Imported Connections Deseni: Kişi İçe Aktarmayı Doğru Kurmak
Bir kullanıcıdan kişi listesini elle yeniden yazmasını istemek, onu kaybetmenin en hızlı yollarından biri. İçe aktarma deseni bu yüzden var: başka bir platformdaki bağlantıları birkaç adımda taşımak. Ama işin zor kısmı düğmenin nereye konacağı değil; hangi izni istediğiniz, gelen kayıtları neyle eşleştirdiğiniz ve kullanıcı pişman olduğunda ne olacağı.
Desen ne zaman doğru karar
İçe aktarma her ürüne yakışmaz. Değeri, kullanıcının ağının ürünün içinde bir işe yaramasıyla ortaya çıkar: birlikte çalışacağı kişileri davet edecekse, mevcut bağlantılarıyla eşleşecekse, listesini bir yerden bir yere taşıyorsa. Tek kişilik bir not uygulamasında kişi listesi istemek, kullanılmayacak bir veriyi toplamaktan başka bir şey değildir.
Kararı basit tutun. İçe aktarılan veri ilk oturumda kullanıcıya görünür bir fayda üretmiyorsa o ekranı hiç yapmayın.
İzin kapsamı göründüğünden geniş
Kişi içe aktarma çoğunlukla OAuth üzerinden yapılır ve burada ürünün istediğiyle kullanıcının verdiği aynı şey değildir. Kişi okuma izni adres defterinin tamamını açar; sağlayıcılar, yalnızca sizin uygulamanızda zaten kayıtlı olan kişileri döndüren dar bir kapsam sunmaz. Yani kullanıcı, siz beş eşleşme arıyor olsanız da bin kaydını devrediyor.
Bunu kabul ediyorsanız en azından açık olun. İzni istemeden önce ne alacağınızı ve ne kadar saklayacağınızı tek cümleyle söyleyin, eşleştirme bittikten sonra ham listeyi silin, sildiğinizi de yazın. Alternatif de var: kullanıcının kendi dışa aktardığı CSV ya da vCard dosyasını yüklemesi. Daha yavaş ve daha çok adım, ama kapsam sorununu tamamen ortadan kaldırır. Kurumsal müşteriye satış yapıyorsanız bu seçeneği bulundurmak çoğu zaman zorunlu hale geliyor.
Eşleştirme, işin asıl zor kısmı
Gelen kayıtları neyle eşleştireceğiniz bir arayüz kararıdır, veritabanı ayrıntısı değil. E-posta ile eşleştirmek sezgisel görünür; pratikte tek kişinin üç adresi, üç kişinin ortak bir kurumsal adresi olur. İsim benzerliğiyle eşleştirmek daha kötüsünü yapar ve birbirini tanımayan iki insanı aynı kayda bağlar.
Bu yüzden eşleştirmeyi kesin bir işlem gibi sunmayın. Emin olduklarınızı doğrudan bağlayın, şüphelileri kullanıcının onayına bırakın, kalanları atlandı olarak gösterin. Üç kova, üç farklı ekran davranışı.
İçe aktarma bir ekran değil, bir iş
Bin kişilik bir adres defteri istek döngüsü içinde işlenmez. Sağlayıcı sayfalama yapar, ağ kopar, kullanıcı sekmeyi kapatır. Bu işi kuyruğa alır, kullanıcıya işlem sürerken gezinebileceği bir ekran veririm; bittiğinde bildirim gider. Aynı kullanıcı içe aktar düğmesine iki kez basarsa ikinci çalıştırmanın yeni kayıt üretmemesi gerekir, bunun tek yolu her kaynak kaydın sizin tarafınızda sabit bir kimlikle tutulması.
Kuyruk kararı arayüze de yansır. Yüzde gösteren sahte bir ilerleme çubuğu yerine kaç kayıt okundu, kaçı eşleşti, kaçı atlandı bilgisini verin; sonunda atlananları listeleyin. Kullanıcı hatayı ancak görebilirse düzeltir.
Geri alma olmadan içe aktarma olmaz
İşlem tek yönlü kurulursa, yanlış hesabı seçen kullanıcının ürünü çöple dolar ve temizlemenin yolu tek tek silmektir. İçe aktarılan kayıtları bir toplu iş kimliğiyle işaretleyin, o partiyi tek hamlede geri alınabilir yapın. Bu düğmeye basılma ihtimalinin düşük olması gereksiz olduğu anlamına gelmez; varlığı ilk denemeyi yapmayı kolaylaştırır.
Etiketler ve erişilebilirlik
İçe aktarma düğmesi menüde nerede durursa dursun, ne yapacağını yapmadan önce söylemeli: hangi hesaba bağlanılacak, ne alınacak, sonuç nerede görünecek. İzin akışı yeni bir pencere açıyorsa odak yönetimi bozulur; klavyeyle gezen ya da ekran okuyucu kullanan biri işlemin nerede devam ettiğini kaybeder. Pencere kapandığında odağı tetikleyen düğmeye geri verin, sonucu da canlı bölgeden duyurun. Bu iki satırlık iş, akışın en çok terk edilen yerini kurtarıyor.