Konu Başlıkları
Yükleniyor...

Yeni Girişimciler İçin Web Sitesi: Kanıt mı, Satış Aracı mı?

Girişimci Web Sitesi Kurma: Amaç, Platform, İçerik ve İlk Adımlar

Yeni bir iş kuran çoğu kişi web sitesini tek bir şey sanıyor: internette bir yer. Oysa ortada iki ayrı iş var, biri firmanızın gerçek olduğunu kanıtlar, diğeri size yabancılardan müşteri getirir. İkisinin maliyeti de içeriği de bakım yükü de farklı. Hangisine ihtiyacınız olduğunu baştan bilmezseniz yanlış olanı kurup aylarca boşuna uğraşırsınız.

Önce şunu sorun: site kanıt mı, satıcı mı?

İlk yirmi müşterinizin nereden geleceğini düşünün. Cevap tanıdık, tavsiye, Instagram ya da bir pazar yeriyse siteniz bir kanıt belgesidir. İnsanlar sizi başka yerde duyar, adınızı arar, gerçekten var olduğunuzu görmek ister. Cevap "Google'dan yabancılar" ise bambaşka bir işe giriyorsunuz demektir ve o iş bir hafta sonunda bitmez.

Bu ayrım maliyeti belirliyor. Kanıt sitesi dört sayfadır, bir kere kurulur, bir yıl değişmez. Satış sitesi sürekli içerik, ölçüm ve düzeltme ister. İkisini karıştırıp satış sitesi kurgusuyla başlayan ama bakımını yapmayanlar, altı ay sonra üstünde geçmiş bir kampanya duran bir sayfayla kalıyor.

Kanıt sitesi neye benzer

Ziyaretçi buraya tek bir soruyla geliyor: bunlar gerçek mi? Cevabı ilk ekranda verin.

  • Ne yaptığınız, tek cümle, sektör jargonu olmadan.
  • Açık adres ve telefon. Sadece iletişim formu bırakmak, bulunmak istemediğinizi söylemenin dolaylı yolu.
  • Kendi yaptığınız işin fotoğrafı. Stok görsel, hiç görsel olmamasından daha kötü çalışıyor.
  • Kendi alan adınızdan bir e-posta adresi.

Son madde listenin en ucuzu ve en etkilisi. Gmail adresinden teklif gönderen bir firma, sitesi ne kadar düzgün olursa olsun aynı izlenimi bırakmıyor.

Blog kararı SEO kararı değil, üretim kararı

"SEO istiyorsanız blog açın" tavsiyesi yarım kalıyor. Yeni bir alan adında tek yazı sıralamaya girmez; anlamlı trafik için yirmi otuz yazılık bir gövde gerekir ve o gövde aylar içinde oluşur. Yani asıl soru blog isteyip istemediğiniz değil, bir yıl boyunca ayda iki yazı çıkarıp çıkaramayacağınız.

Çıkaramayacaksanız hiç açmayın. Terk edilmiş blog nötr bir şey değil: son yazının tarihi ekranda görünür ve iki yıl öncesine ait bir yazıyı gören ziyaretçi işin durduğunu varsayar. Blogu hiç olmayan site böyle bir sinyal vermiyor.

Ücretsiz platform ne zaman yeterli

Asıl ayrım ücretli ile ücretsiz arasında değil, adresin kime ait olduğunda. Kartvizitte ve e-posta imzasında markaniz.platformadi.com yazıyorsa site, vermesi gereken güveni kendi eliyle geri alıyor. Kendi alan adınızı bağlamanıza izin veren ücretsiz bir plan, kanıt sitesi için gerçekten yeterli.

Ücretli plana geçmenin somut sebepleri var: kendi alan adınızdan e-posta, reklam bandının kalkması, yedekleme ve ziyaretçi verisi. Tasarım özgürlüğü bu listede sandığınız kadar yukarıda değil. İlk sitede hazır bir temaya az dokunmak, her şeyi sıfırdan kurgulamaktan daha iyi sonuç veriyor.

En sık yapılan hata: meslektaşlarınıza yazmak

Girişimcilerin çoğu ana sayfayı farkında olmadan rakiplerine yazıyor. Metin teknik terimlerle doluyor, çünkü yazarken kafadaki okur sektörden biri. Basit bir testi var. Ana sayfanın ilk paragrafını hedef kitlenizden birine okutun, sonra ne sattığınızı kendi cümleleriyle söylemesini isteyin. Duraksıyorsa sorun tasarımda değil, ilk cümlede.

SEO'da önce ucuz olanı yapın

Mobil uyum ve sayfa hızı bir kere halledilir, sonra kendiliğinden çalışır. Görselleri siteye yüklemeden önce boyutlandırmak, telefondan bakan birinin sayfayı beklemeden görmesini sağlar. Anahtar kelime araştırmasının karşılığı ise ancak yazacak içeriğiniz varsa oluşuyor, o yüzden sırası sonra gelir. İç bağlantılar da öyle: bağlanacak beş sayfanız yokken kurulacak bir yapı değil.

Bir hafta sonunda kurulabilecek site

  1. Ne sattığınızı tek cümlede yazın. Beğenmezseniz baştan yazın; bu iş sayfa tasarımından önce biter.
  2. Kısa, söylenince yazılabilen bir alan adı alın. Tire ve rakam olmasın.
  3. Hazır bir tema seçin, renk ve logo dışında fazla oynamayın.
  4. Dört sayfa kurun: ana sayfa, ne yaptığınız, hakkınızda, iletişim.
  5. Kendi alan adınızdan e-posta kurun ve o adresi her yere yazın.
  6. İletişim formunu kendiniz doldurup deneyin. Gelmeyen form, hiç olmayan formdan pahalıya mal oluyor.

İlk yıl için bu kadarı yetiyor. Site ziyaret alıyor ama telefon çalmıyorsa sebep çoğunlukla tasarım değil, ilk cümlenin ne dediği veya numaranın bulunamaması. Satış sitesine geçme kararını da trafik değil, düzenli içerik çıkarabilecek vaktiniz belirler.