Konu Başlıkları
Yükleniyor...

UX Yöneticisinin Kendi Deneyimi: Ekibin İçinde Çalışmak

Ekip İçinde UX Yönetimi: Paydaşı İkna Etmenin Sınırları

UX yöneticiliğinin zor tarafı arayüz tasarlamak değil, tasarlanan şeyin hayata geçmesini sağlamak. İyi bir araştırma raporu, sprint planına girmediği sürece bir dosyadan ibaret kalıyor. Bu yüzden işin epey bir kısmı ekranlarda değil, toplantı odasında ve yazılımcının yanındaki boş sandalyede geçiyor.

Paydaşı kullanıcı gibi araştırmanın sınırı

Sık verilen tavsiye şu: şirket içindeki paydaşlarını da bir kullanıcı grubu gibi ele al, ihtiyaçlarını araştır, haritasını çıkar. Kulağa tutarlı geliyor ama yöntemin kendisiyle çelişiyor. Kullanıcı araştırmasının araçları, ulaşamadığın insanlar için icat edildi. Yüz bin kullanıcının hepsiyle konuşamadığın için örneklem alır, persona çıkarır, davranışı genellersin. Şirket içinde tam tersi bir durum var: paydaşların sayısı bellidir, isimleri bellidir, çoğu aynı Slack kanalındadır. Otuz kişilik bir grup için persona üretmek, otuz kişiye tek tek sormaktan daha pahalıdır.

Araştırma refleksinden içeriye taşınan tek şey şu sorudur: bu kişi neye göre karar veriyor? Bunun cevabı organizasyon şemasında yazmaz. Şemada karar verici görünen kişi çoğu zaman sadece onaylar; işin gerçekten durduğu yer, önceliği sıralayan kişidir. Bir öneri genelde açıkça reddedilmez. Sıraya alınır ve orada kalır. Kimin sırayı yazdığını bilmiyorsan, en iyi ihtimalle doğru sunumu yanlış kişiye yapıyorsundur.

Yazılımcının takvimini bilmek

Empati sözcüğü içeride kullanılınca genelde bir nezaket tavsiyesine dönüşüyor. Oysa somut karşılığı zamanlamadır. Ödeme adımındaki bir alan sırası değişikliği, sprint planlamasından önce söylendiğinde yirmi dakikalık bir konuşmadır. Aynı değişiklik planlamadan sonra söylendiğinde birinin başka bir işi listeden çıkarması, o işi bekleyen kişiye haber vermesi ve tahminini yeniden yapması demektir. Öneri aynı, maliyeti farklı.

Bu yüzden ekiple ilgili öğrenilecek ilk şey kimin ne hissettiği değil, takvimin nasıl işlediğidir. Planlama hangi gün yapılıyor, test ortamına ne zaman çıkılıyor, hangi işler bir kere kilitlenince açılmıyor. Araştırma bulgularını bu takvime göre paketlemeye başladığında, aynı bulgu birden makul bir teklife dönüşür.

Sabır ne zaman zaman kaybına döner

Değişimin zaman aldığı doğru. Güven bir toplantıda kurulmuyor, bazı fikirler ancak ikinci ya da üçüncü denemede yer buluyor. Ama sabır tavsiyesinin bir noktada durması gerekir.

Ölçüt basit: aynı itiraz, aynı kişiden üçüncü kez geliyorsa ortada bir anlatım sorunu yoktur. Anlatım sorunu olsaydı ikinci turda itirazın şekli değişirdi. Değişmiyorsa karşı taraf seni anlamış ve katılmamıştır. Bu bir öncelik anlaşmazlığıdır ve dördüncü bir sunumla çözülmez. Ya konuyu karar verecek kişiye taşırsın ya da o işi bu çeyrek için bırakır, elindeki kanıtı büyütmeye gidersin. İkna etmeye devam etmek, üçüncü turdan sonra ısrar değil erteleme oluyor.

Anlatmak, savunmak değil

Ekibin çoğu ne yaptığını merak ediyor ama kimse jargonla dolu bir metodoloji dersi istemiyor. Burada işe yarayan tek pratik, bulguyu değil kanıtı göstermek. "Görev tamamlama oranı yüzde altmışta kaldı" cümlesi bir tartışma başlatır. Kullanıcının kayıttan alınmış kırk saniyelik bir kesiti, aynı ekranda iki kez ileri geri gidip vazgeçtiği an, tartışmayı bitirir. Beş kişilik bir testte ikisinin aynı yerde takılması, otuz slayttan daha ikna edici.

Bir de şu var: eğitici olmakla savunmacı olmak arasındaki çizgi ince. Tasarımın neden öyle olduğunu her sorulduğunda gerekçelendirmeye başlarsan, ekip bir süre sonra sormayı bırakır. Sorunun bir kısmı gerçekten merak, bir kısmı da alternatif öneri. İkincisini duymazdan gelmemek gerekiyor.

Herkesin kendi hesabı olsun

Ortak bir yönetici hesabını paylaşmak, küçük ekiplerde pratik göründüğü için yapılıyor. Bedeli ilk sorunda ortaya çıkar: bir sayfa bozulduğunda "kim değiştirdi" sorusunun cevabı yoktur. Kişi başına ayrı hesap açmanın asıl faydası güvenlik değil, kayıt tutmaktır. Kimin neyi ne zaman değiştirdiği görünür olunca, geri alma işi dakikalar sürer.

Yetkiyi de aynı mantıkla dağıtmak gerekiyor. İçerik girecek kişinin tema ayarlarına, tasarımcının fatura ekranına erişmesi kimseye bir şey kazandırmıyor; sadece yanlışlıkla bir şeye dokunma ihtimalini artırıyor.

Kaynaklar