Zorunlu Kayıt ve Koyu Desenler: Veri Toplamanın Sınırı
Bir sitede fiyatı görmek için üye olmanız isteniyorsa bu bir güvenlik önlemi değil, veri toplama kararıdır. Zorunlu kayıt uzun süre büyüme taktiği diye anlatıldı; pratikte ürettiği şey genellikle yarım bırakılmış bir form ve içi uydurma numaralarla dolu bir veritabanı. Etik tartışması başlamadan önce teknik bir sorun var: zorunlu alan, topladığınız verinin kalitesini de düşürüyor.
Zorunlu alan veriyi çoğaltmaz, kirletir
Bülten formuna telefon alanını zorunlu koyduğunuzda telefon numarası toplamazsınız. 5555555555 toplarsınız. Kullanıcı formu terk etmek yerine o alanı geçmenin en ucuz yolunu bulur ve en ucuz yol yalan söylemektir. Altı ay sonra pazarlama tarafı yüz binlik bir numara listesine bakar, SMS gönderir ve teslim edilemeyen mesajların faturasını öder.
Burada yüzde vermeyeceğim; terk oranı sektöre, formun uzunluğuna ve kullanıcının o anki isteğine göre değişiyor, tek rakama indirgemek yanıltıcı olur. Ama yön nettir: zorunlu her ek alan iki şeyden birini üretir, kayıp ziyaretçi ya da sahte kayıt. İkincisi daha tehlikelidir, çünkü raporda dolu görünür.
Koyu desen bir kaza değildir
Terimi 2010'da Harry Brignull ortaya attı; bugün kendisi de "aldatıcı desen" demeyi tercih ediyor ve örnek arşivi deceptive.design adresinde duruyor. Zorunlu kayıt bu ailenin en eski üyesi. Kullanıcı bilgi vermeyi seçmiyor, hizmeti kullanabilmek için vermek zorunda kalıyor.
Kötü tasarımdan ayırmanın pratik bir testi var. Hata hem kullanıcıyı hem şirketi zarara sokar, bu yüzden fark edildiği anda düzeltilir. Koyu desen kullanıcıyı zarara sokarken bir metriği yukarı çeker, bu yüzden fark edilir ve korunur. Kimse yanlışlıkla iptal düğmesini soluk gri, devam düğmesini parlak yeşil yapmaz; birileri bunu ölçer, sunar ve kalmasına karar verir.
GDPR'da asıl madde 7(4)
Zorunlu kayıt tartışmasında herkes veri minimizasyonunu anar. Daha keskin olan hüküm 7(4): bir sözleşmenin ifası, o sözleşme için gerekli olmayan bir veri işlemeye rıza verilmesi şartına bağlanmışsa, o rıza özgür iradeyle verilmiş sayılmaz. Yani "kataloğu görmek için üye ol, üye olurken de ticari ileti onayını işaretle" kurgusunda asıl sorun kayıt değil, kaydın içine iliştirilmiş onaydır.
Türkiye tarafında çizgi benzer. KVKK'da açık rıza, hizmetin ön şartı haline getirilemez. Ürün fiyatını göstermek için kullanıcının kim olduğunu bilmeniz gerekmediğine göre, orada bir sözleşme gerekliliğinden söz edilemez. Kargo adresini istemek başka; orada gereklilik gerçekten vardır ve kimse itiraz etmez.
Kayıt zorunlu olmadan çalışan kurgular
Misafir çıkışı en bilineni, ama çoğu ekip yarısını uyguluyor. Doğrusu şu: satın alma tamamlandıktan sonra, elinizde zaten olan ad, e-posta ve adresle hesabı hazır edin, kullanıcıya tek iş bırakın, şifre belirlemek. Kayıt formunu ödemenin önüne değil arkasına koymak aynı veriyi bu kez gönüllü olarak getirir.
İkinci yöntem, bilgiyi gerekçesinin göründüğü anda istemek. Telefon numarası, kayıt ekranında sebepsiz bir zorunluluktur; teslimat adımında, yanında "kurye yola çıkmadan önce arar" satırıyla sorulduğunda sorun olmaz. Bir alanın yanına tek cümlelik gerekçe yazamıyorsanız o alan muhtemelen gereksizdir.
Zorunlu kayıt her zaman yanlış da değil. Bankacılıkta, sağlık kaydında, faturalı abonelikte kimliğin doğrulanması işin kendisidir. Ayırt edici soru şu: hesap, kullanıcının yapmak istediği işi yapabilmesi için mi gerekli, yoksa bizim ölçmek istediğimizi ölçebilmemiz için mi? Bu soruya dürüst cevap verildiğinde çoğu kayıt formundaki alanların yarısı aynı gün silinir.