Kötü Fikirler Yöntemi: Tıkanan Beyin Fırtınasını Açmak
İyi fikir bulma baskısı, fikir üretmenin önündeki en büyük engel. Kötü fikirler yöntemi bu baskıyı tersine çevirir: masaya bilerek işe yaramayacak öneriler koyarsınız, çünkü kötü bir fikri kimseye savunmak zorunda değilsiniz. Tıkanmış beyin fırtınalarını açan şey de tam olarak bu rahatlık.
Kötüyü hedeflemek neden işe yarıyor
Fikir akmıyorsa sorun genelde hayal gücü değil, iç eleştirmendir. Aklınıza gelen her öneri ağzınızdan çıkmadan "bu saçma görünür mü" filtresinden geçiyorsa, filtre zamanla her şeyi tutmaya başlar. Kötü fikir istendiğinde filtrenin ölçütü tersine döner. Kimse çikolatadan çaydanlık önerdiği için toplantıda mahcup olmaz.
Asıl kazanç, ayrışan düşünce aşamasının uzaması. Fikir üretirken nicelik gerçekten nitelikten önce gelir, çünkü ilk akla gelen beş öneri neredeyse her zaman herkesin bildiği beş öneridir. Sıradan olanı tüketmeden alışılmadık olana sıra gelmiyor; kötü fikir talebi de o tüketme işini hızlandırıyor.
Ters beyin fırtınasıyla aynı şey değil
İkisi sık karıştırılıyor ama sordukları soru farklı. Ters beyin fırtınası problemi hedef alır: "bu sorunu nasıl daha da kötüleştirebilirim?" Çıkan cevaplar tersine çevrilir ve elinizde doğrudan çözüm adayları kalır. Kötü fikirler yöntemi ise çözümü hedef alır: "bu sorunun akla gelebilecek en kötü çözümü ne?" Buradaki listeyi tersine çeviremezsiniz, çünkü kötü bir çözümün tersi iyi bir çözüm değil, sadece başka bir kötü çözümdür.
Peki hangisini ne zaman seçersiniz? Problemi net tanımlayabiliyorsanız ters beyin fırtınası daha hızlı sonuç verir. Problemin ne olduğunda ekip anlaşamıyorsa kötü fikirler daha iyi çalışır: insanların hangi çözümü "kötü" saydığı, aslında problemi nasıl tanımladıklarını ele verir.
Akış ve asıl maliyet
Adımlar basit. Hedefi yazın, süre koyun (on beş dakika fazlasıyla yeter), aklınıza gelen en kötü çözümleri sıralayın, sonra her birinin neden kötü olduğunu tek cümleyle söyleyin ve o cümleyi kurcalayın.
Bu yöntemi anlatan metinlerin çoğu "en az 10-15 fikir üretin" der ve tavsiyeyi orada bırakır. Oysa üretim aşaması zaten ucuz; on beş kötü fikir yazmak birkaç dakika sürer. Pahalı olan dönüşüm. Bir fikri neden kötü olduğuna kadar açıp yeniden kurmak fikir başına on ila yirmi dakika ister, on beş fikri baştan sona işlemeye kalkarsanız yarım gün gider ve son beşine kimsenin sabrı kalmaz. Bol üretin, dönüştürmek için en fazla üçünü seçin.
Yazılım tarafında bu turu genelde mimari kararlarda açarım: "bu özelliği en kötü nasıl yazarız" sorusu, ekibin aslında hangi çözümden korktuğunu ilk beş dakikada ortaya çıkarıyor.
Hangi kötü fikir kurcalamaya değer
Hepsi değmez. Bir fikir yasadışı olduğu, bütçenin on katına mal olacağı ya da fizik kuralına çarptığı için kötüyse elinizde çalışacak bir şey yok, çünkü kötülüğünün sebebi tek ve sabit. Değen fikirler, kötülüğünün sebebi beklenmedik olanlar.
Çikolatadan çaydanlık iyi bir örnek. Kötü, çünkü sıcak suda erir. Ama erimek bir kusur değil, bir davranış: erimesini istediğiniz bir bağlam bulursanız fikir ayağa kalkar. Servis sırasında eriyip içindekine karışan çikolata kabı, tek kullanımlık bir tatlı sunumu. Çaydanlık ölür, malzemenin davranışı kalır. Dönüşüm dediğimiz şey çoğunlukla bu oluyor: fikri değil, fikrin içindeki tek mekanizmayı kurtarmak.
Ne zaman çalışmaz
Yöntem güvenli bir ortam varsayıyor. Hiyerarşinin sert olduğu bir toplantıda "kötü fikir söyleyin" demek sonuç vermez, çünkü orada risk fikrin kötülüğünde değil, kimin söylediğinde. Peki tek başınıza çalışıyorsanız? O zaman da fikirleri yazmadan ilerlemeyin. Kafanın içinde kalan kötü fikir bir saniye sonra kendi kendini eleyip kayboluyor, yazılı olan ise tartışılabiliyor.