Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Zorunlu ve Seçmeli Dersler: Kursu Tasarlayanın Kararı

Online Kurslarda Zorunlu ve Seçmeli Ders Ayrımı Nasıl Kurulur

Bir online kursta bazı dersler tamamlanmadan sertifika alınmaz, bazıları ise tamamen öğrenciye kalır. Bu ayrım içeriğin doğasından gelmez, kursu tasarlayan kişinin verdiği bir karardır. Kararın nerede verildiği de çoğu zaman derslerin kendisinden daha çok fark yaratır.

Zorunlu ders neyi garanti eder

Zorunlu ders, kursu bitiren herkesin ortak zeminidir. Sertifikanın bir anlamı varsa o anlam buradan gelir: elinde aynı belge olan iki kişi farklı yollardan geçmiş olabilir ama zorunlu kısımda aynı yerden geçmiştir.

Bu yüzden zorunlu dersin ölçülebilir bir çıktısı olmalı. İzlenme süresi ölçüm sayılmaz, video açık dururken kahve içilebilir. Soru, ödev, kısa bir uygulama, yani öğrencinin bir şey üretmesini isteyen herhangi bir adım gerekir. Ölçüm yoksa ortada zorunluluk da yoktur, sadece tıklama zorunluluğu vardır.

Seçmeli ders kime yarar

Bir kursa gelen kitle homojen değildir. Konuya ilk kez bakan biriyle üç yıldır o işi yapan biri aynı ders listesinden geçer. Seçmeli içerik kursun tek bir seviyeye kilitlenmesini engeller: ileri seviye örnekler, farklı sektörlerden vaka analizleri, bir aracın son sürümde nasıl değiştiğine dair ek notlar zorunlu akışı şişirmeden orada durur.

Seçmeli içeriğin ikinci işlevi daha az konuşulur. Bir konunun gerçekten herkese lazım olup olmadığından emin değilseniz, onu seçmeli yapıp kaç kişinin açtığına bakabilirsiniz. Bir sonraki sürümde o dersi zorunlu listeye almak ya da tamamen çıkarmak için elinizde veri olur.

İlerleme çubuğunun sessiz cezası

Platformların çoğu ilerleme yüzdesini yalnızca zorunlu derslerden hesaplar. Seçmeli içeriği tek tek açan öğrenciyle hepsini atlayan öğrenci sonunda aynı ekranı görür: yüzde yüz.

Burada bir tutarsızlık var. Arayüz bir yandan "bu içerik değerli, istersen bak" diyor, öte yandan puanlama aynı içeriği sıfırla çarpıyor. Öğrencinin hangisine inanacağı belli, çünkü ilerleme çubuğu her sayfada gözünün önünde, tavsiye ise bir kez okunup geçiliyor.

Çözüm seçmelileri de yüzdeye katmak değil. Katarsanız sertifikanın ortak zemini bulanır, iki mezunun neyi ortak yaptığı belirsizleşir. Daha iyisi iki sayacı ayırmak: zorunlulardan oluşan ana çubuk sertifikayı temsil eder, seçmeliler ayrı bir sayaçta veya rozette birikir. Böylece fazladan yapılan iş bir yere yazılır, sertifikanın anlamı da yerinde kalır.

En sık yapılan hata: her şeyi zorunlu yapmak

Kırk dersin kırkı zorunluysa işaretin bilgi değeri yoktur. "Zorunlu" etiketi ancak bazı derslerde bulunmadığı zaman bir şey söyler. Hepsine yapıştırıldığında ders listesi sıradan bir yapılacaklar listesine döner ve öğrenci ilk sıkıldığı yerde kursu bırakır, çünkü atlayabileceği hiçbir şey yoktur.

Bir dersi zorunlu yapmadan önce tek soru yeter: bunu atlayan biri sertifikayı hak eder mi? Cevap hayırsa zorunludur. Cevap "bilse iyi olurdu" ise seçmelidir. İkinci cevabı zorunlu diye işaretleme eğilimi kurs tasarlayan hemen herkeste var. Liste bittikten sonra geri dönüp her zorunlu derse aynı soruyu bir kez daha sormak, listeyi genellikle gözle görülür biçimde kısaltır.

Ayrımı arayüzde göstermek

Zorunlu ve seçmeli dersler genelde simgeyle ayrılır: dolu çember, tamamlanınca tik, seçmelide kesikli çember ya da soluk renk. Bu iş görür ama tek başına bırakılmamalı. Renk ve şekil farkı öğrenilmesi gereken bir dildir, öğrenci onu öğrenmek zorunda değildir. Ders adının yanına açıkça "isteğe bağlı" yazmak, hiçbir simgenin çözemediği belirsizliği ortadan kaldırır.

Aynısı bölüm girişleri için de geçerli. Bir bölüm altı dersten oluşuyor ve bunların ikisi seçmeliyse, öğrencinin bunu daha başında bilmesi zaman planını değiştirir.

Kaynak