Bandwagon Bias ve Groupthink: Kalabalık Ne Zaman Sinyal, Ne Zaman Gürültü
Bir fikrin doğru olduğuna dair en zayıf kanıt, ona inanan kişi sayısıdır. Bandwagon bias ekip toplantısında karar kalitesini düşürür; aynı eğilim arayüzde kullanıcıya gösterildiğinde işe yarar bir sinyale dönüşür. Bu bir çelişki değil, iki ayrı yerde durmanın sonucu: biri senin karar sürecin, diğeri kullanıcının.
Kalabalığa katılmak neden ucuza gelir
Bandwagon terimi 19. yüzyıl Amerikan seçim kampanyalarından geliyor: adayın arkasından giden bando arabasına atlamak, tarafını belli etmenin en görünür ve en zahmetsiz yoluydu. Zihinsel karşılığı da aynı. Çoğunluğun tercihini benimsemek, seçeneği baştan değerlendirmekten ucuzdur ve sonuç kötü çıkarsa sorumluluk paylaşılır. Groupthink ise bunun ekip halidir; terimi 1972'de Irving Janis, grubun uyumu doğruluğun önüne koyduğu karar süreçlerini anlatmak için kullandı.
Ucuz olması onu yanlış yapmaz. Bilmediğin bir şehirde iki lokantadan dolu olanı seçmek makul bir sezgidir. Sorun, aynı sezgiyi kanıtın mevcut olduğu yerde kullanmak.
Ekipte: ilk konuşan çapayı koyar
Toplantıda görüş sırası kararın kendisinden daha belirleyici olabiliyor. Kıdemli biri fikrini ilk söylediğinde geri kalan tartışma o fikrin etrafında döner; itiraz edenler bile artık kendi çözümlerini değil, ortaya konan çözümün düzeltmelerini konuşur. Bunu fark etmek için toplantı sonunda şuna bak: masadan çıkan seçenek sayısı girenden fazla mı, az mı.
İki tane işe yarayan önlem var. Görüşleri toplantıdan önce yazılı topla, herkes ötekini görmeden yazsın; sözlü turda çapa kaçınılmaz, yazılı turda değil. İkincisi, karşı çıkma işini gönüllülüğe bırakma, bir kişiye açıkça ver. Ekipte farklı fikirlerin teşvik edilmesi gerektiğini söylemek bir şey değiştirmiyor; sırayı ve görevi değiştirmek değiştiriyor.
A/B testi bu önyargıyı çözmez
Bandwagon etkisine karşı en sık verilen tavsiye "karar verme, test et" oluyor. Test iyi bir alet, ama tam da bu problemde sınırı var: A/B testi hangi varyantın daha çok tıklandığını ölçer, hangisinin doğru olduğunu değil. İkisi ayrıştığında test doğru olanı değil popüler olanı işaret eder.
Somut sonuç şu: sayfaya uydurma bir "şu anda 14 kişi bakıyor" sayacı koyup test edersen dönüşüm büyük ihtimalle artar ve test seni onaylar. Ölçtüğün şey tıklama olduğu için sayacın yalan olması ölçüme hiç girmez. Testin kısa vadeli olması ikinci sınırı getirir: alışkanlığın dışına çıkan bir tasarım öğrenme maliyeti yüzünden ilk iki haftada kaybeder, uzun vadede kazanacak olsa bile. Yani deneyin kendisi de mevcut alışkanlığın tarafını tutar.
Arayüzde sosyal kanıt: sayının arkasında sorgu olsun
Kullanıcıya başkalarının ne yaptığını göstermek meşru bir yöntem. Yorumlar, kullanım sayıları, hangi planın en çok seçildiği; bunlar kullanıcının kendi başına toplayamayacağı bilgiyi ona veriyor. Koşul tek: gösterdiğin sayının arkasında onu gerçekten sayan bir sorgu olsun. Yoksa hiç gösterme. Sahte sayaç kısa vadede dönüşümü yükseltir, sonra tek bir ekran görüntüsüyle çürür, ve o andan itibaren sayfadaki gerçek sayılar da inandırıcılığını kaybeder. Bir ölçünün değeri ölçtüğü şeye bağlı kaldığı sürece var.
Aynı mantık yorumlarda da geçerli. Düşük puanlı yorumları temizlemek ortalamayı yükseltir, ama sosyal kanıtı işe yaratan şeyi, yani bilginin filtresiz gelmesini ortadan kaldırır. Beş üzerinden 4,7 puanlı ve içinde tek bir eleştiri bulunmayan bir ürün sayfası, ziyaretçiye ürün hakkında değil, satıcı hakkında bilgi verir.
Kaynaklar