Sıfırdan İş Kurarken Web Sitesi, SEO ve İlk Müşteriler
Yeni bir iş kurarken web sitesi, SEO ve sosyal medya hep birlikte anılır. Oysa bunlar aynı hızda çalışmaz: site bir haftada ayağa kalkar, arama motoru trafiği aylar ister, ilk müşteri ise çoğu zaman ikisinden de önce bambaşka bir yerden gelir. Sıralamayı buna göre kurmak hem bütçeyi hem sabrı doğru yere koyar.
Önce kime sattığınızı yazın
Fikir cümlesi kurmak kolaydır. Zor olan, o cümlenin sonuna "kime" eklemektir. "Küçük işletmelere muhasebe yazılımı" bir hedef kitle değil, bir sektör adıdır. Hedef kitle ancak şu ayrıntılarla yazıldığında işe yarar: kaç kişilik ekipler, bu işi bugün neyle yapıyorlar, hangi programı bırakıp geliyorlar, en çok neye kızıyorlar.
Bunları masa başında tahmin edebilirsiniz, ama tahmin ilk müşteride bozulur. Beş kişiyle yapılan yarım saatlik telefon görüşmesi, üç günlük rakip analizinden daha fazlasını söyler. Rakip sitelerine bakmak yine de gerekli, çünkü fiyat aralığını ve sektörün hangi kelimelerle konuştuğunu oradan öğrenirsiniz. Google Trends ise mevsimsel dalgayı görmeye yarar; yılın yalnızca iki ayında aranan bir hizmeti on iki aya yayılmış sanmak, reklam bütçesini yanlış kurar.
Marka, logodan önce ad ve ton demek
İlk ayda logoya ayrılan para çoğu zaman erken harcanmış paradır. O aşamada asıl belirlenmesi gerekenler daha sıkıcı: işin adı, alan adının o adla uyuşması, ne yaptığınızı anlatan tek cümle ve bu cümlenin her yerde aynı kalması. Teklif e-postasında "dijital dönüşüm çözümleri", sitede "web tasarım" yazıyorsa, müşteri iki ayrı firmayla konuştuğunu düşünür. Görsel kimlik gelir gelmeye başladıktan sonra da düzeltilebilir, isim öyle değil.
Site: az sayfa, net iş
Başlangıç sitesinin büyük olması gerekmez. Beş sayfa çoğu iş için yeterlidir:
- Ne yaptığınızı ilk ekranda söyleyen bir ana sayfa
- Her hizmet için ayrı birer sayfa, tek bir "Hizmetlerimiz" listesi değil
- Yaptığınız işlerden üç beş örnek, mümkünse sonucuyla birlikte
- Telefon ve e-postanın açıkça yazdığı bir iletişim sayfası
Blog bu listede yok, çünkü blog ancak düzenli yazabiliyorsanız değer üretir. İki yazıdan sonra terk edilmiş bir blog, siteye güven katmak yerine işin durduğu izlenimi verir.
Hız konusunda his yerine ölçüm kullanın. Google'ın Core Web Vitals eşiği, sayfadaki en büyük içerik öğesinin 2,5 saniye içinde boyanmasını ister ve PageSpeed Insights bunu ücretsiz ölçer. Yavaşlığın kaynağı da genelde sanıldığı yerde değildir: sunucu paketini yükseltmeden önce görsellerin boyutuna ve sayfaya eklenmiş üçüncü parti betiklere bakın. Bir müşteri sitesinde açılışı ikiye katlayan şeyin sunucu değil, ana sayfaya olduğu gibi konmuş 4 MB'lık bir kapak fotoğrafı olduğunu görmüştüm.
SEO çalışır, ama takviminiz kadar hızlı değil
Yeni bir alan adının arama sonuçlarında yer bulması aylar sürer. Bu yüzden "site açıldı, müşteri gelmeye başlar" beklentisi baştan yanlış kurulmuş bir beklentidir. İşin ilk aylarında SEO'nun görevi müşteri getirmek değil, ileride getirecek zemini hazırlamaktır.
Bu dönemde yapılacaklar sade: her hizmet için insanların gerçekten yazdığı dar aramaları hedefleyen birer sayfa, sayfa başlığı ve açıklamasının o aramayla uyuşması, ilgili sayfaların birbirine bağlanması. Yapılmaması gerekense bağlantı satın almak. Toplu satılan backlink paketleri kısa vadede grafiği hareketlendirse bile, kaynağı belirsiz bağlantı yığını uzun vadede sitenin ayağına dolanır; o paraya iki iyi hizmet sayfası yazdırmak daha karlıdır.
İlk müşteriler nereden geliyor
Site ve SEO olgunlaşırken iş yine de gelmek zorunda. Kaynak çoğunlukla üç yerden biri olur: eski iş çevreniz, memnun bir müşterinin yönlendirmesi ve Upwork, Guru gibi platformlardaki profiliniz. Platformların komisyonu yüksektir ve doğrudan gelen işten daha az kazandırır, ama ilk referansları toplamanın hızlı yoludur. Referans birikmeye başladığında ağırlığı kendi sitenize kaydırın; portföyünüzün başkasının profil sayfasında durması, o platform kurallarını değiştirdiğinde sizi de değiştirir.
Sosyal medyada tek kanal seçin
Dört platformda birden düzensiz paylaşım yapmak, tek platformda düzenli paylaşım yapmaktan hem daha yorucu hem daha az verimlidir. Hedef kitleniz nerede toplanıyorsa orayı seçin: kurumsal hizmet satıyorsanız LinkedIn, görsel iş yapıyorsanız Instagram. E-posta bülteni ise küçümsenen ama sahibi siz olan tek kanal; listeniz sizinle kalır, algoritma değişince kaybolmaz.
Kaynaklar