Menü Etiketleri: Metinsel Navigasyon İçin Pratik UX Kuralları
Menüdeki kelimeler bir sitenin en çok okunan, en az düşünülen metnidir. Ziyaretçi bir etikete bakar ve aradığı şeyin arkasında olup olmadığına neredeyse anında karar verir. Yanlış kelime seçildiğinde kaybedilen şey bir tıklama değil, o ziyaret.
Etiketi kullanıcının kelimesinden seç
Menü metnini yazarken şirket içinde kullanılan terimi değil, ziyaretçinin kafasındaki terimi kullan. İkisi çoğu zaman aynı değildir. Bunu bulmanın en ucuz yolu şirketin kendi verisinde: site içi arama kayıtları, destek talepleri, satış ekibine gelen sorular. İnsanların bir şeyi ararken hangi kelimeyi yazdığını görmek, o kelimeyi tahmin etmekten daha hızlı sonuç verir.
Toplantıda beyin fırtınası yapmak da işe yarar, ama tek başına yeterli değil. Odadaki herkes ürünü zaten biliyor, bu yüzden herkese açık gelen etiket dışarıdan gelen birine bulanık görünebilir.
Kart sıralama etiketi test etmez
Kart sıralamanın adı UX yazılarında etiket testiyle birlikte geçer, oysa ölçtüğü şey farklı. Açık kart sıralamada katılımcı içerikleri kendi mantığına göre gruplar ve gruplara isim verir; buradan çıkan şey yapı ve etiket adaylarıdır. Adayın gerçekten çalışıp çalışmadığı ise henüz bilinmiyordur.
Etiketi doğrulamak için ağaç testi kullan. Katılımcıya tasarım göstermezsin, yalnızca menü hiyerarşisinin metin hâlini verirsin ve bir görev söylersin: "Faturanı indireceksin, nereye tıklarsın?" Doğru dala gitme oranı düşükse suçlu sayfa değil, etikettir. Sıralama ile doğrulama arasındaki bu ayrımı atlayan ekipler, aslında test edilmemiş bir menüyü test edilmiş sanarak yayına alıyor.
Bir uyarı: ağaç testi nicel bir yöntemdir, üç beş kişiyle anlamlı sonuç vermez. Elinde o kadar katılımcı yoksa küçük ölçekli ilk-tık testiyle yetin, ama çıkan sayıyı kesin veri gibi sunma.
Sadeleştir, ama anlamı kesme
"Bizim Bilgisayarlarımız" yerine "Bilgisayarlar" yaz. Menüde sahiplik bildiren sıfat, sıfatın kendisi kadar yer kaplar ve hiçbir bilgi taşımaz. Aynı şekilde "Hizmetlerimiz Hakkında Detaylı Bilgi" iki kelimeye iner.
Kısaltmanın bir sınırı var. Bir etiket tek başına okunduğunda hangi içeriğe gittiğini söylemiyorsa fazla kısalmıştır. "Çözümler" böyle bir kelime: kurumsal sitelerde çok geçer, hiçbir şey anlatmaz. İki menü ögesinin kapsamı birbirine değiyorsa kullanıcı ikisi arasında gidip gelir; bu durumda etiketi değil, arkasındaki içerik ayrımını düzeltmek gerekir.
Özgün terim mi, tanıdık terim mi
Menüde tanıdık terim kazanır. "Bizimle Bağlantıya Geçin" yaratıcı olabilir ama "İletişim" aranan yerdir, çünkü menü okunmaz, taranır. Tarama sırasında beyin kelimeyi çözmeye değil, tanımaya çalışır; tanımadığı kelimede duraksar.
Markanın kendi dili sayfa içinde, başlıklarda ve metinde yaşasın. Navigasyon, kişiliğini göstereceğin yer değil. Rakip sitelere bakmanın amacı da kopyalamak değil, sektörde hangi kelimenin standartlaştığını görmek; kullanıcı zaten o kalıbı başka sitelerde öğrenmiş olarak geliyor.
Etiketi değiştirirken URL'i bozma
Bu adım UX yazılarında genelde atlanır, çünkü teknik tarafta kalır. Menü metnini değiştirmek görsel bir iş gibi görünür, oysa çoğu sistemde menü etiketi ile sayfa adresi aynı kaynaktan türetilir. Etiketi düzelttin, adres de sessizce değişti, dışarıdan verilen bağlantılar ve arama sonuçları 404'e düştü.
Etiket değişikliğini genelde URL'e dokunmadan yaparım; adresin de değişmesi gerekiyorsa eskisini 301 ile yenisine bağlarım. Menü yapısını da tek bir yerde tanımlı tutmakta fayda var: aynı bağlantı üstte, altta ve mobil menüde farklı kelimelerle çıkıyorsa, kullanıcı iki ayrı sayfa olduğunu sanır.
Kaynaklar