerden tutmak daha faydalı.

Navigasyon aslında ne yapar

Menü, kullanıcıya sitenin haritasını değil, kendi konumunu verir. İnsan bir sayfaya düştüğünde üç şeyi bilmek ister: buradayım, buranın etrafında ne var, geri nasıl dönerim. Kötü navigasyonun asıl zararı "aradığını bulamamak" değil, bu üç sorudan hiçbirine cevap vermeyip ziyaretçiyi geri tuşuna itmesidir.

Bu yüzden menüyü site haritasının kopyası gibi kurmak yaygın bir hata. Site haritası kurumun iç yapısını yansıtır, menü ise ziyaretçinin niyetini yansıtmalı. İkisi nadiren aynı şey.

Netlik ile kısalık aynı anda sağlanmaz

Klasik listelerin ilk iki maddesi doğrudan birbirini yer. "Anlaşılır ol" dediğinizde etiketi uzatırsınız, "sade ol" dediğinizde kısaltırsınız. Pratikte kısalık, ancak kelime kullanıcının kafasındaki kelimeyle örtüşüyorsa bedava gelir. Örtüşmüyorsa kısa etiket sadece daha hızlı okunan bir belirsizliktir.

Etiket seçerken genelde site içi arama loglarına bakarım: insanların arama kutusuna yazdığı kelime, menüde ne yazması gerektiğini zaten söylüyor. "Çözümlerimiz" yazan menülerin altında çoğunlukla kullanıcının "fiyatlar" diye aradığı sayfa durur.

İkon tek başına konuşmaz

Disk ikonunun kaydetmeyi, çanın bildirimi anlatması doğru, ama bu sembollerin listesi düşündüğünüzden çok daha kısa. Gerçekten evrensel sayılabilecek birkaç ikon var: büyüteç, sepet, çan, ev, hamburger çizgileri. Bunların dışında kalan her ikon öğrenilmiş bir şeydir ve öğrenme yükü kullanıcıya çıkar.

Tanıdık deseni kullanmak da her zaman kazandırmaz. Sektörünüzde herkes aynı kötü kalıbı kullanıyorsa, kalıba uymak yalnızca ortalama bir deneyimi garantiler. Kalıptan sapmanın maliyeti öğrenme süresi, kazancı ise gerçek bir kolaylık olmalı; kazanç yoksa sapmayın.

Etiketsiz ikon kullanmanın tek güvenli olduğu yer, ikonun anlamının bağlamdan zaten belli olduğu durumdur. Onun dışında ikonun yanına kelime koymak, estetik kaygıdan önce gelir.

Tek seviyeli menü her zaman doğru değil

"Menüleri düz tut, alt menü açma" tavsiyesi belli bir ölçekten sonra ters çalışır. Kullanıcı bir listede aradığını bulmak için maddeleri tarar; tek seviyede 60 başlığınız varsa taranacak madde sayısı 60'tır. Aynı 60 sayfayı iki seviyeye bölerseniz, sekiz ana başlık altında sekizer alt başlıkla 64 sayfayı kapsarsınız ve kullanıcı en kötü ihtimalle 8 artı 8, yani 16 madde okur. Genişlik ile derinlik arasındaki bu takas kabaca karekök kuralıyla çalışır.

Buradan çıkan sonuç "derin menü iyidir" değil. İki seviye çoğu site için yeterli, üçüncü seviyeye inildiğinde kullanıcı hangi dalın içinde olduğunu takip edemez hale geliyor. Alt menü açmanın koşulu da net: gruplama başlıkları kullanıcının zihnindeki ayrımla örtüşmüyorsa, 16 madde okumak 60 madde okumaktan daha yorucu olur, çünkü yanlış dala girip geri dönmek gerekir.

Tutarlılık, tekdüzelik demek değil

Aynı işlevin sitenin her yerinde aynı adla, aynı ikonla, aynı yerde durması gerekir. Tutarlılığın bittiği yer burası. Ana sayfadaki menüyle blog içindeki menünün birebir aynı olması zorunlu değil; kullanıcı blogdayken farklı bir şey arıyordur ve bağlama göre değişen bir menü tutarsızlık değil, duyarlılıktır.

Karıştırılmaması gereken şey isimlendirme. Bir yerde "Hesabım", başka yerde "Profil", üçüncü yerde "Ayarlar" yazıyorsa kullanıcı bunların üç ayrı sayfa olduğunu varsayar ve üçünü de açar.

Ton meselesi abartılıyor

Menü metinlerinde samimi bir üslup önerisi kulağa hoş geliyor ama navigasyon, üslup gösterilecek yer değil. "Hadi keşfedelim!" yazan bir menü maddesi nereye gittiğini söylemez. Buradaki asıl kural şu: menü etiketi bir vaat değil, bir adrestir. Büyük harflerle bağırmaktan kaçınmak yeterli, ötesi süs.

Kuralların sırası

Çatışma çıktığında sıralama şöyle işliyor: önce doğru kelime, sonra kısalık. Önce kullanıcının bildiği kalıp, sonra sizin tasarım tercihiniz. Önce isimlendirme tutarlılığı, sonra görsel tutarlılık. Bir menüyü test etmenin en ucuz yolu da hâlâ aynı: siteyi hiç görmemiş birine belirli bir sayfayı buldurmaya çalışın ve nereye tıkladığını izleyin. Beş kişi, on dakika, kural listelerinden fazlasını söyler.

Kaynaklar