Mobil UX Stratejisi: Küçük Ekranda Neyi Feda Edeceğine Karar Vermek
Mobil strateji tartışmaları genelde araştırma yöntemleriyle başlar, ama işin asıl zoru çok daha dar bir yerde geçer: 360 piksellik bir genişlikte neyi tutup neyi attığın. Ekran alanı ölçülebilir bir bütçe, dokunma alanları da o bütçenin sabit kalemleri. Strateji dediğimiz şey büyük ölçüde bu bütçeyi kimin lehine harcadığın.
Araştırmayı yöntem listesine göre değil, bütçeye göre seç
Günlük tutma, laboratuvar gözlemi, görev analizi, etnografik saha çalışması. Bunlar çoğu metinde eşdeğer seçeneklermiş gibi yan yana sıralanır, oysa maliyetleri ve verdikleri cevap birbirinden çok farklı. Peki hangisi ne zaman?
Kullanım bağlamını gerçekten bilmiyorsan (kurye, saha teknisyeni, hastane koridorunda çalışan bir hemşire) etnografik çalışmanın yerini hiçbir şey tutmuyor, çünkü sorun genelde arayüzde değil, tek elle ve eldivenle kullanılmasında çıkıyor. Bağlamı biliyor ama akışın nerede koptuğunu bilmiyorsan görev analizi doğru araç. Elinde çalışan bir ürün varsa en ucuz yol günlük tutma çalışmasını olay kaydıyla birleştirmek: kullanıcı ne yaşadığını yazıyor, kayıt ne yaptığını gösteriyor, ikisinin çeliştiği yer genelde asıl problemin bulunduğu yer.
360 piksel bir bütçedir
Material Design dokunma hedefleri için 48dp, Apple'ın insan arayüz kılavuzu 44pt alt sınır veriyor. Yaygın bir mobil genişlik olan 360dp'de, aralarında 8dp boşlukla kaç tane 48dp'lik hedef yan yana durur? Altı tane 328dp yer kaplar, yedincisi 384dp'ye çıkar ve ekranı taşar. Kenar boşluklarını da ayırınca pratikte beşte kalırsın.
Bu hesap, alt menüye altı sekme koyma isteğinin neden hep dar geldiğini açıklıyor. Sekme sayısını azaltmak bir tasarım tercihi değil, aritmetiğin sonucu. Aynı hesap yatayda sıralanan filtre çipleri, tarih seçiciler ve araç çubukları için de aynen işliyor.
İçerik kısalmaz, sıralanır
Mobilde metni kısaltma tavsiyesi o kadar çok tekrarlandı ki artık refleks hâline geldi. Ama ya sorun uzunluk değilse? Kullanıcı ekranda daha az okumuyor, daha erken vazgeçiyor. Kararı verdirecek bilgi üçüncü paragraftaysa metni yarıya indirmek işe yaramaz, o bilgiyi yukarı almak yarar.
Fiyat, teslim süresi, iade koşulu, uyumluluk. Bunlar hangi sırada geliyorsa dönüşüm oranı da onu takip ediyor. Kısaltma çalışmasına başlamadan önce sıralamayı düzeltmek, çoğu ekipte tek başına ölçülebilir fark yaratıyor.
Erişilebilirlik sonraya bırakılınca pahalılaşıyor
Alternatif metin, yeterli kontrast, ekran okuyucunun anlayacağı etiketler. Bunların hepsi işaretlemede duran şeyler; yazılırken eklenirse maliyeti neredeyse sıfır. Altı ay sonra geri dönüp eklemek ise ayrı bir proje, çünkü o zamana kadar bileşenler kopyalanmış, aynı düğme on yerde tekrarlanmış oluyor. Zamanlama farkı burada teknik bir detay değil, bütçe kalemi.
Hızı görsel sıkıştırmayla kapatma
Mobil yavaşlığını görsel sıkıştırmayla kapatmam. Görseller çoğu zaman ilk suçlu ilan ediliyor ama ölçtüğünde ana iş parçacığını kilitleyenin üçüncü parti etiketler, ölçüm kodları ve gereğinden büyük bir arayüz kütüphanesi olduğunu görürsün. Sıkıştırma o tabloyu değiştirmez, sadece rakamı biraz aşağı çeker.
Test tarafında da benzer bir yanılsama var: geliştiricinin telefonunda her şey akıcı çalışır. Gerçek eşik, iki üç yıllık orta segment bir Android cihazda ve yavaşlatılmış ağda ne olduğu. O cihazda kabul edilebilir olan her yerde kabul edilebilirdir, tersi geçerli değil.