Kullanılabilirlik İncelemesi: Senaryo Yürüyüşü ve Heuristik Kontrol
Kullanılabilirlik incelemesi, kendini kullanıcının yerine koyup arayüzün nerede tökezlediğini elle bulma işidir. Katılımcı aramaz, laboratuvar istemez, bir öğleden sonrada biter. Karşılığında kesin sonuç değil, test edilmeyi bekleyen bir şüphe listesi verir.
Tek isim altında iki ayrı yöntem
Senaryo yürüyüşünde belirli bir kullanıcıyı ve belirli bir hedefi seçersin, sonra o hedefe giden yolu adım adım yürürsün. Heuristik incelemede ise arayüzü hedeften bağımsız gezip Nielsen'in on ilkesi gibi bir kontrol listesine göre değerlendirirsin.
İkisi farklı şeyleri yakalar. Yürüyüş akıştaki kopuklukları görür: iki ekran arasında kaybolan bilgi, geri dönünce sıfırlanan form, hangi düğmeye basılacağının belli olmadığı an. Heuristik kontrol tekil ekranlardaki tutarsızlıkları görür. Ekranların tek tek kusursuz, birleşince kullanılmaz olduğu ürünler heuristik kontrolden temiz geçer, çünkü listedeki hiçbir madde "bu ekrandan sonrasını" sormaz. Elinde tek bir öğleden sonra varsa yürüyüşü seç.
Senaryo, persona listesi değildir
Senaryo şu dört şeyi söyler: kullanıcı kim, ne yapmaya çalışıyor, neden şimdi, hangi cihazla. Bu dördü belli değilse yürüyüş değil, gezinti yaparsın.
Buradaki tuzak sayıda. Yürüyüş sayısı persona ile görevin çarpımıdır. Üç persona ve dört görev on iki yürüyüş demektir; her biri yirmi dakika sürerse dört saat eder. Toplantıda masum duran "bir persona daha ekleyelim" cümlesi, dört görevli bir incelemede dört yürüyüş daha getirir. Kapsamı görev tarafından değil persona tarafından büyütmek, maliyeti en hızlı şişiren yoldur. İki persona ve en kritik iki üç görevle başla, gerisini ikinci turda ekle.
Yürüyüş sırasında sorulacaklar
Her adımda üç soru işi görür:
- Kullanıcı sırada ne yapacağını ekrana bakarak anlıyor mu?
- Yaptığı şeyin işlediğine dair bir işaret alıyor mu?
- İşlem bitince bittiğini anlıyor mu, yoksa sayfayı yenileyip kontrol mü ediyor?
Üçüncü soruya "yenileyip kontrol ediyor" cevabı geliyorsa orada gerçek bir sorun vardır ve genellikle tek satırlık bir onay mesajıyla kapanır. Bulguları yürürken yaz. Sonra yazayım dersen elinde adım adım gözlem değil, genel bir izlenim kalır.
Puanlama tablosunun sınırı
On ilkeyi altı ekrana uygulamak altmış hücre demek. Kimse altmış hücreyi aynı dikkatle doldurmaz; otuzuncudan sonra puanlar birbirine benzemeye başlar ve tablo dolu görünse de bilgi taşımaz. Sayısal puan ekipler arası kıyas gerektiğinde işe yarar, tek ekipli bir incelemede süs olur.
Bunun yerine bulguları ciddiyete göre ayır: kullanıcıyı durduranlar, yavaşlatanlar, sadece rahatsız edenler. Üç kova, sıralı bir liste ve her maddenin yanında hangi senaryonun kaçıncı adımında çıktığı. Geliştiriciye verilebilecek hâli budur.
Çıkan liste bir hata listesi değil
Yöntemin kendi içinde bir gerilim var. "Uzman gerektirmez" denir, hemen ardından "kişisel beklentilerinden sıyrıl" denir. İkisi birden pek olmuyor: deneyimi olmayan bir gözden çıkan listenin önemli bir kısmı, o kişinin kendi tercihidir. Çözüm incelemeyi bırakmak değil, çıktıyı doğru adlandırmak. Elindeki şey sıraya konmuş şüphelerdir.
Ne zaman doğrulama beklemeden düzeltirsin, ne zaman beklersin? Ölçü düzeltmenin maliyeti. Etiket metni, boşluk, eksik onay mesajı gibi bir saatlik işleri hemen düzelt; yanılmışsan da kayıp bir saat. Satın alma akışını, veri modelini ya da bilgi mimarisini değiştirecek bir bulguda dur ve önce birkaç kişiyle kısa bir test yap. O test listenin bir bölümünü eler, kalanı asıl işi gösterir.
Kaynak
A Quick Guide to Conducting a Usability Review, Interaction Design Foundation